KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2023
- Esas no
- 2022/619 Esas
- Karar no
- 2023/686
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/07/2022
- Kararın yazılma tarihi
- 20/07/2023
Karar Metni
1.790 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili şirketin, ... Turizm A.Ş.’nin aynı zamanda yetkili ve ortaklarının ikamet ettiği ... Cd.
No:... ... adresinde bulunan Villa vasfında mesken içinde, sipariş üzerine halı, perdelik kumaş, duvar kağıdı vs. işçilikleri dahil olmak üzere hizmet verdiğini, kullanılan tüm malzemenin, lüks, kaliteli ipek kumaşlarında kullanıldığı kategoride olup muhataplarının bilgisi ve beğenisi dahilinde seçildiğini ve yapıldığını, fatura bedellerinin bir kısmının ...
A.Ş. tarafından EFT yolu ile ödendiğini, 254.168,28 TL bakiye alacak kaldığını, muhatap tarafla defalarca iletişime geçildiğini, yapılan iş karşılığı hizmetlerin bedelinin ödenmesinin istendiğini ancak ekte sunulan faturaların karşı tarafça iade edilmesi üzerine, müvekkili firmanın, alacaklarını dava ikamesi yoluyla tahsili dışında bir imkanı kalmadığını, davacı firma tarafından alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhinde K.Çekmece .... İcra Müd. ...
E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, işbu takibe davalı tarafından 13.07.2021 tarihli dilekçe ile haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkili firmanın, muhatap firmaya ait başka adreslerde farklı işler de üstlenmiş olup şu anda tespit konusu olmayan borçlarının da bulunduğunu, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptalinin ve alacakların tahsilinin sağlanması amacıyla sayın Mahkemenize başvurma zaruretinin doğduğunu, belirterek, müvekkili tarafça açıklanan nedenlerle, K.Çekmece ....
İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasında vaki itirazın iptaline, alacağın ticari temerrüt faizi ile tahsili ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ücreti vekalet ve yargılama masraflarının karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı gibi davacı tarafça alacağını ispat eder nitelikteki hiçbir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirketin davacı tarafa borçlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, zira davacı tarafın takip konusu borcun davacı ile müvekkili şirketin anlaşması sonucu yaptığı perde işi karşılığında doğduğunu iddia ettiğini,
işbu anlaşmaya dayanak yazılı hiçbir sözleşme yahut yazılı belge sunmamakla birlikte faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilip edilmediğini açıklamaktan da özenle imtina ettiğini, bu hususun da davacı tarafın alacak iddiasındaki kötü niyetini ve huzurdaki davadaki haksızlığını sergiler nitelikte olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği alacağa ilişkin faturaya ait irsaliye de dosyaya sunulmamış olmakla gerçeği yansıtmayan fatura dava konusu edilerek haksız bir alacağın oluşturulmaya çalışıldığını, ayrıca davacı tarafın da takip konusu borcun hangi hizmetten kaynaklandığını, bu hizmete dair bir fatura tanzim edilip edilmediğini,
eğer bir fatura tanzim edilmiş ise fatura bilgilerini ve faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilip edilmediğini açıklamaktan özenle imtina ettiğini, bu hususun da davacı tarafın alacak iddiasındaki kötü niyetini ve huzurdaki davadaki haksızlığını sergiler nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı yandan herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını, bu husustaki haklılıklarının banka kayıtları ile müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile de sübut bulacağını,
ayrıca yapılan tespit işleminin müvekkili şirketin adresi olmayıp 3. Şahsa ait bir adres olduğunu, taraflar arasında hesap mutabakatı dahi sunulmadığını, ispata muhtaç alacak için karşı tarafın tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini, davacının haksız kazanca yönelik bu iddialarını kabul etmediklerini, bir diğer taraftan davacının cari kayıtlarında alacak bulunduğu belirtilmiş ise de alacağın gerçekte var olmayan, haksız şekilde tek taraflı iradeyle belirlenen tutarlar üzerinden düzenlenen faturalara dayalı olduğunun e tahsil edilmeye çalışıldığının da aşikar olduğunu, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya,
hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediğini, yapılan icra takibinde keza bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığının görüldüğünü, bu yönüyle alacağın yargılama gerektirmekte olduğunun tartışmasız hale gelmişken davacının kötü niyet tazminatının abesle iştigal halde olduğunu, keza davacının bu tutumunun gerçekte var olmayan borçların haksız yere müvekkilinden tahsiline çalışıldığını ispatlar nitelikte olduğunu, alacak kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın takip tarihinden önce müvekkili şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını,
TTK 10. Maddesi gereğince davacı alacaklının takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talep edebilmesi için müvekkili şirketi icra takibinden önce temerrüde düşürmüş olmasının gerekeceğini ancak davacı taraf takip tarihinden önce müvekkili şirkete karşı bir ödeme ihtarında bulunmadığı ve fatura üzerinde de herhangi bir ödeme vadesi bulunmadığı için takip talebi ile talep edilen faiz alacağının reddinin gerekeceğini, takibe konu alacak likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun bir nitelik arz etmediğini,
davacı taraf ile müvekkili şirket arasında işbu faturadan kaynaklı ticari bir ilişki bulunmaması sebebi ile borcun tüm unsurlarıyla bilinebilir olmasının da mümkün olmayacağını, Öğretinin ve Yüksek Mahkeme’nin likit alacak bakımından aradığı özet bir anlatımla, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması ölçütleri somut olayda bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı bir nitelik taşıdığını,belirterek, müvekkili tarafça arz ve izah edilen nedenlerle;
müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmaması nedeniyle, hukuki dayanağı bulunmayan haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ....İnş. San. Tic. Ltd.Şti. borçlunun ... Turz. A.Ş. olduğu, takibe konu alacağın 254.168,28 TL olduğu, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının dava dilekçesinde, davalı tarafın yetkili ve ortaklarının ikamet ettiği, ... Cad. No:... ...- ... adresinde bulunan villa vasfındaki meskende sipariş üzerine halı, perdelik kumaş, duvar kağıdı vb işçilikler dahil hizmet verildiğini, 20.04.2021 tarihli ... nolu fatura bedellerinin bir kısmının ödendiği, bakiye alacak iddiasına ilişki itirazın iptali davası açtığı,
Davalının cevap dilekçesinde; davalının davacı şirkete borcu olmadığını, davacı tarafça alacağı ispat eder nitelikte bilgi ve belge sunulmadığını, taraflar arasında mutabakat olmadığını davacı tarafın dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmediğini faiz talep edemeyeceğini, alacak likit olmadığını, kötüniyet tazminat talebinde bulunduğu,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının icra takibine konu faturalarda belirtilen mal veya hizmeti davalı tarafa sunup sunmadığı, davaya konu faturaların davalıya tebliğ edilip süresinde itiraza uğrayıp uğramadığı, davacının bu faturalardan kaynaklı davalı taraftan alacağının olup olmadığı varsa alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin itirazın iptali davası olduğu
Dosyanı yapılan incelemesinde; arabuluculuk dava şartının sağlandığı, icra dosyasının celp edildiği takip dayanağının 20.04.2021 tarihli ... nolu faturalara ilişkin olduğu, icra takibinde faiz talebinin olmadığı, tarafların ba ve bs kayıtlarının celp edildiği, davacı tarafa davaya konu ürünlerin teslim edilen yeri bildirmesi için süre verildiği, davacı tarafın 02.11.2022 tarihli dilekçesi ile açıklamada bulunduğu, davacı tarafın ticari defterlerin İstanbul'da tutulduğunu beyan etmesi üzerinde İzmir Mahkemelerine talimat yazılmasına ilişkin ara karardan dönüldüğü, davalı taraf ticari kayıtlarınında İstanbul 'da bulunduğu,
davaya konu ürünlerin 02.11.2022 tarihli celsenin ... nolu ara kararı gereği 02.12.2022 tarihinde yerinde inceleme yapılmasına ilişkin değerlendirme yapıldığı ancak davalı tarafın evde bulunmaması, davacı tarafın muvafakati ile bu tarihin 09.12.2022 tarihine ertelendiği, bu tarihte de davalı tarafın inceleme yapılacak adresin kapalı olduğunu evde kimse olmadığına ilişkin bilgi vermesi üzerine 3. Defa yerinde inceleme için tarih belirleneceğinden, usul ekonomisi, adil yargılanma hakkı, yargılamanın haklı bir gerekçe olmadan uzatılmaması,
dosyanın sürüncemede bırakılmaması için 09.12.2022 tarihli ara karar ile çilingir ücreti de dahil edilerek keşif günü verildiği, Mahkeme heyeti, taraf vekillerinin katılımı, bilirkişi heyeti ile birlikte keşif yapıldığı, keşifte işlerin yapıldığı belirtilen villa içerisindeki dairelerin teker teker bilirkişi heyeti tarafından gezildiği, görüldüğü, fotoğraflandığı, keşif sırasında dairelerde oturan kişilerinde teslim edildiği belirtilen ürünleri gösterdiği, taraf beyanları da alınarak keşfe son verildiği, bilirkişi heyeti tarafından raporun hazırlandığı, tarafların beyan ve itirazları üzerine ek rapor alındığı,
raporların denetime elverişli olduğu, davacı tarafın ayrıca İstanbul ...
ATM'nin ... esasında bu davaya konu olmayan farklı yerde yapılan ve mahkememiz dosyasına konu edilen faturalardan sonra düzenlenen 12.05.2022 tarihli ... ve ... nolu faturalara ilişkin itirazın iptali davası açtığı, bu dosyadaki bilirkişi raporunun Mahkememize sunulan mali hesaplamaya ilişkin rapor içeriği ile benzer olduğu, davacı tarafın Mahkememiz dosyasına konu ettiği 4 adet faturaya ilişkin malları davalı tarafa teslim ettiği, bundan kaynaklı 954.168,28 TL bedelli fatura bedelline hak kazandığı, bu fatura bedellerinin miktarının makul olduğu, fatura tarihindeki günün rayiç değerine uygun olduğu,
davalı tarafın bu faturaları ticari defterlerine alıp daha sonra iade olarak düzenlendiği, ancak keşif tarihinde söz konusu ürünlerin halen kullanıldığı, iade edilmediğinin tespit edildiği, bu nedenle iade faturası düzenlenmesinin yerinde olmadığı, davalı tarafın davacıya bu fatura tarihlerinden önce 790.000 TL ödeme yaptığı, ödemelerin herhangi bir faturaya özgülenmediğinden ödemelerin eski tarihli borçlardan düşülerek mahsubunun yapılması gerektiği, davacı tarafın 2020 sonu itibariyle 37.702.80 TL devreden alacak kaydının ticari defterlerinde olduğu, ancak bu miktarın dava konusu olmadığı, bu nedenle araştırılmasına gerek olmadığı,
bu davanın konusunun 4 adet faturaya ilişkin olduğu bu nedenle bu alacak miktarı dikkate alınmadan 954.168,28 TL'den 790.000,00 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 164.168,28TL miktar yönünden davacının alacağının sabit olduğu, alacağın faturaya dayalı olup likit olduğu, davacının işlemiş faiz talebinin olmadığı, iş bu davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, dosyada delillerin toplandığı, raporların alındığı, raporlara karşı beyan sürelerinin dolduğu, davalı vekilinin ilk celseye katıldığı, sonraki celselere mazeret sunduğu,
bu nedenle ... nolu celsede mazeretin kabul edilmeyeceğine, davalı tarafın katılmaması halinde yokluğunda yargılama devam olunacağına ilişkin ihtar yapıldığı, davalı vekilinin son celseye katıldığı ve son söz için süre talebinin davayı uzatmaya matuf olduğu değerlendirilerek dosyanın geldiği aşamada dikkate alınarak süre verilmeden aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/619, K. 2023/686, 19 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama