İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/777 K.2022/681

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

Esas2019/777Karar2022/681Tarih30 Haziran 2022Okuma6 dk · 1.240 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
30 Haziran 2022
Esas no
2019/777 Esas
Karar no
2022/681
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
16/10/2019
Kararın yazıldığı tarih
29/07/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.240 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle; müvekkilinin bankalara değerlendirme ve danışmanlık hizmeti veren .......

Gayrimenkul Danışmanlık ve ...... AŞ yönetim kurulunda 30.09.2013-22.07.2015

tarihleri arasında şirkette imza ve iltizama yetkili olmayan ve ayrıca özel yönetmelik gereği

icrai görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeliği yaptığını, müvekkilinin, davalı şirkette yönetim kurulu üyeliğine seçildiğinde kendisine yönetmelik gereği kalite güvence sisteminden sorumlu yönetim kurulu üyeliği vasfı

yüklendiği ve yine aynı yönetmelik gereği şirkette kalite güvence sistemi kontrol

etme sorumluluğunu üzerine aldığından icrai hiçbir sorumluluk ve vasıf kendisine

yüklenmediğini, Bankalara ...... ve danışmanlık hizmeti veren kuruluşların bu görevlerini

icra edebilmesi için bankalara ...... hizmeti verecek kuruluşların yetkilendirilmesi ve

faaliyetleri hakkında yönetmelik gereği yönetim kurulu içerisinde bir kişinin kalite güvence

sisteminden sorumlu kılınması zorunlu hale getirildiğini, Müvekkilinin yönetim kurulundaki

görevinin, kalite güvence sisteminin işleyişi ile sınırlı olarak bırakıldığından yönetim kurulunda

başkaca hiçbir sorumluluğu olmadığını, Davalı şirket faaliyette olduğu dönemde sosyal güvenlik kurumuna olan prim borçlarını

ödemediğini ve bu sebeple Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi

tarafından şirketin prim borçları nedeniyle yönetim kurulu üyelerine haciz ihbarnamesi

gönderildiğini, her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na yazılı başvuru yapılarak şirketin prim borçlarından sorumlu olmayacağı bildirilmiş ise de bu taleplerinin red edildiğini, bunun üzerine kurum işleminin iptali için dava açıldığını, davanın yerel mahkemede süre nedeniyle reddedildiğini, müvekkili ile birlikte o dönem

yönetim kurulu üyeliği yapan ve sorumlu olan diğer yönetim kurulu üyelerinin üzerine kayıtlı

mal varlığı olmadığından haciz ve icra satış işlemleri sadece müvekkili üzerinden

yürütüldüğünü, yönetim kurulu başkanı olan ...'ın şirketi tek

başına temsil ve ilzama yetkili olduğunu, diğer yönetim kurulu üyesi ...’nun

da imza yetkisi bulunduğunu ve ayrıca müvekkiline verilen görev gereği bu yönetim kurulu üyesi

de şirketin iç ilişkisinde sorumlu kılındığını, bu iki davalının, şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu ve SGK borcunun asıl yükümlüleri olduğunu, SGK borcunun müvekkiline şahsen yükletilemeyeceğin beyan ederek davanın kabulü ile, müvekkilinin şirkette yönetim kurulu üyeliği yapmış olduğu dönemde kalite güvence sisteminden sorumlu icrai vasfi olmayan yönetim kurulu üyeliği yapmış olması nedeniyle şirket borçlarından sorumsuz olduğuna dair karar verilmesine, Müvekkilinin malvarlığında oluşan zararı nedeniyle şimdilik 1000 TL maddi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davaya cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı şirketin borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ve uygulanan hacizler nedeniyle uğradığı zararların rücu yoluyla tespit ve tazmini taleplerinden ibarettir.

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir

sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur (TTK. m.

553). Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim

kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi

gerekir (Necla Akdağ-Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki

Sorumluluğu, İstanbul 2008, s. 47).

Genel kusur sorumluluğundan farklı olarak TTK. m. 553 hükmü, kusursuzluğun ispatını

karşı tarafa (yönetim kurulu üyelerine) yüklemiştir. Ancak bu istisna dışında yönetim kurulu

üyelerinin sorumluluk şartları ile genel kusur sorumluluğunun şartları arasında bir fark

bulunmamaktadır. Bir başka deyişle iddia sahibinin, uğramış olduğu zararın miktarını, hukuka

aykırılığı ve illiyet bağını ispatlaması gerekir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu

açısından kusur karinesinin öngörülmüş olması (kusursuzluğun ispatının yönetim kurulu

üyeleri üzerine bırakılması); iddia sahibinin, uğramış olduğu zararın miktarını, hukuka

aykırılığı ve illiyet bağını ispatlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Daha açık bir ifadeyle yönetim kurulu üyelerinin kusursuz olduklarını ispat edememeleri

durumunda, onların mutlaka sorumlu olmaları gerektiği anlamına gelmez. Bunun için ortada

bir zararın, hukuka aykırılığın ve zarar ile hukuka aykırılık arasında illiyet bağının

bulunduğunun ayrıca ispatlanması gerekir. Bu unsurlardan birisinin gerçekleşmemesi

(kanıtlanamaması) halinde, sorumluluk doğmaz. Gerçekten de Yargıtay vermiş olduğu bir

kararında, “… mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalıların kusurlu olmadıkları

yönündeki savunmaları ayrı ayrı değerlendirilerek, bankanın bir zararının olup olmadığı, zarar

varsa miktarı ile zararın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olup olmadığı araştırılarak,

sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir…” ifadelerine yer vererek sorumluluk için zararın

varlığını şart koşmuştur (11. HD., E. 2003/11546, K. 2004/8255 sayı ve 14.9.2004 tarihli karar).

Öte yandan TTK. m. 557/1 hükmüne göre: “Birden çok kişinin aynı zararı tazminle

yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar

şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu

olur”. Hükümden de anlaşılacağı üzere, farklılaştırılmış teselsül ilkesi, müteselsil

sorumluluğun “birlikte verilen zarar” için söz konusu olabileceği, birlikte verilen zarar

dışındaki sorumluların tek başlarına verdikleri zararlardan, sadece zararı verenin sorumlu

tutulması gerektiği ve müteselsil sorumluların teselsül tavanına kadar, kusurlarına ve somut

olay gerçeğine göre zararı tazmin etmeleri anlayışına dayanmaktadır. Başka bir deyişle aynı

zarardan sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin her birinin dış ilişkide bireysel indirim

sebeplerini ileri sürerek zararın kendilerine isnat edilebilecek miktarı ile sorumlu tutulmaları

gerekir. Hiç kimse uygun illiyet bağına göre kendisinin sebep olmadığı zarardan sorumlu

değildir. Bu nedenle her sorumlu, kendi şahsi defilerini ileri sürebilir (Güzin Üçışık/Aydın

Çelik, Anonim Ortaklıklar Hukuku, Ankara 2013, s. 518).

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 30.09.2013-22.07.2015 tarihleri arasında

yönetim kurulu üyeliğini yaptığı, bu dönemde kalite güvence sistemi kontrol görevinin

bulunduğu, anılan döneme ilişkin olarak şirketin

bazı kamu borçlarının oluştuğu, bu borçların ödenmemiş olması nedeniyle davacının birtakım

mallarına haciz işlemleri uygulandığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının yönetmelik gereği kalite

güvence sistemi kontrol görevinden sorumlu yönetim kurulu üyesi olarak atanmış olması,

şirketi temsil yetkisinin bulunmaması hususları dikkate alındığında,

davalı şirketin asıl borçlu sıfatıyla, davalıların şirketi temsile yetkili yönetim kurulu

üyeleri sıfatıyla dava konusu kamu borçlarının ödenmesinden sorumlu oldukları, davalı şirket ile davalılardan ... tarafından imzalandığı anlaşılan

11.07.2019 tarihli belgede bu konudaki sorumluluklarını kabul ettikleri, Alacaklıya halef olma durumunu düzenleyen TBK. m. 168 hükmüne göre:

“Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında

alacaklının haklarına halef olur”. Dolayısıyla davacının, halefiyet yoluyla davalılara rücu

edebilmesi için dava konusu kamu borcunu ifa etmesi veya bu borcun ifa edilmesi nedeniyle

bir zarara uğramış olması gerekir. İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda

aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını

ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme

bulunmadıkça, iddia edilen vahaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa

aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye

mecburdur. Anılan ispat kuralları gereği, davacının, uğramış olduğu iddia edilen zararları geçerli delillerle

ispat etmesi gerektiği açıktır. İtibar edilen ve hükme esas alınan 20/12/2021 tarihli bilirkişi raporunun mali inceleme bölümünden, davacının uğramış olduğu

herhangi bir zarar tespit edilememiş olup bu nedenle davacının ödeme ve zarar iddiasının ispata

muhtaç olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik 36,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.640,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

30/06/2022 Başkan ... · ¸(e-imzalıdır) · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · Katip ... · ¸(e-imzalıdır)

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/777, K. 2022/681, 30 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/777
Karar No
2022/681
Tarih
30 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/780 K.2022/1244
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2019/783 K.2022/1068
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/792 K.2022/467
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2019/836 K.2022/966
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/842 K.2022/470
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/848 K.2022/714

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.