KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/805 Esas
- Karar no
- 2024/1289
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/12/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/01/2025
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete alarm, otopark, yangın işleri gibi mekanik ve teknik konularda hizmet sunduğunu, bu hususlar için taraflar arasında taşeron sözleşmesinin mevcut olduğunu, davacı firmanın davalı/borçlu şirket ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacının alacağına kavuşamadığını, davalının borcu olmadığını iddia etmesine rağmen borcu ödediğine dair bir belge sunmadığını, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin davalı firma ile hiçbir ilişkisinin mevcut olmadığını, davalı şirketin davacının bahsettiği adreste hiçbir zaman faaliyet göstermediğini, bahse konu Taşeron Sözleşmesinde bulunan bilgiler ve imzaların davalı firma yetkilisine ya da çalışanlarına ait olmadığını, davacı ile davalı firma arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı dosyası, yemin delili, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
Dava, taşeron sözleşmesinden kapsamında düzenlenen 191.844,10 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan Silivri İcra Dairesinin ...... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı, taşeron sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizin ...... esas, ...... karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince dosyanın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ...... esas, ..... karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılarak, yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Silivri İcra Dairesinin ...... esas sayılı takip dosyası celbedilerek incelendiğinde, davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile 128.844,40-TL asıl alacak, 5.850,95-TL işlemiş faiz, 606,00-TL ihtiyati haciz tutarı olmak üzere toplam 135.301,35-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğini takiben, davalı şirket vekilince yetkiye, ana paraya, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine, takibin durduğunu ve icra dairesince yetki itirazının kabul edilmesi üzerine, yetkisizlik kararı ile Silivri İcra Tevzi Bürosuna gönderilen takip dosyasının, ...... esas sayılı numarayı aldığı ve davacı tarafından eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
İncelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, davacı her ne kadar, davalı ile aralarında akdettikleri 11.03.2019 tarihli sözleşme gereği olarak kendi edimlerini eksiksiz yerine getirdiği ve ancak davalının edimlerimi yerine getirmediği ve işbu sözleşme kapsamında davalıdan alacaklı olduğu iddiaları ile eldeki davayı ikame etmiş ise de; davacı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen sözleşmeyi ve sözleşmedeki imzayı davalının inkar ettiği, bu doğrultuda mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı hususunun tespit edildiği,
tarafların ticari defter ve belgelerinin incelendiği bilirkişi rapor ile de davacı ile davalının ticari ilişkisinin tespitinin, tarafların ticari defterlerinden tam tespitinin yapılamadığı, davacının davalı ile olan ticari defter kayıtlarının dayanak evrakı olmadığı ve sunulan dayanak evraklarının ispata muhtaç olduğu hususlarının tespit edildiği görülmüş olup, davacının davalıdan alacaklı olduğu iddialarını dosyaya sunulan deliller ile ispat edemediği anlaşılmış ve davacıya yemin delili hatırlatılmıştır.
Yemin delili 6100 Sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması sebebiyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için açıkça yemin deliline dayanılmış olması da gerekir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesi'nin ...... esas, ..... karar sayılı ilamı ile davalı şirket yetkilisinin yemin için davet edilerek, usulüne uygun yemin prosedürünün uygulanmak suretiyle alınacak yemin beyanı sonucu hüküm kurulması gerektiği, İstanbul Ticaret Odası yazı cevabına istinaden şirketin yetkilisi olan .....'un dosyaya eklendiği sırada Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunduğunun anlaşıldığı, buna istinaden mahkememizin 24/12/2024 tarihli celsesinde davalı şirket yetkilisi ..... ile SEGBİS aracılığı ile bağlantı sağlanıp mahkememizce, düzenlenen yemin metni yemin için belirlenen duruşmada davalı şirket yetkilisine açıkça okunarak yemini yaptırılmıştır.
Yemin 6100 Sayılı HMK gereğince iddiayı ispat eden kesin taraf delili olmakla, HMK 225. maddesi uyarınca yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca iddiasını HMK'da belirtilen usulle ve mevcut delillerle kanıtlayamayan taraf yemin delili ile iddiasını ispatlayabilir.
Mevcut davada ispat külfeti davacı tarafta olduğundan ve yukarıda açıklandığı üzere, davacı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen sözleşmeyi ve sözleşmedeki imzayı davalının inkar ettiği, bu doğrultuda mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı hususunun tespit edildiği, davacının iddiasını yemin delili ile de ispat edemediği hususu sabit görüldüğünden davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim..... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/805, K. 2024/1289, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama