KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/226 Esas
- Karar no
- 2024/199
- Dava
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- Dava tarihi
- 10/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/02/2024
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde ÖZETLE. Davalı şirket İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil no.lu olarak kayıtlı ....
Mersis numarası ile kayıtlı şirket olduğunu, şirketin kurucusu davacı olmakla birlikte ilerleyen süreçte ...'ya şirketin %66 hissesi, daha sonra 3.cü bir ortak alınacak olması ve ...'nın yeni ortağa kendisine transfer ettiği hisselerin yarısını devredecek olması anlaşması ile devredildiğini, şirketin müdürünün davacı olduğunu, şirketin konusu ve faaliyeti yürürlükteki mevzuat çerçevesinde her türlü malın ihracat ithalat alım satım pazarlama iç ve dış ticareti ile bu mallara ilişkin mümessillik faaliyetlerinde bulunduğunu, ancak şirket ortaklarından Libya uyruklu, ... davalı şirketin ana faaliyet konusu işlerini (şirket ait siparişleri),
şirketin ve ortaklarının tamamen bilgisi dışında, başka şirket ve girişimlerde bulunarak, şirketin ve dolayısıyla ortaklarının maddi ve manevi zararına yol açtığını, böylece "Ortakların sorumluluk ilkesine", "Basiretli ticaret adamı olma" ilkesine, "Güven" ilkesine bilinçli ve kasten aykırı hareket ettiğini, şirket ortaklarının güvenleri geri dönülemez biçimde sarsıldığını, şirketin amacını gerçekleştirmesinin artık mümkün olmadığından davalı şirketin 6102 Sayılı TTK. nun 636/2 ve 3.Maddeleri uyarınca feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket adına Temsil Kayyumu'nun vermiş olduğu 13/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
DELİLLER
.... Merkezi Amirliği'ne yazılan .... şirketinin adres tespit yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava, davalı ... Tic. Limited Şirketinin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf, şirket ortaklarından Libya uyruklu davalı ...'nın şirkete ait siparişleri şirketin ve ortaklarının tamamen bilgisi dışında başka şirket ve girişimlerde bulunarak, şirketin ve dolayısıyla ortaklarının maddi ve manevi zararına yol açtığını, böylece "Ortakların sorumluluk ilkesine", "Basiretli ticaret adamı olma" ilkesine, "Güven" ilkesine bilinçli ve kasten aykırı hareket ettiğini, şirket ortaklarının güvenlerinin geri dönülemez biçimde sarsıldığını,
şirketin amacını gerçekleştirmesinin artık mümkün olmadığından bahisle davalı şirketin 6102 Sayılı TTK. nun 636/2 ve 3.Maddeleri uyarınca feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf ise, iddiaların soyut nitelikte olduğunu, feshi gerektirir haklı nedenin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada mübrez davalı ... Tic. Limited Şirketinin İTSM kayıtları uyarınca; davalı .... Limited Şirketi'nin 14/09/2020 tarihinde kurulduğu, sermayesinin 50.000 TL olduğu, davacı ...'nın %34 hisse ile dava dışı ...'nın %66 hisse ile şirkete ortak oldukları, şirketi münferiden temsile davacı ...'nın yetkili olduğu, davacının kuruluştan itibaren şirketi temsile tek yetkili kişi olduğu, davalı şirketin merkez adresinin Bahçelievler
/ İstanbul olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama kapsamında tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenmiş, davacı taraf aynı zamanda şirketin tek yetkili müdürü olması nedeniyle mahkememizce davalı şirketi iş bu davada temsil etmek üzere temsil kayyumu atanmıştır. İTSM kayıtları uyarınca şirket faaliyet adresi olarak mahkememizin yetkili olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve hazırlanan rapor dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır.
İş bu deliller ışığında Limited şirketlerin feshini düzenleyen TTK 636/3 düzenlemesi şu şekildedir: ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.'' Madde metninden anlaşıldığı üzere şirketin feshi için haklı nedenlerin bulunması öngörülmüş ancak haklı sebeplerin neler olduğu madde metninde belirtilmemiştir. Dolayısıyla haklı sebep, her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Duruma bağlı olarak, şirket ortakları arasındaki anlaşmazlık ve husumet, şirketin mahkemece feshi için haklı bir neden olarak görülebilir (Y. 11. HD.'nin E. 2000/55, K. 2000/1242 sayı ve 21.2.2000 tarihli kararı. Y. 11. HD.'nin E. 2003/2194, K. 2003/8154 sayı ve 22.9.2003 tarihli kararı).
Mali hakların özellikle kar payı hakkının ihlali, ortaklığa katılım, bilgi alma, denetleme haklarının ihlali, amaç ve konunun öznel olarak imkânsız hale gelmesi (TTK. m. 529/1-b), ortaklığın kar elde edemez, mali durumu kötülemiş hale gelmesi (TTK. m. 376), organların işlevsiz, çalışamaz hale gelmesi (TTK. m. 530), kötü yönetim, iş göremezlik, kişisel anlaşmazlıklar da haklı sebep olarak sayılmaktadır (Erdem, s. 111 vd.. Y.
11. HD.'nin E. 2004/7433, K. 2005/1213sayı ve 15.2.2005 tarihli kararı). Ortakların davranışları ortaklığın faaliyetlerini önleyecek, zarara uğratacak yahut karşılıklı güveni sarsmış ve ortaklar artık bir arada olamayacaklar ve ortaklık faaliyetlerini sağlıklı şekilde yürütemeyecekler ise haklı sebeplerin varlığını kabul gerekir.
Sermaye kaybı ve borca batıklık durumunu düzenleyen TTK. m. 633 hükmüne göre, “esas sermayenin kaybı ya da borca batık olma hâllerinde anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümler kıyas yoluyla uygulanır”. Aynı şekilde iflasın bildirilmesi veya ertelenmesi hususuna ilişkin TTK. m. 634 hükmüne göre, “iflasın bildirilmesi ve ertelenmesine anonim şirket hükümleri uygulanır”, Anonim şirkete ilişkin TTK. m. 376/2 hükmüne göre, “son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer”.
Bu yasal düzenlemeler, dosyada mübrez taraf delilleri, yazışmalar ve bilirkişi raporu uyarınca; davalı şirketin iki ortaklı bir şirket olduğu, davacının şirketin kuruluşundan beri tek yetkili müdür olarak görev yaptığı, TTK 625.
Maddesi uyarınca davacının şirket müdürü sıfatıyla, genel kurulu toplantıya davet etme, gündeme madde ekleme, kar payı dağıtım önerisini hazırlama ve özellikle de şirketi faal hale getirip karlılığa dönüştürme gibi bir çok yetki ve görevinin bulunduğu açıktır. Bu gibi haklar kullanılmadan, davacının, şirketin ciddi yönetilmediği, gerekli katkının ortaklardan sağlanmadığı ya da şirket organlarının toplanamadığı yönündeki iddiaların dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Ayrıca kar elde etmeyen ve borca batık hale gelen şirketin, davacı tarafından sermayesinin arttırılması için girişimde bulunulması gerekirken bu yola gidilmemesi de davacının sorumluluğunda olduğu açıktır.
Bu açıklamalar ışığında; haklı sebebin ortaya çıkmasına neden olan veya sebebin ortaya çıkmasına katkıda bulunan ya da engellemeyen şirket müdürü olan davacının haklı nedenle fesih talebinde bulunamayacağı takdir ve sonucuna varılarak, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/226, K. 2024/199, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama