KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/164 Esas
- Karar no
- 2025/71
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 11/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/02/2025
Karar Metni
1.355 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirkete ... nolu Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi ile
sigortalı ... A.Ş.ye ait temperli cam emtiasının davalı şirketin
taşıyıcı olduğu Türkiye-Avusturya nakliyesi sırasında hasara uğradığının tespit
Edildiğini; söz konusu hasar nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin, yapılan araştırma
sonucu tespit edilen 388,39-Euro hasar bedelini 12.11.2023 tarihinde sigortalısına
ödediğini; böylece kanuni halef sıfatıyla davalı şirkete rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek müvekkili şirket tarafından başlatılan Büyükçekmece İcra Dairesinin
... E sayılı dosyasına davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile
takibin devamına, davalı şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davanın CMR m.32 gereğince zamanaşımına uğramış olduğunu; hasarın davalı şirketin poliçesi kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi
gerektiğini,
davacının müvekkili şirketin sorumluluğuna ilişkin hiçbir delil sunmadığını, davacının hasarın müvekkili şirketin taşıma sürecinde ortaya çıktığını, ödeme
yapılmadan önce gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığını ispat etmesi
gerektiğini, davacının hasarın varlığına, kusur ve oranına ve zararın kapsamı gibi
hususlarda hiçbir delil ortaya koymadığını; ambalaj ve istif hatasının kural olarak gönderenin sorumluluğunda olduğunu
(CMR m.17/4, 18/2); cam eşyanın yapısı gereği kolayca kırılabilir olmasından dolayı işaretlemenin
yeterli şekilde yapılmış olması gerektiğini, dava konusu hasara ilişkin taraflarına herhangi bir ekspertiz raporu
gönderilmediğini, tazminat ödeme sürecinin sigortacılık sistemine uygun
yöntemlerle yapılmadığını; müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunu; rücu talebinin müvekkili şirketin sigortacısına yönlendirilmesi gerektiğini, davacının faiz talebine ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine
bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyet esasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine İİK'nın 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Sigorta Şirketi olduğu, borçlusunun ... A.Ş. olduğu, 388,30 Euro asıl alacak ve 5,69 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 393,99 Euro üzerinden icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun 01/04/2024 tarihinde borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı sigorta şirketine 26/01/2023-206/01/2024 vadeli Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait emtianın Türkiye-Avusturya sevki sırasında zarara uğradığı, 20/03/2023 tarihinde meydana gelen hasarın vade içerisinde olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından, .... nolu hasar dosyası oluşturulduğu, tespit edilen 388,30Euro hasarın 11/12/2023 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı taraf, 20/03/2023 tarihinde meydana gelen hasarın davalının kusuru neticesinde meydana geldiğini, mevcut kusur sebebiyle davacı sigorta şirketine sigortalı olan emtianın taşıma sırasında hasarlandığını ve davacı sigorta şirketi tarafından meydana gelen zararın ödenmesi nedeniyle sigortalının haklarına halef olduklarını iddia etmektedir.
Buna göre; davacı taraf, davalı tarafın kusurunu, davalı tarafın kusuru sebebiyle davacı sigorta şirketine sigortalı emtianın hasarlanması neticesinde meydana gelen zararın ödenmesi sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmekle mükelleftir. TTK.'nın 1472. maddesinde de belirtildiği üzere; sigorta şirketi, meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına ödediği bedel nispetinde hukuken sigortalısının haklarına halef olur.
Bu halefiyet, karşı tarafın kusuru ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme nispetindedir.
Mahkememizce aldırılan 03/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...davalı şirketin dava konusu taşımaya ilişkin CMR belgesinde kaşe ve imzasının bulunmaması, CMR belgesinin davalı şirkete ait anteti içermesi, teslimatın davalı şirket tarafından yapılması işbu davanın akdi taşıyıcı olarak davalıya yöneltilebileceği, hasarın CMR belgesine şerh edilmesinden dolayı CMR 30.maddesi anlamında eşyanın hasar itiraz kaydı ile alıcı/gönderilen tarafından teslim alınmasından dolayı ayrıca ihbar yapılmasına gerek bulunmadığı,
teslimat CMR belgesinin davalı taşıyıcıya verilmiş olmasından dolayı ihbar koşulunun da yerine getirilmiş olduğunun değerlendirildiği, Güneş enerjisi camı emtiasının ambalaj, sabitleme ve/veya istifleme hatasından dolayı hasar görmediği ve taşıma sürecinde bilinmeyen bir sebeple (yüklü konteynırın yüklenmesi, tahliyesi ve araçtan araca aktarılması araç hızı ve yol koşulları gibi) konteynir içinde kırılmış olduğu ve davalı taşıyıcının CMR kapsamında zarardan sorumlu olduğunun değerlendirildiği,
davacının TTK m.1472 gereği halef olarak talep ettiği 388,30 Euronun gerçek zarar kapsamında olduğu ve davalı taşıyıcıdan talep edilebileceğinin değerlendirildiği,
bu gerekçelerle davanın zamanaşımına uğramadığının değerlendirildiği; Davacı 3095 sayılı Kanun hükümlerine göre yabancı para alacaklarına ilişkin temerrüt faizi oranında faiz talebinde bulunmuş olmasına rağmen Yargıtay
uygulamasına göre CMR kapsamındaki taşımalarda yabancı para üzerinden talepte
bulunulması halinde CMR m.27 gereğince faiz yıllık %5 oranında uygulanması
gerektiğinden davacının talebinin yıllık %5 oranını aşmamak üzere şeklinde
anlaşılabileceği ya da %5 oranında faize karar verilebileceği, davacının fiili ödeme
tarihinden itibaren faiz talebinin ise Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu ve
yerinde bulunması halinde dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 5,74 Euro
olarak yukardaki şekilde hesaplandığının değerlendirildiği, ..." tespit ve rapor edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı sigorta şirketine sigortalı dava dışı şirkete ait emtiaların davalı tarafça taşınması sırasında meydana gelen hasar nedeni ile davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya yapmış olduğu ödemeyi TTK'nın 1472.
Maddesi kapsamında halefiyet ilkesi gereği davalıdan tahsili ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin akdi taşıyıcı konumunda olduğu ve dosyada yer alan fotoğraflara göre hasar sebebinin ambalaj hatası, sabitleme ve istifleme hatası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının, emtianın taşıma sırasında bilinmeyen bir nedenle kırıldığının ve davalı taşıyıcının CMR kapsamında zarardan sorumlu olduğunun tespit edildiği,
ayrıca bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeye göre dava dışı sigortalıya yapılan 388,30 Euronun gerçek zarar kapsamında olduğu ve davalıdan talep edilebileceği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın işlemiş faiz talebi değerlendirildiğinde; davalıların temerrüt tarihinin, davacı sigorta şirketinin halefiyetinin başlangıcı olan ödeme tarihinin olmasının gerektiği(Yargıtay 17 HD 2012/16603 E. ve 2013/2189 K.), bu suretle davalının 11/12/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, faizin türü olarak ise dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve ticari iş mahiyetinde olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafın 11/12/2023-28/03/2024 tarihleri arasındaki işlemiş faizi talep ettiği, yapılan hesaplamaya göre davacı tarafın 5,69 Euro işlemiş faiz alacağının bulunduğu,
davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de dava konusu edilen sigortalıya ödenen bedelin davalı tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı, bu durumda davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı (İstanbul BAM 14 HD 2021/1708 Esas, 2024/1975 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ve netice itibari ile açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim .... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/164, K. 2025/71, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama