KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/424 Esas
- Karar no
- 2025/757
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/09/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/10/2025
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; icra dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra ödeme emri davalı vekilinin UETS adresine tebliğ edildiğini ve davalı vekili tarafından icra takibine 02/01/2023 tarihinde itiraz edip durdurduğunu, söz konusu itirazın hukuka aykırı iptali gerektiğini,
davalı yan ile müvekkili arasındaki ilişkiye bakıldığı zaman her ne suretle olursa olsun takibe konu sözleşmeye bakıldığı zaman müvekkilin karşı tarafa 75.000,00 TL para ödediği karşı tarafça kabul edilmiş olmakla davalı taraf buna karşılık müvekkile hisse vermediği gibi müvekkilin ödediği parayı geri de vermediğini, hal böyle olunca karış taraf hakkı olmadığı şekilde zenginleştiği ve müvekkilin de aktif mal varlığı azaldığını, ayrıca karış taraf sözleşmede aldığı parayı %30 fazlası ile birlikte geri vereceğini de sözleşmede kabul ettiğini,
bu sebeple alacağın üstüne bu meblağ da icra takibinde eklendiğini sonuç olarak yukarıda açıklanan sebeplerle mahkemece resen göz önüne alınarak sebepler dolayısıyla davalarının kabulü ile İstanbul ..... İcra Dairesi ...... esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline karış taraf aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karış tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ve müvekkili arasında imzalanan 08.08.2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile müvekkili 5.000-TL'den 15 adet A sınıfı hisseyi devretmeyi, davacı ise karşılığında 75.000-TL ödemeyi kabul, taahhüt ve beyan ettiklerini, ancak devir alan davacı taraf kendisini ortaklar pay defterine işletmeyi talep etmediğini, müvekkili davacının herhangi bir talebi ve ibrazı olmamasına rağmen kendisi bizzat işlemlerin usulüne uygun olması adına davacıyı ortaklar pay defterine 04.04.2023 tarihli ve 2023/03 sayılı kararı ile işlediğini,
ortaklar pay defterine işlenen hissesi bulunmasına karşın davacının hisselerin devredilmediği iddiasının gerçek dışı olduğu somut bir şekilde ispatlandığını, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkilinin almış olduğu parayı %30 fazlası ile birlikte geri vereceğini sözleşmede kabul ettiğini iddia etmişse de işbu husus gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın hisselerini müvekkiline satmak istediği yönünde bir beyanda bulunmadığını, aksine davacı tarafın hisselerin kendisine devredilmediğini iddia ettiğini, devredilmediği iddia edilen hisselerin bedelinin %30 fazlası ile birlikte talep ediliyor olması tamamıyla çelişkili olduğunu,
davacının sebepsiz zenginleşme iddiası hukuka aykırı olup aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımına uğradığını, davacı kötüniyet ile müvekkili hakkında takipsizlik ile sonuçlanan suç duyurularında bulunmuş olup huzurdaki davayı da kötüniyetle ikame ettiğini, alacaklı olan tarafın müvekkili olduğunu, haksız davanın reddini talep etmiştir.
İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2024 tarih, ..... Esas, ..... sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş olmakla dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve yukarıdaki esasa kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul ..... İcra dairesi ..... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde;Alacaklısının ..... olduğu, borçlusunun ..... olduğu, 97.500,00-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafından icra takibine borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi Prof. Dr. .....'nin mahkememize sunmuş olduğu 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının hisse devirlerini pay defterine kaydettirdiği kanaati ile bilirkişi raporu sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, pay devri sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmediği iddiası ile ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 08.08.2020 tarihli inançlı devir sözleşmesi ile toplamda 75.000,00 TL olmak kaydıyla, davalıya ait 15 adet hissenin davacıya devrinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde, söz konusu hisse devirlerinin pay defterine 04.04.2023 tarihinde kaydediliği anlaşılmıştır. Söz konusu takip dosyasının incelenmesi neticesinde takibin, 26.10.2022 tarihinde yapıldığı, takibe itiraz üzerine davanın 23.09.2024 yılında açıldığı anlaşılmıştır.
Gelinen aşamada her ne kadar davacı tarafça bedel iadesi için icra takibine girişilmiş ve itirazın iptali istenmiş ise de, davalı tarafça itirazdan sonra dava açılmadan evvel 04.04.2023 tarihinde sözleşme gereğinin yerine getirilerek pay devrinin deftere işlendiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla sözleşmeye konu edimin ifa edilmiş olması nedeniyle bedel iadesine ilişkin şartların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Yine davacı tarafça yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılması talebinin incelenmesinde; devrin şirkete karşı hüküm ifade etmesi için, pay defterine kaydedilmesi de gerekmektedir. Şirket, kuruluş ve sermaye artırımları dışında, payların pay defterine kaydını kendiliğinden yapmaz. Söz konusu husus mutlaka ilgililerince ve özellikle de hisseleri devralan tarafından talep edilmelidir. Söz konusu talep şirket yönetim kurulu tarafından yerine getirilmezse devralan tarafından şirket aleyhine ifa davası açılmalıdır.
Dolayısıyla pay devrinin yapılması halinde davacının bunu ilgili şirkete bildirip talepte bulunması gerektiği, davalının bu konuda yükümlülüğünün bulunmadığı, esasında hissesi devralınan dava dışı şirket bu konuda karar vermeye yetkili olup, talebin olumsuz karşılanması durumunda davacı tarafça ifa davası açmalıdır. Davacı tarafça kendi üzerine düşen yükümlülükler tam olarak yerine getirilmediğinden, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyecektir. Dolayısıyla davacının yargılama giderleri yönünden talepler yerinde görülmemiş ve tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ...... · ¸E-imza Hakim ..... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/424, K. 2025/757, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama