KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1690
- Karar No
- 2019/1336
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2019
- Esas no
- 2014
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 23/12/2014
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili tarafından davalıya yapılan hidrolik malzeme mal satışları sonrası düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında Bursa 8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında 9.469,50 TL alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, işbu sebeplerle itirazın iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davacı taraf ile müvekkili arasında yasaya ve usule uygun kurulmuş bir sözleşme bulunmadığını, faturaların kesilmiş olması faturaların kesilme sebebi olan hizmetin verilmiş olduğunun kanıtı olamayacağını, davacı taraf ile müvekkili arasında mal ve hizmet sunumu söz konusu olmadığını belirterek bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun kötü niyetli davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında kesilen faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, bu faturalara ilişkin alacağın muaccel olmasına rağmen ödenmediğini ve bir cari hesap alacağı oluştuğunu, borcun ödenmemesi üzerine Bursa 8. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf davanın reddini istemiş, dava dilekçesinin ekinde yeterli belge sunulmadığını, faturaların tebliğini kabul etmediklerini, kaldı ki faturanın alacağı ispata yeterli olmadığını, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, mal veya hizmet alınmadığını, istenen faizin fahiş olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını ileri sürmüştür.
Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe konu edilen alacağın araç tamir bakım hizmetlerinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf davalı lehine araç bakım onarım hizmeti verdiğini, gerekli parçaları tedarik ederek bakım onarımı tamamlayıp aracı sorunsuz iade ettiğini ispat etmelidir.
Davacı taraf davayı ispat sadedinde taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi deliline dayanmıştır. Tarafların tacir oldukları ve ticari nitelikteki işlerinin defterlerinde kayıtlı olması gerektiği gözetilerek taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun görülmüştür. Bunun için öncelikle Bursa’da bulunan davacı defterleri incelenmiştir. Bilirkişi 17/06/2015 tarihli raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığını, davacının kendi defterlerine göre 9.469,50. TL alacaklı olduğunu açıklamıştır.
Bu kez davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi için davalının bulunduğu Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, davalı tarafa talimat mahkemesince gönderilen ihtara rağmen davalı taraf defter ve kayıt sunmamıştır. Halbuki davalı tarafa defter sunmaması halinde davacı tarafın defterlerine istinaden karar verilebileceği ihtar edilmiştir.
Davalı taraf defter sunmaktan kaçındığından davacı defteri de usulüne uygun olarak tutulduğundan davacının ispat külfetini yerine getirdiği kabul edilmiştir. Mahkememizce davacının iddia ve delillerine itibar edilmesinde sakınca görülmemiş, buna karşılık davalı tarafın savunması inandırıcı bulunmamıştır. Zira davalı hakkında yine araç servis hizmetinden kaynaklanan başka bir alacak iddiasına dayalı takip ve dava bulunmakta olup davalı o dosyada da soyut inkarla yetinmiştir.
Dava sürerken davalı iflas etmiş, bir süre iflas kararının kesinleşmesi ve ikinci alacaklılar toplantısı beklenmiş, ancak Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesince verilen iflas kararı Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/2632 E. sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bu durumda artık iflas davasının sonucunun beklenmesine gerek görülmemiş ve dava esastan kabul edilmiştir.
Alacağın likit olduğu ve davalının itirazının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu kabul edilirken davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1690, K. 2019/1336, 23 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama