KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2014/898 Esas - 2018/403
- Esas no
- 2014/898
- Karar no
- 2018/403
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- ... -T.C. NO: ........
- Bağlarbaşı Mah. 2.Armut Sk. No
- 2 İç Kapı No:1 Osmangazi/ BURSA
- Vekili
- Av........... - Ulubatlı Hasan Bulvarı Hanedan Apt.No.65, Kat:2,D.:3,4 16240 Osmangazi/ BURSA
- Davalılar
- 1- ... İNŞAAT SAN. VE TİC. TUR.LTD.ŞTİ
- Üsküp Cad. No
- 24/13 Çankaya/ ANKARA
- Vekili
- Av. ........ - Güzeltepe Mahallesi Alper Sokak No:14/10 Çankaya/ ANKARA
Karar Metni
1.862 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
2- ... ELEKTRİK İNŞAAT TAAHHÜT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ Üsküp Cad. No: 24/13 Çankaya/ ANKARA 3- ... - Üsküp Cad. No: 24/13 Çankaya/ ANKARA 4- ... - Gür Cad 1530/40 Osmangazi/ BURSA
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 26/06/2014
KARAR TARİHİ : 28/03/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılar arasında yer alan şirketlerin ortak girişim yoluyla TOKİ'ye ait iki ayrı işte müteahhitlik yaptığını, yapılacak inşaatların konut bölümlerinin elektrik işlerinin davacı tarafça yapılmasına dair anlaşma sağlandığını, davacının edimlerini yerine getirmekteyken mali sıkıntıya düştüğünü, bu sebeple bir kısım malzemele alımının davalı şirketlerce yapılmasına ilişkin ek protokol imzalandığını, protokol uyarınca iş bitiminde çözülmesi kaydıyla davacıya ait bir taşınmazın davalı şirketlerden birinin yetkilisi olan ... lehine ipotek ettirildiğini,
davacının yarım bıraktığı işlerin üçüncü kişilere tamamlattırıldığını, ve işin TOKİ'ye teslim edildiğini ancak davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığını, hatta kötü niyetli biçimde ipoteğin paraya çevrildiğini, cebri icra satışında taşınmazın alacağa mahsuben Avukat ... tarafından satın alındığını, davalı ... İnşaat ortaklarından Mehmet ...'ın kaynı ve çalışanı olan ...'a satıldığını, ...'ın da taşınmazı ... isimli kişiye sattığını, ...
İnşaat yetkililerinin ...'ı yine bir akrabalarına borçlandırarak icra takibi başlattığını, açılan tasarrufun iptali davasıyla ... isimli kişinin de mağdur edildiğini, davacı tarafın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/679 esas sayılı dosyasıyla sözleşmeden kaynaklanan alacak davası açtığını, bu davada alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirketlerden 199.362,90 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu durumda ipoteğin haksız biçimde paraya çevrildiğinin ortaya çıktığını ileri sürerek Bursa ili Bağlarbaşı Mahallesi 854 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline,
tescil talebi yerinde görülmezse taşınmaz bedelinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı ... İnşaat Ltd.
Şti. ise, davanın reddini savunmuş, davanın ipotekli malın satışından 7 yıl sonra açıldığını ve kötü niyetli olduğunu, dava hakkının zaman aşımına uğradığını, dava için Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, tapu iptali ve tescil talebinin ancak malike karşı ileri sürülebileceğini, ipotek alacaklısına karşı ileri sürülemeyeceği için davanın hususmet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme gereğince üstlendiği edimleri tamamlayamadığını, bu sebeple 17/05/2007 tarihli protokol gereğince kalan işlerin kendileri tarafından tamamlandığını, işçilik ve malzeme bedellerinin de ...
İnşaat tarafından karşılandığını, buna rağmen davacının maddi sıkıntıya girdiği gerekçesiyle şirkette nakit talebinde bulunduğunu, TOKİ ihalelerinde sorun yaşamamak için davacının talebinin yerine getirildiğini ve imalat - hakedişler dışında davacıya borç para verildiğini, 13/03/2007 tarihli protokol gereğince de dava konusu taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, davacının edimlerini yerine getirmemesi üzerine noterden ihtar gönderilerek ödeme için süre verildiğini, ödeme yapılmazsa ipoteğin paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, istirdat talebinin hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve sürenin geçtiğini,
sebepsiz zenginleşme söz konusu ise bunun da zaman aşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava esasen tapu iptali ve tescil davasıdır. Bu itibarla davalı ... İnşaat vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Üstelik davalılardan biri Bursa'dadır. Bu itibarla davanın Bursa Mahkemelerinde açılmasına usule aykırılık yoktur. Somut olayda temel olarak ipoteğin paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir.
Nitekim davalı tarafın ipoteği paraya çevirmeden önce bir ihtar keşide ettiği, ve ödeme için süre verdiği, davacı tarafın ödeme yapmaması üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Süren takip sırasında takibe yönelik herhangi bir dava yahut menfi tespit iddiası da söz konusu değildir. O halde davacı taraf ipoteğin paraya çevrilmesinin kötü niyetli olduğunu ispat etmedikçe tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacaktır.
Esasen davacı taraf ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu olmadığını ileri sürmüş değildir. Bu itibarla cebri icra yoluyla yapılan satış ve mülkiyet naklini geçersiz kılacak bir talebin dinlenmesi doğru değildir. Taşınmazın üçüncü kişilere de satıldığı nazara alındığında malik olmayan kişilere yönetilen tapu iptali ve tescil talebi kabul edilemez. Ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla fazladan tahsil edilen bir miktar varsa istirdat talebi kabul edilebilir. Bu durumda da diğer davalılar ... ve ... yönünden husumet eksikliği söz konusu olacaktır.
Bir başka hukuki sorun da iş ortaklığı biçiminde tanımlanan davalı şirketler arasındaki adi ortaklık halidir. Davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan alacak haklarına ilişkin talepleri ancak adi ortaklığa karşı ileri sürülebilir. Buna karşılık ipoteğin yalnızca ... İnşaat Ltd. Şti lehine verildiği ve ipoteğin de anılan şirket tarafından paraya çevrilerek bedelin tahsil edildiği kabul edilirse ipoteğin haksız biçimde paraya çevrilmesinden kaynaklanan alacak hakkı sadece ... İnşaat aleyhine ileri sürülebilir. Bu durum da hukuki tartışmaya açıktır. Zira ipotek adı geçen şirket lehine değil şirketin yetkilisi ... adına verilmiştir. Nitekim ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ... tarafından başlatılıp sonuçlandırılmıştır.
Eldeki davanın temel niteliği ipotek sebebiyle borçlu olunmadığının tespitidir. Davacı taraf, ipotek takibi başlatıldığında, ipoteğin varlığına rağmen bir borç bulunmadığını, borç mevcut olmamasına rağmen ipoteğin paraya çevrildiğini iddia ederek menfi tespit ve ipoteğin fekkini talep etmelidir. Takip sürerek bu davayı açamayan davacının, takip sonlandıktan ve ipotek paraya çevrilerek alacaklıya ödeme yapıldıktan sonra İ.İ.K. M:72/7 maddesi çerçevesinde istirdat davası açma hakkı doğar. Bu dava da bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Bu süreyi geçiren borçlunun artık bu takip sebebiyle menfi tespit ve istirdat davası açma hakkı kalmayacaktır.
Davacı tarafın haksız paraya çevirme iddiasına esas olan takip 2008 yılında sonuçlanmıştır ki bu husus taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Davacı taraf eldeki davayı 2014 yılında yani hak düşürücü süre dolduktan sonra açmıştır. Davacı tarafın tebligat sorunları ve takibin usulsüz biçimde kesinleştirildiği iddiaları da bu davada dinlenemez. Davacının daha 2010 yılında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/679 Esas sayılı davayı açarken ipoteğin paraya çevrildiğinden haberdar olduğu da ortadadır. Davacı en nihayet vukufiyetten itibaren dava açacak olsa en geç 11/10/2011 tarihinde bu iddialarını ileri sürmesi gerekir. Artık tamamen kesinleşmiş ve sonuçlanarak hüküm ifade etmiş, alacaklıya ödeme yapılmış bir takibe karşı eldeki dava dinlenemez.
Kaldı ki davacı taraf tüm sözleşmesel ilişki sebebiyle eksik tahsilat yaptığını, aldığı ödemelere ipotek takibiyle yapılan tahsilatın dahil edilmediğini düşünüyorsa, bu iddiasını Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/679 Esas sayılı dosyasında ileri sürmeli, bilirkişi hesabının bu yönden eksik olduğunu bildirmelidir. Halbuki anılan dava sonuçlanmış ve taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Daha açık ifade ile davacı taraf ipotek takibine karşı çıkamamış olsa da bu ipoteğin sözleşmeden kaynaklanan sebeplerle paraya çevrildiğini ve yapılan tahsilatın davalı şirketler aleyhine nazara alınması gerektiğini belirterek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan fazla tahsilatı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/679 Esas sayılı dosyasından talep etmelidir.
Yukarıda açıklanan tüm usule ve esasa ilişkin gerekçeler ile davanın tümden reddi gerekir.
Katip Muhalif Üye
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/898, K. 2018/403, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama