KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/842 Esas
- Karar no
- 2025/908
- Dava
- Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin
- Dava tarihi
- 18/09/2025
- Karar yazım tarihi
- 21/10/2025
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...’a şirket adına işlemler yapabilmesi adına geniş yetkili vekaletname verdiğini, müvekkili dava dışı ... ile uzun zamandır evli olması ve 4 müşterek çocuklarının bulunması sebebiyle kendisine doğal olarak güvendiğini, bu sebeple geniş yetkili vekaletname verdiğini ancak ... tarafından müvekkili adına kayıt ve tescilli olan Azerbaycan'da bulunan tapunun satmasını ve parasını kendisine vermesini istediğini, müvekkili kabul etmediğini, bunun üzerine taraflar arasında tartışmalar çıktığını ve davalı ... tarafından 16.07.2025 tarihinde davacıya karşı boşanma davası ikame edildiğini,
bu işlemin hemen 1 gün sonra yani 17.07.2025 tarihinde vekaletname ile birlikte ... tarafından öz kuzeni olan davalı ...'a ... Karar Numaralı 17.07.2025 tarihli pay devri satıldığını, müvekkilini zarara uğratmak amacıyla hileli ve muvazaalı olarak, vekalet ve görev yetkisini kötüye kullanıldığını, iş bu yönüyle satışın hileli olduğu, görevin ve vekaletin kötüye kullanıldığı,
satışın gerçek olmadığı sabit olduğundan pay devrinin iptali gerektiğini, satış sözleşmesinin imzalanması ve satışın gerçekleşmesi gibi işlemlerin hiçbirinden müvekkilinin haberi dahi olmadığını, yapılan işlemin muvazaalı olarak gerçekleştirildiği açık olduğunu, kaldı ki pay defteri kaydı ve genel kurul onayının usulüne uygunluğu incelenmeden geçerli devirden söz edilemeyeceğini, İstanbul-Ataköy gibi bir yerde işletmesi bulunan şirketin 3 ayrı son model araca sahip olmasına rağmen 1.000.000 TL gibi komik ve düşük bir bedelle tüm payların devri,
özellikle boşanma davası süreci ve akraba lehine işlem bağlamında hayatın olağan akışına aykırı muvazaalı bir işlem olduğunu ayrıca müvekkiline bahsi geçen satıştan kaynaklı ödemelerin hiçbiri dahi yapılmadığını beyanla öncelikle adli yardım taleplerinin kabulünü, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalı ...'ın vekaleten tarafından davalı ...’a yapıldığı bildirilen pay devri işleminin muvazaalı ve hileli olması,
güveni ve görevi (vekaleti) kötüye kullanıldığından sebeple iptalini, payların davacı adına pay defterine yeniden kaydına ve Ticaret Sicili’nde tescil/ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu devrin eşinden mal kaçırmak olmadığını, aksine tam tersi maddi durumlarının düzelmesini sağladığını, dava konusu ... borca batık olduğunu, şirketin sosyal güvenlik kurumuna ve vergi dairesine yaklaşık 25.000.000 Türk Lirası borcu bulunduğunu, davacı eşinden mal kaçırmak kastı olmadığını, hisseler zaten davacı ...'ın üstünde olduğu için hisseleri başkasına devrederek kendi kendimden mi mal kaçırmış oluyorum, hisselerin devrinden sonra boşanma davası açmış olmam tesadüften ibaret olduğunu, daha önce de 19 Mart 2025 tarihinde Bakırköy ... aile Mahkemesi ...
Esas sayılı boşanma davasını yine davacı ...'a açtığını, maksadım mal kaçırmak olsaydı o tarihte de yine benzer işlemleri yapabileceğini çünkü hisse devrine dayanak vekaletname 2024 tarihinde kendisine verildiğini, hisse devrini yapmaktan maksadı artık şirketin borçlarını ödeyemeyecek durumda olmasından kaynaklandığını, davacı eşi her ne kadar kağıt üstünde şirket müdürü ve ortak olarak görünse de aslında ev hanımı olduğunu, profesyonel bir mesleği ya da işi veya mal varlığı olmadığını, şirketin borçlarını karşılayacak maddi gücü bulunmadığını, hisseleri devrettiği üçüncü kişi ...'ın kendisinin teyzemin oğlu olduğunu,
kendisinin İran vatandaşı olduğu için Türkiye'de sınırlı bir çevreyi tanıdığını, ...'a şirket hisselerini noterde devrettiği aynı gün devirden önce tüm borçların ... tarafından üstlenileceğine dair bir sözleşme daha imzaladıklarını, bu sözleşme uyarınca ... şirketin devrinden önce doğmuş olan tüm borçlarını ödeyeceğini taahhüt ettiğini ve bu taahhüdü kapsamında şirketin vergi borçlarından bir kısmını Eylül 2025 tarihinde ödediğini, hisse devrine karşılık kendisinin herhangi bir maddi ödeme aldığı doğru olmadığını,
dava dilekçesine bahsi geçen araçların tamamı vergi borcundan ve sosyal sigortalar kurumunun prim borçlarından ötürü hacizli olduğunu, bu araçların toplam değeri 4.000.000 TL'yi geçmediğini, araçlardan .... plakalı .... araç şu an davacı tarafından kişisel ulaşımı ve seyahatleri için kullanılmaya devam ettiğini, şirketin bu araçlardan başka mal varlığı da olmadığını, davacı eşi ...'a açmış olduğu boşanma davasından bu dava açılmadan önce 04.08.2025 tarihinde feragat ettiğini, eğer tescil ve ilan edilmeden hisse devri geçersiz ise bu davada mağdur olan tarafın hisseleri devralan ... olduğu kanaatinde olduğunu,
eşi davacı ... hür iradesiyle Bakırköy ....
Noterliği vasıtasıyla 28 Haziran 2024 tarihinde ... yevmiye sayılı vekaletnameyi kendisine verdiğini, bu vekaletname ile bugüne kadar çeşitli işlemler gerçekleştirdiğini ve her işlemden sonra eşimi bilgilendirdiğini, söz konusu devri gizlice yapmadığını, kendisine devirden sonra kendisi verdiğini, kendisi bilgi verdikten sonra davacı eşinin kendisini ve ...'ı defalarca tehdit ettiğini, davacı pay devrinin geçersizliğine ilişkin kararın şirket defterine tescil ve ilanı talep ettiğini, bu defterinin nerede nasıl tutulduğu konusunda kendisinin bilgisi bulunmadığını beyanla davanın reddini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı asil 20/10/2025 tarihli feragat dilekçesi ile; taraflarınca açmış olduğu davadan hür iradesiyle feragat ettiğini, feragat hükümlerinin uygulanarak karar verilmesini, gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307.md.) Feragat ve kabul, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. Md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311.
Md.) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312.md.)Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir.
(HMK 74/1.md.) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1.md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
(AAÜT 6.md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır.
Feragat tek taraflı irade beyanı ile davayı sonlandıran işlemlerden olduğundan feragat tarihi itibariyle esasen dava sonuçlanmış olmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/842, K. 2025/908, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama