KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/7 Esas
- Karar no
- 2026/76
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/03/2026
Karar Metni
1.965 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı
dosyasından, 05/07/2024 tarihi itibariyle 98.144,28 TL tutarındaki asıl alacak, işleyecek faiz,
icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı
tarafından itirazda bulunulduğunu, takibin durduğunu, davalı şirketin davacıdan mal aldığını,
malzemelerin irsaliyeleriyle birlikte davalı borçlu şirkete imzalı bir şekilde teslim edildiğini, akabinde de faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin herhangi bir ödeme
girişiminde bulunmadığını beyanla; itirazının iptalini, alacağın
ferileriyle birlikte bilirkişi tarafından tespitini, davalının lehine olmamak üzere %20 oranında
icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
hususlarında da ilgili giderlerin ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, davacının daha önce kesmiş
olduğu faturalara konu mallardan teslim edilmemiş ürünlerin bulunduğunu, davacının cari
hesap ilişkisi boyunca kesmiş olduğu faturalara konu ürünleri eksiksiz bir şekilde teslim
etmediğini, davacının kesmiş olduğu faturalara ilişkin tüm ürünlerin teslim edildiğini ispata
mükellef olduğunu, teslim edilen bir kısım ürünlerin de ayıplı olduğunu, davacının iddia ettiği
alacak iddiası uyuşmazlığın, icra takibine konu ettiği faturalar olmadığını, teslim edilmeyen bir
kısım ürün ve bir kısım ayıplı ürüne dayandığını, davacı takibe 8 adet faturayı konu ettiğini,
söz konusu faturaların ise davalı şirket tarafından ödenmiş olduğundan davanın reddi
gerektiğini beyanla; davanın reddini, davacının asıl alacağın
%20'sinden az olmamak üzere haksız icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri
ve avukatlık vekâlet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 78.048,42-TL fatura alacağı, 20.095,86-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 98.144,28-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalıya satılan mallara ilişkin faturalar nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, faturaya konu malların ayıplı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine ve ayıplı malların incelenmesi için sektör bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Usul yönünden incelenen davacı ... ‘a ait 2023 ve 2024 dönemi defter-i kebir
ve yevmiye defteri, e-defter olarak tutulmuş, beratları zamanında ve usulüne uygun
oluşturulmuş, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayı zamanında ve
usulüne uygun yaptırılmıştır. Usul yönünden incelenen davalı ... ‘ya ait 2023 ve
2024 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defteri, e-defter olarak tutulmuş, beratları
zamanında ve usulüne uygun oluşturulmuş, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış
noter onayı zamanında ve usulüne uygun yaptırılmıştır.
Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı ... yasal defterlerine göre,
davalı ..., icra takip tarihi (10.07.2024) itibariyle (755.257,31.TL) tutarında
borçludur. Hesap ve kayıt yönünden incelenen davalı ... yasal defterlerinde,
davalı ...‘ın, icra takip tarihi (10.07.2024) itibariyle herhangi bir borç ya da
alacağına rastlanılmamıştır (0,00.TL) Fakat, davalı yasal defterlerindeki hatalı ve eksik
kayıtlar dışında tutularak bir değerlendirmeye gidildiğinde, icra takip tarihi (10.07.2024)
itibariyle davacının (504.098,80.TL) tutarında alacaklı olması gerekmektedir. İcra takibine konu davacı tarafından davalıya düzenlenen ...,
...,..., ..., ...,
..., ... ve ... no.lu olmak üzere
toplam 81.443,83.TL tutarındaki (8) adet fatura, her iki taraf yasal defterlerine
kaydedilmiştir. Fatura ve içeriklerine karşı yasal süre içerisinde yapılmış herhangi bir
itiraza rastlanılmamıştır. Davalının itirazına konu ettiği ürünler incelendiğinde, söz konusu ürünlerde açık ayıp
olduğu anlaşılmaktadır. Fakat, ayıbın tam olarak ne zaman tespit edildiği ve davalının, bu
durumu davacıya bildirip/bildirmediği, bildirdi ise ne zaman ve ne şekilde bildirdiği
bilinmemektedir. Şayet bu hususların bilinmesi ve somut olarak ortaya konulması durumunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 23/c maddesi hükmüne göre ayıp ihbarının
zamanında yapılıp/yapılmadığı tespiti yapılabilinir.
Her ne kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ‘nun 18/3 maddesi12 hükmünde, karşı
tarafın ne şekilde temerrüde düşürüleceği belirtilmişse de ayıp ihbarının ne şekilde
yapılacağı hususunda herhangi bir yasal düzenlemeye rastlanılmamıştır. Buna göre, ayıp
ihbarının, telefonla veya karşılıklı sözle yapılıp/yapılamayacağı değerlendirmesi, sayın
mahkemenizin takdirindedir. Netice olarak; şayet Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına
yapılan itirazın, (78.048,42.TL) tutarındaki asıl alacak yönünden iptali halinde, davacının
takip öncesi faiz talebiyle alakalı, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 117.maddesi13 hükmü
dikkate alındığında, davalıya herhangi bir ihtarname gönderilmemesi sebebiyle takip
öncesi faiz hesaplaması yapılmamıştır. Davacının takip talebi sonrası faiz talebine ilişkin;
takip talebi tarihinden (10.07.2024) dava tarihine (02.09.2024) kadarki 3095 sayılı Kanuni
Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun ‘nun 2.maddesi14 uyarınca T.C. Merkez Bankası
değişen oranda reeskont avans faiz tutarının 5.975,52.TL olabileceği, davacının talep
ettiği icra inkâr tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu
68.maddesine göre; 15.609,68.TL tutarında (78.048,42.TL X %20) olabileceği,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Davalı tarafın itirazları kapsamında değerlendirme yapmak üzere dosya sektör bilirkişisine ek rapor için tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; "...Dava konusu ürünlerde, özellikle aynalarda rodaj hataları, ölçü farklılıkları ve cam
kalınlığına ilişkin farklılıkların bulunduğu, bu hususların teslim anında yapılacak basit
bir inceleme ile tespit edilebilecek nitelikte olduğu, bu itibarla söz konusu ayıpların
açık ayıp kapsamında değerlendirilebileceği, ayıp bildirimlerinin yazılı belge ile desteklenmediği, bildirimlerin sözlü yapıldığı
yönündeki beyanların tanık anlatımları ile ispat edilmek istendiği, bu kapsamda
tanıkların dinlenmesi halinde bildirimin zamanlaması ve usulüne uygunluğu
konusunda daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceği, teslim edilmeyen ürünler hususunda ise yalnızca fatura bulunması teslimin
gerçekleştiğini açıkça ortaya koymaya yeterli görülmemiş olup, bu konuda varsa sevk
irsaliyesi, teslim tutanağı gibi ek belgelere ihtiyaç duyulduğu, tarafların bu belgeleri
sunmaları halinde daha sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceği davaya konu aynalarda tespit edilen teknik uygunsuzlukların bir kısmının açık ayıp
niteliğinde olduğu, kararma gibi zaman içinde ortaya çıkan sorunların ise gizli ayıp kapsamında değerlendirilebileceği, ayıp bildiriminin şekli ve süresine ilişkin olarak tanıkların dinlenmesinin açıklık
Sağlayabileceği, teslim edilmediği iddia edilen ürünler bakımından ise mevcut belgelere ek açıklayıcı
evrakların ibrazının gerekli olduğu,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekili 02/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 83.023,94-TL'ye yükselttiklerini beyan etmiş, ıslah dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin satım sözleşmesine dayandığı görülmüş olup, buna göre TTK'nın 23/c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde alıcı durumu satıcıya ihbar etmelidir. Şayet açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır," hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabittir. Taraflar TTK 16 madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve 2015/8094 Esas, 2015/12630 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nın 18/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle ve TTK’nın 23/1-c. maddesinde öngörülen süreler içinde ve satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıp olması halinde BK’nın 223. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında belirtildiği üzere öğrenildiğinde derhal yapılması gerektiği gözetildiğinde, davacının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nın belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine konu toplam 81.443,83-TL tutarındaki 8 adet faturanın her iki taraf yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura ve içeriklerine yasal süresi içerisinde yapılmış bir itiraz bulunmadığı, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu,
davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde ayıp iddiasında bulunmuş ise de, taraflar arasındaki ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklandığı ve teslim edilen ürünlerdeki ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiği, bu durumda davalı tarafın 2 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunması gerektiği, ayıp bildiriminin süresinde olduğunun ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu, davalı taraf ayıp bildirimine ilişkin tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de tarafların tacir olması ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeni ile tanıkla ispatının mümkün olmadığı,
davalı tarafın süresinde ayıp bildiriminde bulunduğuna ilişkin başkaca bir delil ortaya koyamadığı, icra takibine konu faturalara yasal süresi içerisinde yapılmış bir itirazının bulunmadığı, cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmekle yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde yemin metnini sunmadığı, bu durumda davalı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı anlaşılmış olup, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı,
gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu halde davacı tarafın asıl alacak yönünde davasını ispat ettiği, davalı tarafı temerrüde
düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığından davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/7, K. 2026/76, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama