KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2014/564
- Karar No
- 2019/1187
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Esas no
- 2014
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
Karar Metni
1.703 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 13/11/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf özet olarak, davalı kooperatifin bir kısım inşaat işlerinin davacı tarafça üstlenildiğini bu konuda iki ayrı sözleşme yapıldığını davacının imalat ve inaşaatını tamamladığı kısımların bedellerinin zamanında ödenmediğini bu sebeple imalat işlerinin de yarım kaldığını, davalının haksız biçimde sözleşmeyi fesih ederek sözleşme gereğince işlerin tamamlanmasını da imkansız hale getirdiğini bu konuda çekilen ihtarların da sonuçsuz kaldığını, davalı kooperatifin defterlerine ödeme kaydı olarak işlediği bir kısım ödemelerin gerçekte yapılmadığını imzasız belgelerle gerçeğe uygun olmayan ödeme kayıtları oluşturulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000-TL 'nin dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddini savunmakta, dava hakkını zaman aşımına uğradığını hak düşürücü sürenin dolduğunu kooperatifin davacıya borcu olmadığını davacı şirket ortağı olan Kemal Kocatürkün eski kooperartif yönetici ve ortağı olduğunu yönetimi kaybettiğin için bu davayı açtığını ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava alacak davasıdır. Davacı tarafın alacak iddiası ise eser sözleşmesine dayalıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir.
Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı bu sözleşme ile davalıya ait inşaatın yapımını üstlenmiştir. Ancak sözleşmenin devamı sırasında taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklardan dolayı davacı tarafın yaptığı imalat belli bir seviyede kalmış. Eserin tamamlanması söz konusu olmamıştır.
Davacı taraf, taraflar arasında ki bu sözleşme ilişkisinde ödenmeyen bir kısım alacağı kaldığını iddia etmektedir. Elde ki davada talep bu alacağa yöneliktir.
Davacının alacağı bulunup bulunmadığı belirlenirken her şeyden önce yaptığı imalatlar toplamının bedeli belirlenmelidir. Davalı tarafça yapılan ödemeler var ise yapılan imalat bedelinden bu ödemeler düşülmek suretiyle davacının ne miktarda alacaklı olduğu belirlenmelidir.
Bu durumda mahkememizce yapılması gereken imalatla ilgili teknik bilirkişi incelemesi yapmak, yapılan ödemelerle ilgili taraf defter ve kayıtlarının mali açıdan incelenmesini gerçekleştirmek olmalıdır.
Davadan önce Sulh hukuk mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası aracılığı ile keşif yapılmış ve davacı tarafın yaptığı imalatın tamamlanma oranı ve işin bedeli belirlenmiştir.
Yapılan imalatların teknik incelemesine ilişkin olarak; Sulh hukuk mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasında bilirkişi raporu alınmış, dava dosyamızdan 02.03.2015 tarihli bilirkişi raporu, 06.10.2015 tarihli bilirkişi raporu ve 26.11.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bilirkişi heyet raporu hem yapılan imalatlara ilişkin teknik değerlendirme hemde tarafların defter ve kayıtlarının mali açıdan değerlendirilmesine yönelik olmuştur.
Sulh hukuk mahkemesi aracılığı ile alınan raporda; davacı tarafından yapılan imalatlara göre inşaatın tamamlanma oranının %40,30 seviyesinde olduğu, bedelinin ise 722.982,00 TL tutarında olduğu belirlenmiştir.
Dava dosyamızdan alınan 02.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre ise; davacı tarafından yapılan imalatlara göre inşaatın tamamlanma oranının %48,30 seviyesinde olduğu bedelinin ise 866.540,00 TL tutarında olduğu belirlenmiştir.
Yine dava dosyamızdan alınan 06.10.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının edindiği C-24 ve B-1 nolu bağımsız bölümlerin alacaklara ilişkin mahsuplaşma mı yoksa satış yolu ile mi alındığı konusunda belirleme yapılabilmesi için bir kaydın bulunmadığı belirlenmiştir.
Raporlar arasındaki farklılıkları gidermek için heyet raporu alınmasına karar verilmiştir. 26.11.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda hem inşaatın tamamlanma oranı ve imalat bedellerinin belirlenebilmesi hemde mali açıdan inceleme yapılması için bu uzmanlık alanlarına yönelik bilirkişilerden heyet oluşturulmuştur. Buna göre davacı tarafça yapılan imalata göre inşaatın tamamlanma oranı %48,30 ve bedelininde 866.540,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bu oran ve imalat bedelleri 02.03.2015 tarihli raporu destekler nitelikte olduğundan mahkememizce inşaatın tamamlanma oranı %48,30 ve bedelininde 866.540,00 TL olduğu kabul edilmiştir. İmalat bedeli belirlendiğine göre taraf kayıtlarında yer alan davalı ödemeleri ve ayrıca ödeme olarak ileri sürülen husular çözümlenmelidir.
2010 yılı davacı şirketin defter ve kayıtlarına göre davalı tarafa yapılan 164.895,63 TL tutarında satış kaydının bulunduğu, davalı tarafça 112.925,00 TL tutarında ödeme kaydının bulunuğu sonuç olarak 2010 yılından 2011 yılına davacı tarafın 51.970,00 TL tutarında alacağının devrettiği görülmektedir.
2010 yılı davalı şirketin defter ve kayıtlarına göre davacı tarafça yapılan 164.895,63 TL tutarında satış kaydının bulunduğu ( bu kayıt davacı kaydı ile uyumludur), davalı tarafça davacıya yapılan 204.654,00 TL tutarında ödeme kaydının bulunuğu sonuç olarak 2010 yılından 2011 yılına davalı tarafın 39.758,37 TL tutarında alacağının devrettiği görülmektedir.
2010 yılı kayıtlarının karşılaştırılmasında defterlerdeki uyumsuzluğun davalı ödemesinin her iki tarafça kayıtlara farklı miktarlar olarak kaydedilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
2011 yılı davacı şirketin defter ve kayıtlarına göre davalı tarafa yapılan 236.000,00 TL tutarında satış kaydının bulunduğu, davalı tarafça 412.708,00 TL tutarında ödeme kaydının bulunuğu sonuç olarak 2011 yıl sonu itibariyle 51.970,63 TL (2011 yılına devreden alacak) ve 236.000,00 TL tutarlı satış faturaları toplamından 412.708,00 TL düşüldüğünde 124.737,37 TL davacının davalı tarafa borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
2011 yılı davalı şirketin defter ve kayıtlarına göre 39.758,37TL devreden alacak ve davacı davalı tarafça davacıya yapılan 484.047,52 TL tutarında ödeme kaydı ile toplam da 523.805,89 TL tutarında davalının davacıdan alacaklı olduğu görülmektedir.
Kayıtların değerlendirilmesinde davacı tarafça faturalandırılmayan imalatlar bulunduğu , 2011 yılı davacı faturalarının davalı defterlerinde yer almadığı ve davalı kayıtlarında yer alan bir kısım ödemelerin davacı kayıtlarında yer almadığı, yine davacı kayıtlarında bulunan 79.175,00 TL tutarındaki davalı ödemelerinin davalı kayıtlarında yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalı defterlerinde yer alan 242.243,52 TL tutarında ödemenin de davacı defterlerinde yer almadığı görülmektedir. Taraf defterlerinde uyumsuzluk bulunduğundan kayıtlar bir biriyle örtüşmemektedir.
Yapılan toplam imalat tutarları belirlendiğine göre davalı ödemelerinin tespit edilmesi gerekir. Davacı kayıtlarında yer almayan ödemeler bakımından ispat yükü davalı tarafın üzerindedir.
Bir kısım ödemelerin davacı alacağından düşülüp düşülmeyeceği taraflar arasında ihtilaflıdır. Davalı tarafından yapılan 20.845,42 TL tutarında ki stopaj gelir vergisi ödemesinin davacı lehine yapılan bir ödeme olduğu ve davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı tarafından Halk Bankası aracılığı ile ...'e aktarılan 32.600,00 TL tutarında ödemeler bulunmaktadır. Bankadan yapılan bu ödemelerin davacı kayıtların da nakit tahsilat olarak kaydedildiği görülmektedir. Bu sebeple 32.600,00 TL nin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dava dışı ...'ün Halkbank'tan kullandığı krediye davalının kefil olduğu ve bu kredi borcu için davalı tarafça toplamda 34.352,29 TL tutarında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Krediyi kullanan davacı şirket değildir, ...'tür, bu ödemenin davacı şirket alacağından mahsup edilmek üzere yapıldığına dair taraf defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
Ayrıca ... için yapılan bu ödemenin davacının davalıdan olan alacağından mahsup edileceğine dair davacının imzasını taşıyan bir belge sunulmamıştır. Bu ödemenin davacının alacağına mahsuben yapıldığı iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı kabul edilmiştir. Bu ödemenin davalı ile dava dışı ... arasında ki hukuksal ilişki olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu hukuksal ilişki kapsamında ...'e yöneltilebilecek bir talebe neden olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu tutar davacı alacağından mahsup edilmemiştir.
Davalı tarafından Davacının kalfası olan ...'ye yapılan 40.000,00 TL tutarında ödeme olduğu savunulmuştur. Davalı taraf bu ödemenin sözleşmenin 19. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir. Her şeyden önce dava dışı Şenol Kösenin davacı şirketten bu ödeme tutarında alacaklı olduğunun sabit olması gerekir. Dava dışı ... nin bu alacağı ne kesinleşmiş bir mahkeme ilamına, ne kesinleşmiş bir icra takibine, ne de imzası davacı tarafça inkar edilmeyen bir belgeye dayanmadığı görülmektedir. Davalı tarafından alınan 06.03.2014 tarihli kararın ve ... nin hazırladığı 06.03.2014 tarihli belgenin bir alacak doğurduğu sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Bu tutar davacı alacağından mahsup edilmemiştir.
Davalı tarafça 36.000,00 TL tutarında SGK ödemesinin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği savunulmuştur. Davalı tarafça dosyaya sunulan 27.05.2015 tarihli belgede 2010/29021 sayılı icra dosyasında Ağzem Yılmaz kişisine ait borç tutarının 36.000,00 TL olduğunun yazıldığı görülmektedir. Bu ödemenin davacı adına yapılan bir ödeme olduğunu bu belge ile kabul etmek mümkün değildir.
Bu tutar davacı alacağından mahsup edilmemiştir C24 ve B1 numaralı dairelerin davacıya ödeme maksadıyla ...ve ...'e devredildiği iddiası hususunda; davalı taraf bu dairelerin davacı alacağına mahsuben ...ve ...'e devredildiği devredildiğini savunmuştur. da Ancak dava dosyasında bu devirlerin davacı alacağına istinaden yapıldığına dair yazılı bir delil bulunmadığı gibi taraf defterlerinde de bu yönde bir kayıt bulunmamaktadır.
Daha da önemlisi dairelerin davacı alacağına mahsup edilmek üzere devredilmiş olduğuna dair Kooperatifçe alınmış bir karar dahi bulunmamaktadır. Davalı taraf bu savunmayı öne sürmüşse de bu savunmanın ispatı için herhangi bir delil sunulmamıştır.
Bu kapsamda davalı kooperatife ait kayırlar üzerinde ayrı bir bilirkişi incelemesi yapılmış 03.04.2019 tarihli raporda da belirtildiği üzere istenilen yıllara ait defterlerin sunulamadığı kura çekiminde B1 ve B25, C6 ve C24 numaralı dairelerin kime isabet ettiği , bu üyelerin üyelik haklarının kime ve hangi tarihte devrettikleri, kooperatiften alacakları yahut kooperatife borçlarının bulunup bulunmadığı denetlenememiştir.
Yalnızca varsayımdan yola çıkarak devirlerin davacı alacağından mahsup edilmek üzere yapılmış olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kesilen faturalarda ki KDV hususunda ise; dava dosyasına sunulan 2010,2011,2012 yıllarına ait 408.263,00 TL tutarlı faturanın KDV sinin 73.487,34 TL tutarında olduğu görülmektedir. Bunun davacı alacağına eklenmesi gerekmektedir.
İmalat bedelinden mahsup edilecek tutar yönünden; ödeme olarak davacı kayıtlarında yer alan 525.633,00 TL ödemenin ispatlanmış olduğu kabul edilmiştir. Bu ödeme davacı alacağından mahsup edilmelidir. Davalı tarafından halk bankası aracılığı ile ...'e aktarılan 32.600,00 TL davacı alacağından mahsup edilmelidir.Davalı tarafından yapılan 20.845,42 TL tutarında ki stopaj gelir vergisi ödemesi davacı alacağından mahsup edilmelidir. Toplam mahsup edilecek tutar 579.078,42 TL'dir.
Sonuç itibariyle davacı tarafça yapılan toplam imalat tutarının 866.540,00 TL olduğu bu tutara 73.487,34 TL tutarında KDV eklendiğinde 940.027,34 TL olduğu tespit edilmiştir. 579.078,42 TL tutarında davalı ödemesinin davacı alacağından mahsup edilmesi sonucunda davacının davalıdan 360.948,92 TL tutarında alacaklı olduğu takdir edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/564, K. 2019/1187, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama