KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Esas no
- 2016/1163 Esas
- Karar no
- 2024/548
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/12/2016
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, davalı ... adına kayıtlı ve kaza tarihi olan 18/12/2012 tarihinde diğer davalı ... Sigorta'ne ait .... numaralı poliçe ile sigortalandırılmış .... plakalı aracı kusurlu bir şekilde sürmesi nedeniyle davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davalı şahıs tarafından kaza sonrası polise haber verilmediğini ve kaza tespit tutanağı tutulmadığını, kaza sonra ....
Hastanesine kaldırılan davacının sol omzunda kırık ve çatlaklar meydana geldiğini, buna bağlı olarak davacının kolunun 6 ay askıda kaldığını ve sol omuz içinde ödem oluştuğunu, davacının halen sol kolunu kullanmakta güçlük çektiğini, kaza sebebiyle iş gücünde kayıp meydana geldiğini belirterek, şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın başvuru şartını gerçekleştirmediğini, davanın dava şartı eksikliğinden reddine karar verilmesini gerektiğini, aksi halde açılan davanın sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalı müvekkilin aracı ile trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özeni göstererek seyir halindeyken davacının aniden yola atlaması sonucu kazanın meydana geldiğini, davacının maddi tazminat taleplerini yasal dayanaklarla delillendirmediğini, şifahi söylemler içinde olduğunu, davacı tarafça iddia edilen tedavi giderleri ve diğer masrafların makbuz ve faturalarının sunulması gerektiğini belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Hasta Dosyaları, ATK raporları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen kaza nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ....'dan alınarak davacıya ödenmesi isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
03.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde:
“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder.
(2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır.
(3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
(4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” düzenlemesi yer almaktadır.
Yönetmeliğin 45. maddesinde, gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez." hükmü düzenlenmiştir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip ilgili tarafların uyarılması gerekir. Bu hüküm gereği mahkememizin 19/12/2023 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereği duruşma gününe kadar bilirkişi ücretini yatırmadığı, davacı taraf yeni süre talebinde de bulunmamıştır.
Yapılan açıklamalar ışığında, somut olayda, davacıdan kesin süre içinde yatırılması istenilen bilirkişi masrafının delil avansı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda, mahkememizin 19/12/2023 tarihli celsesinde delil avansı niteliğinde olan bilirkişi giderinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçlar açık olarak anlatılmış ve anlatılanlar tutanağa geçirilmiştir.
Davacı tarafça bilirkişi giderinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, mazeret bildirmediği, inceleme gün ve saatinde hazır olmadığı, bu haliyle dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacının, dava konusu olup meydana gelen kaza neticesinde talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve çalışmadığı günlere dair maddi kaybına ilişkin talepleri doğrultusunda teknik değerlendirme ve hesaplama yapılmasına dair bilirkişi incelemesi için ücret yatırmadığı görülmekle gerek tüm dosya kapsamında bulunan deliller gerekse maluliyet raporu doğrultusunda iddialarını ispat edemediği sonuç ve kanaati ile, HMK.
189/1 maddesi dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 26/11/2021 gün 2019/1785 esas 2021/1453 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/1305 esas 2022/1267 karar sayılı ilamı )
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1163, K. 2024/548, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama