KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/1287 Esas
- Karar no
- 2020/168
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/03/2020
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya mal sattığını, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dava, davacının, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 22.521,00 TL asıl alacak ve 255,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.776,44 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 24/07/2019 havale tarihli raporunda; davacının 2018 yılına ait defterlerinin kendi lehine olacağı, davacının davalıdan 22.521,00 TL asıl alacak, 106,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.627,97 TL alacaklı olduğunu bildirmiş olup, tarafların 2018 yılı BA / BS formları celbedilerek bilirkişiden alınan 28/01/2020 tarihli ek raporda; davacı ve davalının 14 belgede toplam 17.399,00 TL yönünden karşılıklı bildirimlerinin olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça davalı adına düzenlenen muhtelif faturaların ödenmemiş olmasından kaynaklı olduğu, ek bilirkişi raporunda ödenmeyen faturaların liste halinde sunulu olduğu ve bu faturaların 2018 yılına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Celbedilen 2018 yılı BA / BS formlarında toplam 14 adet belgeye istinaden davacı tarafça BS bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça BA bildiriminde bulunulduğu, yapılan bildirimlerin KDV hariç tutar oldukları, KDV dahil miktarın 20.530,82 TL'ye tekabül ettiği, davacı vekilinin 12/02/2020 tarihli celsedeki beyanında. 20.530,82 TL yönünden davannı kabulüne karar verilmesini talep edip, bakiye miktar yönünden inceleme taleplerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.
BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. )
Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir.
Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç bir kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlayacağından davalı tarafça uyuşmazlık konusu fatura bedelleriyle uyumlu olarak yapmış olduğu BA formu bildirimleri dikkate alındığında davacının takip konusu faturalardan dolayı davalıdan 20.530,82 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın bu miktar yönünden kısmen kabulüne, bakiye asıl alacak miktarı ispatlanmamış olup,
davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü hususu da davacı tarafça ispatlanamadığından bakiye asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin reddine karar verilmiş, davalının aleyhine girişilen icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu,
dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu,bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1287, K. 2020/168, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama