KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Esas no
- 2015/256
- Karar no
- 2018/596
- Dava tarihi
- 02/12/2014
- Karar yazım tarihi
- 25/06/2018
Karar Metni
1.274 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili görevsiz Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin...
Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in maliki olduğu, davalı...Sigorta AŞ.nin ... poliçe numaralı poliçesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesi ile sigortalanmış, davalı ....'in sevk ve idaresindeki...plakalı aracın 31/05/2013 tarihinde yaya olan müvekkili davacıya çarpmak sureti ile yaralamalı trafik kazasına neden olduğundan bahisle, öncelikle kazaya karışan...plaka sayılı aracın 3. kişilere devrinin önlenmesi amacı ile teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhinin konulmasına,
müvekkilinin adli tıp kurumuna sevki ile malüliyet oranının tespitine, kazan düzeyine göre dosyanın aktüerya bilirkişiye sevk edilerek müvekkillerinin trafik kazasından dolayı meydana gelen maddi zararın tespitine, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL yol ve hastane gideri,
4.900,00 TL. maluliyetten dolayı meydana gelen ve gelecek zarardan kaynaklı olmak üzere toplam:5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 31/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte her üç davalıdan da davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen alınılarak müvekkiline ödenmesine,
manevi acıların karşılığı olarak 30.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren (manevi tazminat talebine ilişkin dava açısından davalı sigorta şirketinin hasım olmadığı) müştereken ve müteselsilen davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı...Sigorta A Ş. vekilinin 26.03.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dosyanın kusur yönünden Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesinin; maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesine gönderilmesini, daha sonra aktüer bilirkişiye gönderilmesini talep etmiş, davacıya ait SGK kayıtlarının celbini ve dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen rücuya tabi bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tenzile tabi tutarının sorulmasının talep ettiği görüldü.
Davalı .... vekili 20.05.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1-2 dakika E-5 Yan yolda ilerledikten sonra, yaya geçidine yakın bir noktada, davacı ....'ın ansızın otobüs durağından karayoluna çıktığını, müvekkilinin kullandığı aracın sağ aynasına çarptığı, davacının müvekkilinin görüş alanı olan aracın ön kısmına değil, ansızın aracın yan kısmına çarptığı;
davacının yola geçtiği yerde çok yakın mesafede yayalar için üst geçit bulunduğunu, davacının taşıt yolunu trafiği engellemeyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde güvenli geçiş gereklerine uymadan, gelen araçlann güvenli bir şekilde durması mümkün olmayacak şekilde yoldan karşıya geçmeye çalıştığını, yine karşıya geçmek için kullanması zorunlu olan üst geçidi kullanmadığını bu nedenlerle haksız açılan davanın reddinin talep etmiştir.
DAVA
Büyükçekmece... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı ile mahkememize intikal eden trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
DELİLLER
Celp edilen Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya aslı, Tıp Doktoru ve İş Sağlığı Uzmanı Dr. ... tarafından 12.12.2016 tarihli hazırlann Bilirkişi Raporu, Aktüer Uzmanı Dr. .... tarafından 25.12.2016 tarihli hazırlanan Bilirkişi Raporu, Makina mühendisi Bilirkişileri .... ve Sigortacı bilirkişi .... tarafından 14/07/2017 tarihli rapor, Kaza yeri krokisi,Kaza tespit tutanağı, İfade Tutanakları. SGK, hastane ve emniyet kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
İncelenen Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında Trafik Kusur Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 13.03.2015 tarihli raporda, yaya müşteki ....'ın asli kusurlu;...plakalı aracı kullanan sanık ....’in tali kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim ettiği görüldü.
Adli Tıp Kurumu Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.12.2013 tarihli raporunda, ....'ın durumunun, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin 18/10/2016 tarihli ara kararı ile dava dosyası doktor bilirkişi ....'a tevdii edilmiş, bilirkişi 12/12/2016 tarihli raporunu sunmuştur. Talep doğrultusunda bu kez Aktüer bilirkişi ....'a tevdii edilerek 25/12/2016 tarihli rapor alınmıştır.
Mahkememizin 10/01/2017 tarihli celsesinde kusur noktasında hiçbir tereddüt kalmaması yönünden dava dosyasının tomarıyla birlikte İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişilere tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 14/07/2017 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Raporda, bedeni zararla sonuçlanan vaki trafik meydana gelmesinde Davacı .......'ın asli olarak % 75, Davalı sürücü ....'in tali olarak % 25 oranlannda kusurlu olduğu kanaati ile rapor tanzim ettikleri anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 24.03.2016 tarihli raporunda; Sanık sürücü ....’in kusursuz, müşteki yaya ....'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu .... Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16.05.2016 Raporunda; ....’ın trafik kazası sonucu gelişen arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslek grup numarası bildirmemekle birlikte Grup 1 kabul olunarak Gr 1 XII (32a...) A %5 E cetveline göre % 4,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa edildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Toplanan tüm bilgi ve belgeler ile dosya kapsamına göre, olayın davacı yaya ....'ın Silivri Özel Halk Otobüsünden inip Kıraç minibüsüne yetişebilmek için yola adımını attığı sırada ...'in işleteni olduğu davalı sürücü ....'in sevk ettiği...plakalı aracın ön sağ tampon, ön sağ çamurluk, sağ ayna kısımlarıyla davacı yaya ....'a çapması şeklinde meydana gelmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Dava, haksız fiil niteliğindeki kazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı yan, davalı sürücü ....'in sevk ve idaresindeki, diğer davalı...SİGORTA A.Ş. tarafından sigortalı...Plaka sayılı aracın 31/05/2013 tarihinde davacıya çarparak yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
6098 sayılı TBK.'nın 49'uncu maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin zararı gidermekle yükümlüdür. Belirtilen yasal düzenlemede anlaşılacağı üzere; bir kişinin haksız fiil nedeni ile sorumlu tutulabilmesi için olayda az ya da çok bir kusurunun bulunması gerekir zira devam eden madde de zarar ve kusurun iddia eden tarafından kanıtlanması gerekir.
Kusurun azlığı veya çokluğu tazminat miktarı üzerinde etkili olup, meydana gelen olayda herhangi bir kusurun bulunmayan tarafın gerçekleşen zarardan sorumlu tutulması kabul edilemez. Bu yasal düzenlemeler ışığında davalının meydana gelen zararda sorumluluğunun bulunup/bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir. Olay üzerine davalı hakkında Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası ile dava açılmış, belirtilen dosyada alınan rapor ile meydana gelen kazada sürücünün tali kusurlu, davacı yayanın asli kusurlu olduğu belirlenmiş, mahkemece suçun unsurlarının oluşmaması nedeni ile beraat kararı verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
TBK.'nın 74'üncu maddesinde, hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ile bağlı olmadığı gibi ceza hakiminin beraat kararı bağlı olmadığı, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesi ve zararın değerlendirilmesine ilişkin kararında hukuk hakimi bağlamayacağı düzenlenmiştir.
Yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere hukuk ve ceza yargılamalarda sorumluluk farklı şekilde düzenlendiğinden hukuk mahkemesi, ceza mahkemecesince belirlenen kusur oranı ile bağlı olmaksızın olayda tarafların kusurlarını araştırıp sorumluluğunu belirlemelidir. Ancak eylemin sanık tarafından yapılmadığını tespit eden veya eylemi suç oluşturmadığını belirleyen ceza mahkemesi kararlarına hukuk mahkemesi hakimini de bağlayacağı kabul edilmelidir.
Bu durumda haksız fiil ve zararın meydana gelmesinde davalılara isnat edilecek hiçbir kusur bulunmaması nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim ...
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/256, K. 2018/596, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama