KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2019
- Esas no
- 2012/628
- Karar no
- 2019/1249
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - Büyükdere Cad. No: 39 Maslak Tc Ziraat Bankası Aş Genel Müdürlüğü Şişli/İSTANBUL
- Vekilleri
- Av. ... - Kayhan Mah. Ünlü Cad. Sarı Sk. No:4 Maviköşe İş Hanı K:2 D:9 Setbaşı Osmangazi/BURSA
Karar Metni
1.304 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Av. ... - Sakarya Mah. Ulu Cd. Azaklı İşh. No:45 K:3 D:9 Osmangazi/BURSA
DAVALILAR : 1- ... -
Üçevler Mah. 77. Sok. No:1/A Nilüfer/BURSA 2- ... - ... Altınşehir Mah. 215. Sk. No:13 İç Kapı No:1 Nilüfer/BURSA
VEKİLİ
Av. ... - Odunluk Mah. Akpınar Cad. Efe Towers A Blok No:15 Kat:14 Nilüfer/BURSA
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12//2012
KARAR TARİHİ : 02/12/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 08.06.2011 tarihli bir kredi sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete kredi kullandırıldığını, daha sonra bir ihtarla hesabın kat edildiğini, davalı tarafın ihtara cevap vermesi üzerine ikinci bir ihtar gönderildiğini, davalıların buna da cevap verdiğini, bunun üzerine davalılar aleyhine Bursa 8. İcra Dairesinin 2012/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız biçimde borca ve imzaya itiraz ettiğini, imzanın davalılara ait olduğunu zira bu sözleşme çerçevesinde birçok bankacılık işlemleri yaptıklarını, kredi kullandıklarını ileri sürerek itirazın iptaline, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiş, dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, delillerin dilekçeye eklenmediğini, davacının dayandığı sözleşme altındaki imzanın davalılara ait olmadığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bankaya kredi borçları da olmadığını, ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu, kat ihtarlarına itiraz edildiğini, kefile kat ihtarı tebliğ edilmediğinden takip öncesi faizden sorumlu tutulamayacağını, KKDF ve BSMV’den davalıların sorumlu olmadığını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, istenen icra inkar tazminat oranının da fahiş olduğunu ileri sürmüş, davacı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 08.06.2011 tarihli bir kredi sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme çerçevesinde davalı şirkete kredi kullandırıldığını, daha sonra bir ihtarla hesabın kat edildiğini, davalı tarafın ihtara cevap vermesi üzerine ikinci bir ihtar gönderildiğini, davalıların buna da cevap verdiğini, bunun üzerine davalılar aleyhine Bursa 8. İcra Dairesinin 2012/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız biçimde borca ve imzaya itiraz ettiğini, imzanın davalılara ait olduğunu zira bu sözleşme çerçevesinde birçok bankacılık işlemleri yaptıklarını, kredi kullandıklarını ileri sürerek itirazın iptaline, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiş, dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, delillerin dilekçeye eklenmediğini, davacının dayandığı sözleşme altındaki imzanın davalılara ait olmadığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, bankaya kredi borçları da olmadığını, ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu, kat ihtarlarına itiraz edildiğini, kefile kat ihtarı tebliğ edilmediğinden takip öncesi faizden sorumlu tutulamayacağını, KKDF ve BSMV’den davalıların sorumlu olmadığını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, istenen icra inkar tazminat oranının da fahiş olduğunu ileri sürmüş, davacı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya bir hizmet verildiğini, hizmetin taraflarca kararlaştırılan bir ücrete tabi olduğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Davalı taraf kredi sözleşmesindeki imzasını inkar etmişse de imza örneklerinin alınacağı oturuma davet edilmesine ve usulüne uygun ihtar yapılmasına rağmen katılmamış, imza örneği vermemiştir. Bu durumda sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu kabul edilecektir.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır. Mahkememizce seçilen bir bilirkişi de hazır bulundurularak banka kayıtları üzerinde keşif yapılmış ve rapor alınmıştır.
Bilirkişi 15.04.2014 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile davalı ... Bağlantı Elemanları Ltd. Şti. arasında 08.06.2011 tarihli 100.000.TL limitli sözleşme bulunduğunu, davalı ...’un 200.000.TL limitle müteselsil kefil olduğunu, bu sözleşme kapsamında kredi ve kredi kartı kullandırıldığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki kredi hesabı 15.06.2012 tarihli bir ihtarla kat edilmiştir.
Ancak davalı şirketin ünvan değişikliği yaptığı anlaşıldığından 16.07.2012 tarihli ikinci bir ihtar gönderilmiştir.
Bilirkişi verilen ödeme süresini de dikkate alarak davalı ... yönünden temerrüt tarihini 28.07.2012 olarak belirlemiş, ihtarın şirketin sözleşmedeki adresine gönderilmemesi, başka adrese gönderilen ihtarın da tebliğ edilememesi sebebiyle şirketin temerrüt tarihinin takip tarihi olacağını açıklamıştır. Davacı banka aynı borçla ilgili olarak bir de 125.000.TL tutarlı bonoya istinaden kambiyo takibi yapmıştır. Bu takip Bursa 8. İcra Dairesinin 2012/... esasına kayıtlıdır.
Her iki davalı aynı takibin de borçlusudur, takip kesinleşmiştir. Keza davalı şirketin kredi teminatı olarak bankaya verdiği 49.345.TL tutarlı çek sebebiyle Bursa 8. İcra Dairesinin 2012/... sayılı dosyasıyla başka bir takip daha başlatılmıştır.
Bilirkişi Bursa 8. İcra Dairesinin 2012/... sayılı takip dosyasından yapılan 45.198,16.TL’lik tahsilatın kredi hesabına aktarıldığını belirterek bu bedeli ana para ve faiz hesabından tenzil ederek alternatif bir hesap daha yapmış ise de dava tarihinden sonra yapılacak ödemelerin icra dairesince nazara alınması gerekir. Bilirkişinin asıl borçlu şirket için belirlediği ana para borcu bankanın talebinden fazladır.
Taleple bağlılık ilkesine göre bankanın talep ettiği miktar olan 85.793,12.TL ana para esas alınmalıdır. Keza banka faiz oranını da sözleşmeden düşük tutmuştur. Faiz oranında da taleple bağlı kalınmalıdır. Kefil ...’un takip tarihi itibariyle ana para borcu yine 85.703,12.TL’dir. Faizle birlikte toplam borcu bilirkişi tarafından 86.645,06.TL olarak hesaplanmıştır.
Ancak Bursa 8. İcra Dairesinin 2012/... sayılı dosyasından yapılan tahsilatın dava tarihinden sonra yapılması sebebiyle dikkate alınmaması gerekirken mahkememizce hata yapılmış ve 45.198.,16.TL’lik tahsilat dikkate alınarak yapılan alternatif hesaba göre 53.608,20.TL üzerinden kısmen kabul yapılmıştır.
Bursa 8. İcra Dairesinin 2012/... sayılı dosyasından yapılan tahsilatın iadesi için açılan dava reddedilerek kesinleşmiş, bu dosya bir dönem bekletici mesele yapılmıştır. Ancak dava reddedilmiş olduğuna göre bu tahsilatın icra dairesi tarafından nazara alınmasında sakınca kalmamıştır.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2012/628, K. 2019/1249, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama