KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Esas no
- 2021/248 Esas
- Karar no
- 2023/1084
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/03/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/11/2023
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında faturalara dayalı olarak ticari faaliyet olduğunu, davalı borçlunun bakiye 36.991,68TL borcunu ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, takibe haksız itiraz edildiğini, itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin açıldığı Büyükçekmece ... İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu, yetkili olan icra dairelerinin Sakarya İcra Dairesi olduğunu, müvekkili şirketin ...'da ... Ticaret A.Ş.'nin sahibi olduğu otel için yangına dayanıklı kapılar üretmek ve kapıları otel odalarına takmak konusunda ...
Ticaret A.Ş. ile anlaştığını, yapılan anlaşmaya göre müvekkilinin kapıları ürettiğini, kapıların üretilmesinden sonra, kapıların üzerine takmak üzere davacı şirketten yüzeyleri kaplanmış mdfler satın alındığını, alınan bu mdfler üretilen kapılara preslenerek kapıların üretimi tamamlandığını, montaja hazır hale getirilen kapılar sözleşme konusu otelin odalarına takıldığını, bir süre sonra davacıdan satın alınıp kapılara takılan mdflerin yüzeylerinde ve kenarlarında atmalar ve kopmalar olduğunu, kapıların ayıplı hale geldiğini,
müvekkilinin davacı şirketin ayıplı mal üretmesinden dolayı asıl işi yaptığı şirkete karşı sorumlu olduğunu ve zarara uğradığını, müvekkilinin ayıpların giderilmesini istediğini, davacı tarafın, sattığı mallardaki ayıplardan haberi olmasına rağmen bu ayıpları gidermediğini, müvekkilini zarara soktuğunu, kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, beyanla anılan sebeplerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının, faturadan kaynaklı alacak talebiyle başlatılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemi ile faturaya konu malların ayıplı olup olmadığı noktasına ilişkindir.
Büyükçekmece ... Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 36.991,68 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 1.412,88TL yasal faizi ile birlikte toplam 38.404,56 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 30/08/2021 havale tarihli raporunda; davaya konu kapılar üzerinde yapılan incelemede; söz konusu kapaklarda yapılan incelemede kusurun açık kusur olduğunu, yapılan incelemede yüzeylerde herhangi bir çökme, ezilme, darbe gibi derin hatalar görülmediğini ancak yüzeylerde oluşan izler üretim sonrası paketleme nakliye esnasında yükleme boşaltma süreçlerinde montaj alanına nakliyesi ve montaj sırasında oluşabilecek küçük çaplı darbeler sonucu dolgu verniği ezilmesinden kaynaklı hatalar olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 08/04/2022 havale tarihli raporunda; davalı ile dava dışı ... Tic.
A.Ş.'nin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 20.01.2020 tarihinde başladığını, 20.07.2020 tarihinde düzenlenen fatura ile davacı tarafın 22.991,68 TL alacaklı olduğunu, bu tarihten sonra herhangi bir işlem olmadığını, 2021 yılına devrettiğini, takip talebi tarihinde davalı tarafın borcu 22.991,68 TL olarak tespit edildiğini, davalının ticari defterlerinin tasdik ettirilmesi zorunlu olan defterlerden olduğunu, zamanında tasdik ettirildiğini, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğunu, ticari defterlerin yasaya uygun olarak tutulduğunu,
davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan tüm incelemelerden sonra davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 22.991,68 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 11/12/2022 havale tarihli raporunda: davacının defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede; davacı defterlerinde davalı borcunun 36.991,68 TL olarak görüldüğünü, talimat kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre ise, davalı defterlerinde davacıya davalının 22.991,68 TL borcu göründüğünü, bununla beraber davalı defterinde kayıtlı 30.06.2020 vadeli 206894 no.lu 20.000,00 TL çekin davalı kayıtlarında görüldüğünü, bunun yanı sıra davacı defterlerinde de davalı defterinde kaydedilmeyen 6.000,00 TL tutarında havalenin bulunduğunu, bu noktada talimat kapsamında alınan bilirkişi raporunda,
ödeme belgeleri ile ilgili bir tespit yapılmadığından, kayıt farklılığını teşkil eden 30.06.2020 vadeli ... no.lu 20.000,00 TL çekin hangi bankaya, şubeye ait olduğunun davalı tarafça bildirilmesi ve varsa bir suretinin ibraz edilmesi,
bu bilgiler sunulduktan sonra ilgili bankaya müzekkere yazılarak çekin hangi tarihte ve kime ödendiğinin, çeke ait suretin ve özellikle ciro sinsilesinin tespiti için arka yüzünün de birlikte gönderilmesinin istenmesinde yarar görüldüğünü, yukarıda ayıp ihbarı süreleri, ayıp durumu, zarar/ziyana ilişkin faturanın olup olmadığı hususlarındaki durum tespitleri neticesinde, Sayın Mahkemece oluşacak hukuki kanaatin, davacı taraf ürünlerinin ayıplı olmadığı yönünde oluşması durumunda,
davalı tarafça 20.000,00 TL çekin verildiği ve bedelinin davacı tarafından tahsil edildiği veya üçüncü şahsa ciro edildiği ispat edilmediği sürece takipte 36.991,68 TL asıl alacağın talep edilebileceğinin hesap ve tespit edildiğini, takipte 1.412,88 TL tutarında işlemiş faiz talep edilmişse de, taraflar arasında ödeme günü ve vade farkı hususunda yapılmış bir sözleşme bulunmaması, takip öncesinde de davalının temerrüde düşürüldüğünü gösteren ihtarname ve benzeri bir belge görülemediğinden temerrüt tarihi tespit edilemediğini, bu nedenle faiz hususunda hesaplama yapılamadığını bildirmiştir.
Bilirkişi 08/08/2023 havale tarihli ek raporunda: kök rapora müteakip, bankadan gelen cevabi yazı ekinde sunulan çek fotokopisi incelendiğinde, 20.000,00 TL tutarlı 30.06.2020 keşide tarihli, ... Ltd Şti'nin ... nezdindeki T... nolu hesabına ilişkin ... Ürünleri Ltd Şti namına yazılı çek olduğu, çek ciro sinsilesi incelendiğinde; ... San ve Tic Ltd Şti tarafından davalı ... Ekipmanları San ve Tic Ltd Şti'ne ciro edildiğini, davalı ...
Ekipmanları San ve Tic Ltd Şti tarafından dava dışı ... Teknolojileri San ve Tic Ltd Şti'ne ciro edildiğini, son olarak da dava dışı ...
Teknolojileri San ve Tic Ltd Şti tarafından ... 'a ciro edildiğini, her iki bankanın cevabi yazısı ve eklerinden çekin 30.06.2020 tarihinde ödendiğini, görüldüğü üzere davalı defterlerinde yer alan bahse konu çekin ciro sinsilesinde davacı şirketin yer almadığını, bu itibarla, ibraz olunan çek suretinden davacıya çekin verildiğine karine teşkil edecek ciro bulunmadığından ve çekin tahsil edeni de davacı şirket olmadığından, kök raporumuzda bu çek bedeli hariç bakiye olarak tespit edilen 36.991,68 TL asıl alacağın takipte talep edilebileceğini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında ahşap nitelikteki kapılara ilişkin satım ilişkisinin olduğu, ilgili defter ve belgeler üzerinde yapılan denetime elverişli muhasebeci bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerde davacının ürün satımına ilişkin davalıdan 36.991,68 TL alacaklı görüldüğü, davalının takip öncesi dönemde temerrüde düşürülmediği, davalı tarafından ayıp savunmasında bulunulmuşsa da bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemelerde; yüzeylerde herhangi bir çökme, ezilme, darbe gibi derin hataların görülmediği,
yüzeylerde oluşan izlerin üretim sonrası paketleme, nakliye esnasında yükleme, boşaltma, montaj alanına nakliyesi ve montaj sırasında oluşabilecek küçük çaplı darbeler sonucu dolgu verniği ezilmesinden kaynaklı açık kusur niteliğinde olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından satılan ürünlerin demontaj olarak teslim edildiği, açık nitelikteki ayıplara ilişkin süresinde ihbar yapılamadığı gibi davalı tarafından kapıların dava dışı otele monte edildiği dikkate alındığında davalının ayıp savunmasını ispatlayamadığı anlaşılmakla faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
25/10/2023 Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/248, K. 2023/1084, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama