KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
- Esas no
- 2020/67
- Karar no
- 2020/114
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/08/2019
- Kararın yazıldığı tarih
- 06/02/2020
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle. Davalı şirket .........
İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ ile 15/06/2013 tarihli sözleşme akdedildiği, sözleşme gereği dava konusu bağımsız bölümün satımı hususunda 179.394,18.-TL + KDV bedel ve 62.522,00 ince işçilik masraflarıyla anlaşıldığı, bu anlaşma gereği davacı tarafından satış bedeli bir kısmı senet ile kalan kısmı çekle nakit olarak ödendiğini, tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı ile müvekkil arasında devir işleminin gerçekleştiğini, ancak devir esnasında tapu takyidatında taşınmaz üzerinde ipotek olduğu görüldüğü, ilgili ipotekler ....... bank ve ........
Kiralama Aş lehine konulduğunu, ipoteklerin fek edilmesi gerektiğini ancak davalıların bu hususu yerine getirilmediğini, bağımsız bölümün kendisine ait olduğunu ve davalı .......... 'nın borcundan dolayı kendisinin mülkiyet hakkının elinden alınmasının mümkün olmadığını, davacının daireyi davalının ipotek olarak göstermesi nedeniyle zarara uğradığını ve satış yapamadığını, bu yüzden geçen süre boyunca oluşan parasal farkın kendisine ticari zarar oluşturduğunu beyan ederek zararın tazmini talebiyle dava açmıştır.
Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesince; " Davanın, ipotekli daire nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu........, davacının 6502 sayılı yasanın tüketici tanımında belirtilen vasıfları taşımadığı, davacının kar ve yatırım amacıyla hareket eden kişi niteliğinde olduğu, bir uyuşmazlığın tüketici mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması için taraflardan birinin tacir, diğerinin tüketici sıfatını taşıması taraflar arasındaki uyuşmazlığın da tüketici işlemi niteliğinde olması gerektiğinden söz konusu uyuşmazlığın genel mahkemelerin yargı alanına girdiği" gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek, dosya Bakırköy ........ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ......... Esas ....... karar sayılı ilamı ile, davanın ticari dava niteliğinde olduğu kanaatine varılarak davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek mahkememize gönderilmiştir.
GEREKÇE
Dava, ipotekli daire nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.Kanunda davanın tarafları bakımından açılacak dava ile ilgili herhangi bir ayırım ve sınırlama da yer almamıştır.
Dava türü ne olursa olsun "dava konusu bir miktar para alacağı" olan tüm talepler hakkında, davacı ve davalı açısından bir ayırım yapılmadan ve bir sınırlama getirilmeden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Elbetteki menfi tespit talebi ile alacak talebi hukuken aynı kavramlar değildir ve bu davalar sonucunda verilecek hükümler de farklıdır.
Ancak dava konusu bir miktar para alacağı ise, açılacak davanın ne olduğunun bir önemi yoktur. İster alacak, ister menfi tespit, ister istirdat, ister itirazın iptali, ister tazminat talebi olsun bu davaların ortak noktası "dava konusunun bir miktar para alacağı" olduğudur.
Dava şartının sadece alacak ve tazminat davalarında getirildiğini kabul sınırlı bir uygulamaya yol açacak olup, bu sonucun da kanunun amaçsal yorumuna uzak olacağı ve menfi tesbit davalarının her zaman istirdada dönüşebileceği gözden uzak tutulmamalıdır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Başkanlığının 26/12/2019 gün ve 2019/2292 esas 2019/1643 karar sayılı ilamı)
İncelenen tüm dosya kapsamına göre. Davanın 22/08/2019 tarihinde Bakırköy ........ Tüketici Mahkemesinde açıldığı, dava dilekçe içeriğinde arabulucuya başvurulduğuna dair ifadenin yer almadığı, 7155 Sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi uyarınca bu kanunun 4. Maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculağa başvurmuş olması dava şartıdır.
Davacının arabulucuğa başvurduğuna dair herhangi bir belge sunmadığı gibi bu yönde de bir iddiası bulunmadığından davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usülden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan.... · ¸(e-imzalıdır) · Üye ....... · ¸(e-imzalıdır) · Üye ......... · ¸(e-imzalıdır) · Katip ........ · ¸(e-imzalıdır)
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/67, K. 2020/114, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama