KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/1095 Esas
- Karar no
- 2026/105
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/07/2025
- Karar yazım tarihi
- 11/02/2026
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ..... plakalı araç ile davalının maliki olduğu ..... plakalı araç arasında 27.03.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle oluşan maddi hasar nedeni ile müvekkilinin kullandığı araç serviste onarım gördüğünü ve bu süreçte kullanamadığını, müvekkili aracın kullanılmamasından kaynaklı kazanç kaybı/araç mahrumiyet bedeli oluştuğunu,
kazaya sebebiyet veren taraf veya somut olayda olduğu gibi davalı sürücü kaza sebebiyle oluşan her türlü zararı karşılamakla mükellef olduğundan oluşan kazanç kaybı/araç mahrumiyet bedelinin tazmin edilmesi gerektiği beyanla şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı/araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile kabul görülmez ise yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, İİK'nın 257. ve devamı maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen davalının haczedilebilir menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borcu karşılamaya yeter düzeyde ihtiyaten haczini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 27.03.2024 tarihli kaza Nevşehir İlinde meydana geldiğini, davacının yerleşim yeri de Nevşehir İli olduğunu, hal böyle olunca Nevşehir mahkemeleri yetkili olmasına rağmen mezkur davanın İstanbul'da açılması hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin şahıs şirketi işletmekte olduğunu, araç da şirket üzerine kayıtlı olduğunu, bu sebeple görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olması gerektiğini, kusur oranı davacının belirttiğinden farklı olduğunu, davacı aracı gerekli mesafede durmadığı için kaza gerçekleştiğini, davacı tamir süresini 9 gün olarak belirttiğini,
kaza fotoğrafları incelendiğinde görüleceği üzere bu süre makul ve mantıklı bir süre olmadığını, aracın tamir süresi ortalama 1-2 gün süreceğini, aracın özellikleri doğru belirtilmediğini, araç eski ve kilometresi yüksek olduğunu, bu aracın ikamesi halinde günlük kirası davacının belirttiğinden farklı olacağına, 3.000,00 TL olarak belirtilen günlük kira miktarı hatalı olduğunu, kusur oranının ve tamir süresinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; 27.03.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan kazanç kaybı/araç mahrumiyet talebine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunarak dava konusu kazanın Nevşehir İlinde meydana geldiğini, davacının yerleşim yeri de Nevşehir İli olduğunu belirterek Nevşehir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür.
Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1).
Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119).
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; dava konusu 27.03.2024 tarihli kazanın Nevşehir İlinde meydana geldiğinin kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu, davacının yerleşim yerinin ise "...... Mah...... Evleri No:197 Merkez/Nevşehir" olduğu, davalının yerleşim yerinin ".... Mah. ..... Sok. NO:57 Melikgazi/Kayseri" olduğu, kazanın meydana geldiği yerin ve tarafların yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın usulüne uygun yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1095, K. 2026/105, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama