KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/158
- Karar No
- 2019/616
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2019
- Esas no
- 2014
- Karar no
- 2019
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 2-
Karar Metni
1.789 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
3- VEKİLİ : Av.
DAVA
Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat
DAVA TARİHİ : 30/04/2014
KARAR TARİHİ : 20/05/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde 17/06/2013 tarihinde “Güzelyalı Kazım Karabekir Cad.” üzerinde saat 18.00 sıralarında davalının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın yolda yürümekte olan davacılara arkadan çarpmak suretiyle ağır şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, davacıların kaza mahallinde yolun kenarından yürümesi dışında bir seçenek bulunmayıp kendilerine isnat edilen kusurun kabulünün mümkün bulunmadığını, davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, dava konusu olaya karışan ... plakalı araç ... sigorta A.Ş tarafından sigortalı olup, poliçe numarası 45747309 olup,
kaza nedeniyle davalıların uğramış olduğu zararların tazmini için sigorta şirketine husumet yöneltmek kanun gereği olduğunu, davacılardan ...' in 1954 doğ.
Emekli devlet memuru olduğunu ve iki kızı bulunduğunu davalının haksız fiili neticesinde oldukça ağır yaralanmış uzun ve zahmetli bir tedavi sürecine tabi kaldığını, hali hazırda yatalak olup tedavisine devam edildiğini, hem davacı için hemde ailesi çok büyük üzüntü yaşamış ve telafisi mümkün olmayan zararlara uğratıldığını belirterek,
tedavi giderleri, sürekli bakıma ihtiyaç duyması nedeniyle fazlaya ilkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata,yine diğer davacı ...' in de 1960 doğ. olup 2 çocuk annesi olup, trafik kazasından önce evinin geçimini tek başına terzilik yaparak sağladığını, şu an ise yatağa bağlı olarak yaşayıp evinin geçimini sağlayamadığını ve zahmetli tedavi süreçlerine katlanmak zorunda kaldığını, uğramış olduğu tüm maddi zararlarının tazmini için (Bedensel iş gücü kaybı, tedavi giderleri ve sair giderler) fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000TL maddi,
uğramış olduğu talihsiz üzüntüsünün bir nebze olsun telafisi için 80.000 manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ... vekili 11/10/2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Olayın 17/06/2013 tarihinde sat 17.40 'da caddenin hem yaya hemde araç trafik açısından son derece kalabalık olduğu esnada yolun sağında araçlar park halinde , davacının yaklaşık 30 Km hızla seyir halindeyken tam arkasındaki aracın aralıksız olarak korna çalması üzerine kontrol etmek amacıyla dikiz aynası ve sol yan aynaya bakması sonucunda aynadan gözünü yola çevirdiği anda davacıları görüp hemen frene basarak durmuş olmasına rağmen çarpmaya engel olamadığını, kazanın davacıların kusurlu hareketi sonucu oluştuğunu, davalıya izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, maddi giderlerin davacının sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını,
ayrıca ...'un ev hanımı olup terzi olduğu iddiasının da asılsız bulunduğunu, davalının sevk ve idaresindeki aracın ...
Sigorta A.Ş tarafından 57555879 poliçe ile ZMMS kapsamında sigortalı olup, maddi tazminat taleplerinin güvence altında olduğunu, davacının istediği manevi tazminat talepleri tarafların ekonomik durum ve sosyal statülerine göre fahiş bulunduğunu, davacı tarafın kusurlu davranışları sonucu oluşan kaza nedeniyle müvekkilini de manevi yönden zarar gören konumda olduğunu , kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik durumu son derece abartılı ve olağanın çok üzerindeki manevi tazminat isteklerinin de reddi gerektiğini belirterek talep edilen maddi manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı ... vekili 11/10/2013 hakim havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davalı üzerine kayıtlı kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğunu, kurallara bağlı iyi bir sürücü olan eşi aracı kullandığını yaklaşık 30 km hızla seyir halindeyken tam arkasındaki aracın korna çalması sonucu aracın önünde oturan davalının sol omuzu üzerinden arkada korna çalan araca bakıp akabinde bir fren sesiyle birlikte istenmeyen kazanın oluştuğunu, davacıların kusurlu hareketi neticesinde kaza oluştuğunu, davacının tedavi giderleri Sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılandığını, aracın ...
Sigorta A.Ş tarafından 575 558 79 poliçe ile ZMMS kapsamında sigortalı bulunduğunu trafik kazasının oluşmasında, sürücü müvekkiline izafe edilecek kusur bulunmadığından talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili mahkememize verdiği 21/11/2013 hakim havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 01/10/2012-01/10/2013 tarihleri arasında 57555879 numara ile zorunlu Mali Mesuliyet (trafik ) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru oranında kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda kişi başına azami 250.000,00 TL ile sınırlı olup, manevi tazminat poliçesi teminatlarına dahil bulunmadığını davacının teminat dışında bulunan “ manevi tazminat”, “tedavi gideri”, “geçici işgöremezlik zararı” ve “ dolaylı zararlara “ ilişkin talebinin, mağdurun SGK'lı olup tedavi giderlerinin Güvenlik kurumundan talep edilmesi gerektiğini,
geçici iş göremezlik teminatının da tedavi giderleri teminatı içerisinde yer aldığından haksız olarak talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının da reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava trafik kazası sebebiyle maddi ve maneviyat tazminat davasıdır. Bu tür davalarda öncelikle kazada tarafların kusuru durumlarının araştırılması gerekir. Davalı tarafa yüklenebilecek bir kusur var ise kazada davacıların nasıl yaralandığı, bu yaralanma sebebiyle bedensel kazanma gücü kaybı olup olmadığı, varsa oranı belirlenir. Bu orana göre meslekte kazanma gücü kaybından kaynaklanan maddi zarar hesabı yapılır. Keza kaza sebebiyle çalışamamaktan kaynaklanan kazanç kaybı da söz konusu ise o da hesaplanarak kusur oranında tazminata hükmedilir.
Öte yandan kazanın ve yaralanmanın doğurduğu manevi zarar, acı ve üzüntülere karşılık makul ve muhik bir tazminata hükmedilir.
O halde evleviyetle kazada kusur oranlarını değerlendirmek uygun olacaktır. Davaya konu trafik kazası aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem olduğundan davalı sürücü hakkında ceza kovuşturması başlatıldığı belirlenmiştir. dosya arasına celb edilen Mudanya Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında sanık sürücü ... asli kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verilmiştir. Anılan ceza dosyası arasında bulunan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 20/01/2104 günlü raporunda davalı sürücü asli kusurlu, yaya konumundaki davacılar ise tali kusurlu bulunmuştur. Ceza mahkûmiyetine ilişkin bu karar Yargıtay denetiminden geçerek onanmıştır.
Mahkememizce kusurun oransal dağılımını belirleyecek yeni bir bilirkişi raporu alınması uygun bulunmuş, örneği dosyamız arasında bulunan 28.6.2016 tarihli raporunda bilirkişi heyeti hem kusuru durumunu hem de araçta meydana gelen hastaları değerlendirmişlerdir. Anılan rapora göre davalı sürücü ... kazanın meydana gelişinde %60 nispetinde kusurludur. Davacı yayalar ... ile ... taşıt yolu üzerinde tedbirsizce yürüdüklerinden dolayı %40 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
Bu rapora tarafların itirazları nazara alınmış, karayolları fen heyetinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınması uygun bulunmuştur. Örneği dosya arasında bulunan 2.01.2017 tarihli raporda sürücü %25 oranında kusurlu yayalar ise %75 oranında kusurlu bulunmuşlardır. Dikkat edilirse dosyadaki iki rapor arasında ciddi bir çelişki vardır. Üstelik ceza mahkumiyetine esas alınan ve adli tıp kurumu raporu ile son rapor çelişkilidir.
Çelişkinin giderilmesi açısından İstanbul teknik Üniversitesi motorlu araçlar ve trafik kürsüsünden seçilecek üç kişilik bilirkişi heyeti’nden yeni bir rapor alınması gerekli görülmüştür. 17.01.2018 tarihli olup akademik ünvana sahip bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda dosyamıza alınan ilk rapora uygun biçimde sürücünün %60 yayaların %40 oranında kusurlu oldukları kabul ve takdir edilmiştir. Bu rapor mahkememize göre uygun bir kusuru dağılımı içermektedir.
Her ne kadar yayalar taşıt trafiğine ayrılmış yolda yürüyorlarken kazaya karışmış olsalar bile sürücünün kusuru çok daha fazladır. Kaza anında seyreden trafiğin hızının çok düşük olduğu ortadadır. Yayaların ve araçların kontrollü biçimde yolu paylaştıkları, yolun sağındaki ve solundaki araçlar ile yetersiz yaya kaldırımı yüzünden yayaların taşıt trafigine ayrılan yola indikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda sürücünün daha dikkatli olması gerekir.
Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki kazada yayaların daha ağır biçimde yaralanmasına sebep olan şey aracın çarpmasını müteakip sürücünün paniğe kapılarak fren yerine gaza basarak yayaların ezilmesine neden olmasıdır. Bu itibarla davacılara verilen %40’lık kusur fazlasıyla yeterlidir.
Bilindiği gibi bilirkişi raporları bağlayıcı deliller değillerdir. Hakim trafik kazasında kusur oranlarını kendi bilgi ve tecrübesiyle tayin ve takdir edebilir.
Olay sebebiyle davacıların yararlanmalarına ve tedavilerine ilişkin kayıtlar getirtilmiş, her bir davacı yönünden adli tıp kurumu aracılığıyla bedensel kazanma gücü kaybı ve geçici iş göremezlik gün sayısı konusunda rapor alınmıştır. 2.09.2015 tarihli adli tıp kurumu üçüncü ihtisas kurulu raporuna göre davacı ...’un yaralanması araz bırakmadan iyileşmiştir. Tedavi süresi ise altı ay olarak takdir edilmiştir.
Davacı ...’ın bedensel maluliyetine ilişkin olarak ayrı bir rapor alınmış, İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu davacı ...’in %60 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, iyileşmesinin altı aya kadar uzayabileceğini, iyileşme süresinin ilk iki ayında başka birinin bakımına muhtaç olacağını bildirmiştir. Yaralanmaya dayalı bakıcı ihtiyacına dair belgeler davacı tarafça sunulmuştur.
Daha sonra tazminat hesabına yönelik rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti 18.04.2016 tarihli raporlarında davacıların tedavi giderleri kalemden oluşan zararlarından SGK’nın sorumlu bulunduğunu SGK sorumluluk miktarı dışında kalan tutarlar için davalıların sorumlu olabileceğini ancak her iki davacının da buna dair yeterli belge sunmadıklarını açıklamışlar, Davacılara geçici iş göremezlik ödemesi yapılamayacağından davalı sigorta şirketinin poliçe sebebiyle sorumlu olduğunu, davacı ...’ın Tazminat talep tavanının 128.073,72 TL’yi bulabileceğini diğer davacı ...’un tazminat talep tabanının 4417,08 TL olabileceğini belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti 30.06.2016 tarihli ek raporlarında davacıların kusuru oranında indirim yapmak suretiyle yeni bir hesap yapmış ve davacı ...’in talep tavanının 76.844,23 TL, ...’in talep tavanının 2.650,25 TL olduğunu beyan etmişlerdir.
Davacı taraf son bilirkişi raporuna göre taleplerini ıslah etmiştir. Toplanan tüm delillere göre davacıların davalı sürücü ...’lının kusurlu hareketi sebebiyle yararlandıkları, bu yaralanma sebebi ile tedavi gördükleri, davacı ...’in malul kalmadığı, buna karşılık davacı ...’in meslekte kazanma gücünü %60 oranında kaybettiği kabul edilmiştir. Alınan tazminat raporları yeterli bulunarak maddi tazminata ilişkin dava kabul edilmiştir.
Kaza sebebiyle her iki davacının da manevi acılar çektiğinin ayrıca ispata ihtiyacı yoktur. Ulan hayat tecrübeleri bu türden bir trafik kazası ve yaralanma sebebiyle manevi zarara uğradığını kabule yeterlidir. Bu itibarla davacıların manevi tazminat talepleri de ayrı ayrı kısmen kabul edilmiş, tarafların durumlarına ve zararın ağırlığına göre bir manevi tazminat takdir edilmiştir.
Katip Hakim
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/158, K. 2019/616, 20 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama