KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/1139 Esas
- Karar no
- 2024/783
Karar Metni
1.286 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Bakırköy ... İcra Dairesi : ... Esas
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/11/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait yurt dışı gönderilerinin taşınması amacıyla mutabakata varıldığını, müvekkili şirketin taşıma işini ifa ettiğini, taşıma ücreti olarak davalının 19.411,84 USD borcunun oluştuğunu, davalının 08.01.2021 tarihinde 6.784,46 USD tutarında müvekkili şirkete ödeme yaptığını, akabinde taşıma ücretinin zamanında ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirketin 08.01.2021 tarihli .... numaralı 492,40 USD tutarlı ve 22.01.2021 tarihli .... numaralı 161,56 USD tutarlı (2) adet vade farkı faturası keşide ettiğini,
davalı şirketin 05.02.2021 tarihinde taşıma ücreti borcuna mahsuben 6.449,44 USD, 26.03.2021 tarihinde 1.888,95USD, 09.04.2021 tarihinde 4.293,53USD'yı müvekkili şirket banka hesabına ödeme yaparak taşıma ücreti borcunu 559,42 USD'ye düşürdüğünü, akabinde müvekkili şirketin davalı şirkete ait ... taşıma takip numaralı gönderinin İsrail'e taşınması işi sebebiyle hak ettiği taşıma ücretini 02.06.2021 tarihli ... numaralı 2.149,00 USD tutarlı taşıma ücreti faturası ile tahakkuk ettirildiğini,
sonrasında davalı şirketin 16.08.2021 tarihinde taraflar arasında yazılı mutabakat olmaksızın kendi kendine bakiye borç kadar "Nakliye Giderleri" açıklamalı 559,42 USD tutarlı iade faturası keşide ettiğini, iade faturasının müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, taşıma ücreti borcunun davalı şirket tarafından zamanında ödenmemesi üzerine müvekkili şirket 04.10.2021 tarihli ... numaralı 32,24 USD, 27.10.2021 tarihli .... numaralı 32,24USD, 29.11.2021 tarihli .... numaralı 32,24 USD ve 03.01.2022 tarihli ... numaralı 32,24 USD tutarlı vade farkı faturalarını keşide ettiğini,
davalı şirketin toplam bakiye borcu 2.837,38 USD olduğunu, bakiye borcun tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından keşide olunan 02.06.2021 tarihli ... numaralı 2.149,00 USD tutarlı taşıma ücreti faturasının karşılığını da tediye etmediğini, müvekkili şirketin 02.06.2021 tarihli .... numaralı fatura sebebiyle de 2.149,00USD alacağı bulunmakla davalı şirketin icra takibine vaki itirazının haksız ve usulsüz olduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, vade farkı faturaları müvekkili şirkete gönderilmişse de taraflar arasında açıkça bu konuda yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline karşı gönderdiği faturaların hukuki bir dayanağı olmadığını, davacının müvekkili şirkete ait gönderinin İsrail'e taşınması sebebi ile tahakkuk eden taşıma ücreti ve sair masraflarına ilişkin ücrete hak kazandığını iddia etmişse de işbu taşıma işlemi davacı yanın iddia ettiğinin aksine gerçekleşmediğini,
müvekkilin gerçekleşmeyen bir edimden ötürü borçlu olduğunun söylenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini beyanla davanın reddini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının taşıma ücreti alacağı kapsamında düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 2.837,38 USD asıl alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 03/04/2024 havale tarihli heyet raporunda; davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre aralarındaki en son işlem tarihi olan 03.01.2022 tarihi itibarıyla davalı firmanın davacı firmaya döviz cinsinden 2.837,38 Euro, TL cinsinden 53.054,19 TL borcunun göründüğünü, davanın ise 2.837,38 Euronun dava tarihi olan 30.11.2023 tarihindeki TL karşılığı olan 82.156,05 TL üzerinden açıldığını, davacı firma tarafından davalı adına düzenlenen ve dava dosyasına birer fotokopileri sunulan faturalar tetkik edildiğinde, faturaların e- fatura olduğunu, davacı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini,
davalı firmadan bilirkişi incelemesine gelen olmadığından ticari defter ve belgelerinin incelenmesinin mümkün olmadığını, dava dosyasının ve eklerinin tetkikinde, vade farkı istenebileceğine dair taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığını, dava dosyasının tetkikinde, davacı firma tarafından davalı adına düzenlenen icra takibine ve davaya konu e- faturaların davalı firma tarafından yasal süresi içinde kabul edilmediğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığını,
davalı firma cevap dilekçesinde her ne kadar davacı firma tarafından vade farkı faturaları davalı firmaya gönderilmiş olunsa da vade farkı istenebileceğine dair taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığından ayrıca taraflar arasında vade farkı faturası düzenleneceğine dair süregelen bir teamül de bulunmadığından davacı tarafın davalı firmaya göndermiş olduğu vade farkı faturalarının hukuki dayanağının olmadığı dolayısıyla bu faturalardan dolayı davalı firmanın davacı firmaya borcunun bulunmadığının açık olduğunu, bu hususun Yargıtayın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu iddia ettiğini, bu defa;
davalı firmanın bu talebinin sayın Mahkemece kabul görmesi halinde, davalı firmanın davacı firmaya olan borç tutarı bu vade farkı faturaları kadar (492,40 +161,56+32,24+32,24+32,24+32,24)=782,92 USD azalacak ve davacı firmaya olan borç tutarının (2.837,38 -782,92)=2.054,46 USD olacağı bu tutarın dava tarihi olan 30.11.2023 tarihindeki TL karşılığının da (2.054,46 X 28,9549)= 59.486,68 TL olacağını, davalı firmanın bu talebinin sayın Mahkemece kabul görmemesi halinde ise, davalı firmanın davacı firmaya olan borç tutarının dava tutarı kadar olacağını,
her konuda olduğu gibi bu konuda olduğu gibi bu konudaki takdir yetkisinin de tamamen Yüce Mahkemenin uhdesinde olduğunu, davacının davalı için iş görme faturalarına ek vade farkı faturalarının haklı gerekçesinin ortaya konulamadığını, bu nedenle ancak iş görmeye dayanan faturalardan bakiye 2.054,46 USD tutarında alacaklı olduğunun değerlendirildiği, davacının takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; tacir olan taraflar arasında taşımadan kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, ihtarlı kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre iş görmeye dayanan faturalardan bakiye 2.054,46 USD tutarında alacaklı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporunda tespit edildiği, taraflar arasında vade farkına ilişkin sözleşme veya teamülün bulunmadığı,
davalı tarafından cari hesap borcuna karşılık yapılmış ödemenin bir kısmının vade farkı faturasına istinaden yapıldığı iddiasının da tek başına vade farkı istenebileceği sonucunu doğurmayacağı değerlendirilmekle davanın kısmen kabulü ile faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim .... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1139, K. 2024/783, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama