KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/1062 Esas
- Karar no
- 2025/1043
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/11/2025
- Kararın yazıldığı tarih
- 02/12/2025
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında akdedilen Bakırköy .... Noterliği 05.01.2023 tarihli ve .... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi uyarınca ... vergi kimlik numaralı ... ... Adi Ortaklığı (... İnşaat)'ın kurulduğunu, adi ortaklığın amacının, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Pafta, ...
Adada kayıtlı gayrimenkul üzerinde yapılacak olan inşaat işinin yürütülmesi olduğunu, inşaatın halen devam ettiğini, 6098 Sayılı TBK md. 621 ve adi ortaklık sözleşmesinin 4. ve 7. maddeleri uyarınca, tarafların adi ortaklığa sermaye koyma borçları, adi ortaklığın gelirlerini elde etme ve giderlerine katlanma borçları eşit ve %50lik oranlardan oluşmakta olduğunu, buna karşılık davalının, bugüne kadar adi ortaklığın masraflarına hiçbir şekilde katılmadığını, bu hususun taraflar arasındaki iş ilişkisinin bozulmasına neden olduğunu,
buna karşılık inşaatın devam etmesi ve gerek arsa sahiplerine gerek projeden daire satın alan 3. kişilere karşı olan yükümlülükleri gerekse de bugüne kadar müvekkili tarafından harcanan paranın boyutu dolayısıyla müvekkilinin adi ortaklık ilişkisine katlanmaya devam etmekte olduğunu, bugüne kadar müvekkili tarafından yapılan toplam harcamanın boyutunun 120.000.000,00 TLyi (Yüzyirmimilyon Türk Lirası) aştığını, proje kapsamında günlük ve hatta saatlik olarak harcama kalemlerinin artış göstermeye devam ettiğini, davalının bu süreçte sermaye koyma borcunu yerine getirmediği gibi proje ile de doğrudan ilgilenmediğini,
inşaata neredeyse hiç uğramadığını, bu durumun ortaklık ilişkisini müvekkili açısından çekilmez kıldığı için müvekkili tarafından davalıya ihtarnameler keşide edildiğini, ortaklığın halihazırda bir malvarlığı ve birikimi olmadığı,
yapılan işin inşaat işi olduğu ve projenin devam ettiğini, ödemelerin ihtiyaç anında anlık olarak müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin adi ortaklığa ilişkin ödemelerinin tek başına gerçekleştirdiğini ve davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle, davalının üzerine düşen ve müvekkili tarafından ödenmiş olan masrafların adi ortaklık tasfiye edilmeksizin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c)
Adi ortaklığın tanımı, TBK'nun 620 (BK'nun 520) maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir " şeklinde yapılmıştır.
Adi ortaklık, bir ticari işletmeyi işletmek şeklinde olabileceği gibi esnaf işletmesi veya hiç bir işletme olmaksızın bir kaç kişinin muhtemel kazancı paylaşmak amacıyla emeklerini ve mallarını bir araya getirme şeklinde de olabilir.
6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Aynı Kanunun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü olmayıp görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamada ve kanun yolu aşamasında incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık, tarafların ticari işletmelerine ilişkin olmayıp, ortak oldukları iddia edilen işe ilişkin masrafların adi ortaklık tasfiye edilmeksizin tahsili talebine ilişkindir.
Hal böyle olunca, adi ortaklık sözleşmesinin konusunun ticari iş olması da adi ortakların birbirlerine karşı açtıkları davanın ticari dava olduğunun kabulü için yeterli değildir. (İstanbul BAM 37.Hukuk Dairesi 2019/276-2019/1504 esas karar.
İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi 2019/220-2019/191 esas karar) Tarafların tacir olduklarına dair dosya içinde herhangi bir bilginin olmadığı, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunun iddia edildiği ve adi ortaklık sözleşmesinin bulunduğunun beyan edildiği anlaşılmakla adi ortaklık TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (benzer mahiyette.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/45 Esas, 2025/145 Karar,28/01/2025 tarihli ilamı, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi 2025/264 Esas, 2025/277 Karar, 19/03/2025 tarihli ilamı)
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1062, K. 2025/1043, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama