KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/265 Esas
- Karar no
- 2025/173
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/09/2018
- Karar yazım tarihi
- 19/03/2025
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizin ... Esas, .... Karar 01/07/2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, .... Karar 23/02/2023 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan mal satın aldığını, bu alıma istinaden davalıya ... Şubesi'ne ait, 21/08/2018 tarihli, ... seri no'lu, 40.816,00 USD bedelli çek verdiğini, sonrasında teslim alınan mallar müvekkili tarafından dava dışı ... San. Tic. A.Ş.'ne satıldığını, bu firma tarafından ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle iade edildiğini, bu hususun davalı şirkete bildirildiğini ve davalı şirketçe iade alacaklarının bildirildiğini, sonrasında hiçbir dönüş yapılmadığını, davalı şirketin çek vadesini beklemek suretiyle çeki tahsil etmek için müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zarara uğrayacağını belirterek müvekkilinin çek miktarı kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ürünlerin davacı tarafça kontrol edilerek teslim alındığını, herhangi bir itirazlarının olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak davayı açtığını, davacı tarafın ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyanla anılan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında ürün satımına ilişkin ödeme olarak verilen çek bedelinden dolayı ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ...
Karar 23/02/2023 tarihli ilamı ile "mahkemece davacıya satılan ürünler üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davalı satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, ayıp iddiasının davalının kabulüne olup olmadığı, ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği, davacının sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davacının elinde kalan ürünlerin ekonomik değeri bulunup bulunmadığı, uğradığı zararın miktarı tespit edilerek, sonucuna göre davacının bahsi geçen çek nedeniyle borçlu olup olmadığının tespiti gerekirken bu hususlar araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule görede; dava konusu çekle ilgili yapılacak takiplerin İİK m.72/2 uyarınca durdurulmasına dair 20.9.2018 tarihli ihtiyati tedbir karar verilmiş ise de dava konusu çekin bankaya 21.9.2018 tarihinde dava dışı ... isimli kişi tarafından ibraz edildiği ve icra takibinin dava dışı ... tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
20.9.2018 tarihli ara kararıyla hükmolunan ihtiyati tedbir kararının davalı yönünden infaz edilmediği anlaşıldığından davalı lehine tazminata hükmedilmesi de doğru olmadığını" bildirmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tekstil Mühendisi bilirkişisi tarafından alınan 05/02/2024 havale tarihli raporunda; davalı şirket tarafından davacı şirkete 205.407,78 TL tutarındaki 17.07.2018 tarihli ... nolu fatura ile 14.274,10 kg 20/1 ring karde pamuk ipliği satıldığını, davacının satın aldığı ipliği dava dışı müşterisi ...
Tekstil'e sattığını, davacının davalıdan satın almış olduğu ipliğin ince kalın ve bitli olması nedeniyle ayıplı olduğunu iddia ettiği, ipliğin ince kalın ve bitli olması durumunun çıplak gözle incelemeyle anlaşılabileceğini, davalının davacıya 20/1 ham karde iplik sattığı, karde ipliklerde penye ipliklere göre daha fazla incelik kalınlık şeklinde düzgünsüzlük olmasının karde ipliğin karakterinden ve penye ipliğe göre daha kısa üretim prosesinden kaynaklandığını, karde ipliğin penye ipliğe göre daha ucuz olduğunu, satılan ipliğe kasar işlemi yapılmadığından iplik üzerinde siyah nokta şeklinde bitlerin olmasının olağan olduğunu,
boyama öncesi yapılacak kasar işlemi esnasında siyah nokta şeklindeki bitlerin yok olacağını, davacı tarafından bilirkişi incelemesine sadece 1 çuval (20 kg) 20/1 karde iplik sunulduğunu, incelemeye sunulan ipliklerin ayıplı olmadığını, davacı tarafından 1 çuval iplik dışında başka iplik bilirkişi incelemesine sunulmadığından, davalının davacıya satmış olduğu ipliklerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da dosyaya sunulmadığından davacının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğunu bildirmiştir.
Dosyada alınan ... test sonuçları doğrultusunda Tekstil Mühendisi bilirkişisi tarafından 04/09/2024 havale tarihli ek raporunda; davalı şirket tarafından davacı şirkete 205.407,78 TL tutarındaki 17.07.2018 tarihli .... nolu fatura ile 14.274,10 kg 20/1 ring karde pamuk ipliği satıldığını, 02.02.2024 tarihindeki incelemede davacı tarafından bir çuval içerisinde 20 bobin (20 kg) 20/1 karde iplik sunulduğunu, davalı incelemeye sunulan ipliklerin kendi sattığı iplikler olmadığını iddia ettiğini, ....
Laboratuvarı'nın 07.05.2024 tarihli 24/20240146 sayılı test raporuyla davacının bilirkişi incelemesine sunmuş olduğu 20 kg 20/1 karde ipliğin iplik düzgünsüzlüğü ve kopma mukavemeti yönünden ayıplı olduğunun ispat edildiğini, ayıplı 20 kg 20/1 karde pamuk ipliği nedeniyle davacının 201,46 TL zararının oluştuğunu bildirmiştir.
Genel Muhasebe ve Nitelikli Hesaplamalar (borçlar) bilirkişisi tarafından alınan 24/11/2024 havale tarihli raporunda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından sunulan yasal defterlerin e-defter olduğu ve süresi içinde defter beratının Maliye Bakanlığı'na verildiği görüldüğünü, davacı, davalı ...'dan aldığı mallara karşın 23.07.2018 tarihli ve 16 nolu tahsilat makbuzu ile .... şubesinin 21.09.2018 tarihli 40.816 USD bedelli .... nolu çekin davacı tarafından keşide edilerek davalı şirkete vermiş,
ardından söz konusu ürünleri dava dışı şirkete satışını yapmış ve fakat dava dışı şirket tarafından ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla ürünler iade edilmiş ve iade faturası davacı adına düzenlendiği görüldüğünü, yasal defterlerinde davacının 17.07.2018 tarihinde davalıdan aldığı ürünleri ve karşılığında verdiği çeki defterlerine işlediğini, dava dışı şirkete satışı yapılan ürünlerin davalı şirketten alınıp alınmadığı bilinmemekle birlikte, alış ve satış tarihinin aynı tarihli olduğundan 17.07.2018 tarihinde ve 18.07.2018 tarihinde dava dışı şirkete satışını yaptığını, uyumlu ve mümkün olabileceği değerlendirildiğini,
dava dışı şirketçe 27.07.2018 tarihinde iade faturası düzenlenerek ürünler davacıya iade edildiğini, teknik yönden yapılan incelemede ürünlerin ayıplı olduğu tespit edilmiş, 1 adet üründe inceleme yapıldığı ve davacının 1 üründe 201,46 TL zararı olduğu raporlandığını, davacının aldığı ipliklerin ayıplı olduğunun teknik olarak tespit edildiği ve bununla birlikte söz konusu ürünlerin 14.000 kg olduğu göz önüne alındığında 10 günlük sürenin ayıp ihbarı için makul süre kabul edilip edilmeyeceği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı, bilirkişi raporu içeriğine göre; istinaf kaldırma kararı doğrultusunda ürünler üzerinde inceleme yapılması yönünde mahkememizce ara karar kurulmuşsa da ürünlerin ikinci el piyasada değerlendirmek amacıyla satıldığının davacı vekili tarafından beyan edildiği ve bir kısım numunenin incelemeye sunulduğu, bilirkişi raporu ve teknik üniversitesi test sonucuna göre dosyaya sunulan bir kısım ürünün ayıplı olduğunun tespit edildiği ancak davalı tarafından ürünlerin kendileri tarafından satılan ürünlerin olmadığının savunulduğu,
incelemeye sunulan ürün miktarı ile birlikte geriye kalan ürünlerin ikinci el olarak piyasaya satıldığının beyan edilmesi ve bu satışa ilişkin bilgi belgelerin de sunulmaması karşısında davalı tarafından satılan ürünlerde ayıbın olduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla verilmiş bir tedbir kararı da olmadığından tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/265, K. 2025/173, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama