KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2022
- Esas no
- 2019/93
- Karar no
- 2022/359
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/08/2016
- Kararın yazıldığı tarih
- 05/04/2022
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 26/07/2016 günü Bakırköy/İncirli caddesinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmek için yolun kenarında beklemekte iken, davalı ...'ın kullanmakta olduğu ... plakalı aracıyla seyir halindeki yolu minibüsünün açık kapısının çarpması sonucunda yaralandığını, mezkur kaza nedeniyle müvekkilinin vücut bütünlüğünün ihlal edildiği acı ve ızdırap yaşadığını, kırıklar nedeniyle ameliyat geçirmiş ve çalışamaz hale geldiğini, bu itibarla 5.400,00-TL maddi tazminat ile 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu mali mesuliyet sigortası nedeniyle dava açıldığını, bu davanın görülme yerinin asliye ticaret mahkemeleri olduğu, Bakırköy Adliyesi 'nde de müstakil asliye ticaret mahkemesi olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Kazaya karışan ... plakalı aracın, ....
Sigorta A.Ş'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ... plakalı aracın aynıyla ilgili bir dava bulunmadığından araç kaydına ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine karar verilmesini talep etiklerini, davaya konu kazanın davacının yaya yolu-yaya geçidi ve trafik ışıklarının olmadığı bir yerden dikkatsizce karşıdan karşıya geçmek istemesi nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili ...'ın diğer müvekkili ...'ya ait araçla İncirli Caddesinde seyir halindeyken.
26.07.2016 tarihli olay yeri basit krokisine göre davacının yaya yolu olmayan bir yerde karşıdan kaşıya geçmeye çalıştığını, davacı ....'nun yayalara ait olmayan bir yola girmek suretiyle kazaya neden olduğunu, iddia edildiğinin aksine aracın kapılarının açık olması sözkonusu olmadığını, dolayısıyla aracın kapısının davacıya çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin doğru olmadığını, kazanın davacının trafik kurallarını ihlal etmesinden kaynaklandığını,
kısa bir mesafede trafik ışıkları bulunduğu halde davacının trafik ışıklarının olduğu yerden karşıdan karşıya geçmeyi tercih etmeyerek karşıdan karşıya geçmenin tehlikeli olduğu yolu kullanmayı tercih ederek ve dikkatsizce yola inerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurları olmamasına rağmen insani açıdan davacıyla ilgilenip hastaneye götürdüklerini ancak davacının oğullarının müvekillerine hakeretler edip onları darp ettiklerini,
davacı tarafın toplamda 5.400 TL maddi tazminat talep ettiğini ancak bu taleplerinin kabul edilemez olduğunu, davacının kusuru nazara alındığında, müvekkillerinin aleyhine talep edilen toplam 20.400 TL manevi tazminatın reddedilmesini davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle davacının yaralanmasına ilişkin maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 30/10/2020 tarihli raporunda; Davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davacı yaya ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti 31/05/2021 havale tarihli raporunda; Davalıya sigortalı ... plakalı minibüs sürücüsü diğer davalı ...'ın olayda %15 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nun olayda %85 oranında kusurlu olduğu, somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığı sonuç ve kanaatini bildirmişlerdir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 24/12/2021 tarihli raporunda; Davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davacı yaya ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirmişlerdir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; dava konusu meydana gelen kazada davacının kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, söz konusu yaralanmaları sebebiyle ameliyat olduğu ve çeşitli tedaviler gördüğünden bahisle, çalışma gücü kaybı, dava tarihinden sonraki tedavi giderleri ve dava tarihinden önce yapmış olduğu tedavi giderlerine ilişkin maddi ve yine meydana gelen kaza sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de,
mahkememizce aldırılan 30/10/2020 tarihli ATK raporuna göre davacının %100 kusurlu olduğu ve davalı sürücü ...' ın kusursuz olduğu rapor edilmiş olup taraflarca yapılan itiraz üzerine mahkememizce oluşturulan heyetten alınan 31/02/2021 tarihli raporda ise davacının %85, davalı ...' ın ise %15 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan bu iki rapor arasında çelişki bulunması sebebi ve yine tarafların da raporlara karşı beyan ve itirazları dikkate alınmak suretiyle çelişkinin giderilmesi için yine mahkememizce Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan rapor alınmış olup, 24/12/2021 tarihli kurul raporuna göre de davacının %100 kusurlu olduğu,
davalı ...' ın ise kusursuz olduğu tespit edilmiş olmakla raporun çelişkileri giderir nitelikte ve teknik olarak yeterli olduğu kanaatine varılarak alınan 24/12/2021 tarihli ATK raporuna itibarla davalıların sürücüsü, maliki ve sigortacısı oldukları araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/93, K. 2022/359, 1 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama