KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/92 Esas
- Karar no
- 2023/1238
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 28/01/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/12/2023
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... tarihinde kurulduğunu, şirketin kurucu hissedarlardan ... isimli şahsın hisselerini, müvekkilinin müteveffa babası ... aldığını ve hisse devri ile şirkette hissedar olduğunu, müvekkilinin babası ..., ... tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak biri anne ve müvekkilinin de aralarında bulunduğu dört kardeş olmak üzere toplam 5 mirasçının kaldığını, tüm mirasçıların payları oranında davalı şirketin hissedarı olduğunu, hisselerin intikali sonrası ilk aşamada şirketin sevk ve idaresi katip ...'a bırakıldığını,
1997 yılına kadar müvekkilinin davalı şirketteki hissedarlığı devam ettiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde hisse devri ya da ortaklıktan ayrılma gibi bir talebi ve kararının olmadığını, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen genel kurul ve yönetim kurulu kararına göre, şirket sermayesi 5.000.000.000 TL (Eski Türk Lirası)'ye artırıldığını, artırım sonrası yeni hisse ve paydaşlık durumunun da ilanda belirtildiğini, yeni pay durumunda müvekkilinin hissedar olarak görünmediğini, müvekkilinin annesi olan (ve yine hissedar olması gereken) ...'ın ... tarihinde vefat etmesi sonucu öğrenildiğini, müvekkilinin veraset intikal işlemlerini yaparken,
şirkette hem kendisinin hem de annesinin herhangi bir hissesinin bulunmadığını öğrendiğini, müvekkilin annesi ...'ın vefat tarihinde şirkette hissedar olması gerektiğini beyanla müvekkilinin hisse devirlerine ilişkin İstanbul .... Noterliği'nin... T. ... yevmiye numarası ile onaylanan ... Tarih, ...
Sayılı yönetim kurulu kararı ve yeni pay durumuna ilişkin kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitini, müvekkilinin davalı şirkette hissedar olduğunun tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyeti aktif husumeti bulunmadığını, hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının şirket pay sahipliği 27/08/1989 tarihinde başladığını, 1996 senesinin sonu itibariyle son bulduğunu, davacının babası ... ... tarihinde vefat ettiğini, davacının kendisine miras kalan 200 adet pay ile şirketin %10 (200/2000) oranında pay sahibi olduğunu, davacının müvekkili şirketteki pay sahipliği 1996 senesinin sonuna kadar devam ettiğini, bu tarihte davacının,
sahip olduğu payların tamamını diğer pay sahibi (aynı zamanda davacının ağabeyi) Katip ...'a devrettiğini müvekkil şirkete bildirdiğini, müvekkil şirketin yönetim kurulu başkan vekili Katip ...'ın aktardığı üzere; payların devrine ilişkin devir senedi müvekkili şirketin kasasının soyulması sonucu çalındığını, davacının hırsızlık olayını ve çalınan kasa içerisinde yer alan evrak arasında kendi imzaladığı devir senedinin de bulunduğunu bildiği öğrenildiğini, davacı, bu bilgisine istinaden huzurdaki davayı kötü niyetli olarak açtığını, dava konusu yönetim kurulu ve genel kurul kararları yasa hükümlerine uygun olduğunu,
yönetim kurulu kararı ve genel kurul kararı yeni pay sahipliği durumu yaratmadığını, dava açılması hakkın kötüye kullanılması durumu teşkil ettiğini, davacının annesinin ölüm tarihi itibariyle müvekkili şirketin hissedarı olmadığını, ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu, beyanla anılan sebeplerle dava şartı eksikliği sebebiyle davanın esasa girilmeksizin reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Yönetim Kurulu kararının yokluğunun tespiti ve davacının şirket hissedarı olduğunun tespitine ilişkindir. Davacı vekili celse arasında 22/11/2023 tarihli dilekçesi ile görülen lüzum üzerine davadan feragat ettiklerini, feragat sonrası davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307.md.) Feragat ve kabul, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. Md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311.
Md.) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312.md.) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir.
(HMK 74/1.md.) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1.md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
(AAÜT 6.md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır.
Feragat tek taraflı irade beyanı ile davayı sonlandıran işlemlerden olduğundan feragat tarihi itibariyle esasen dava sonuçlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/92, K. 2023/1238, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama