KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/249
- Karar No
- 2018/1458
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
- Esas no
- 2015/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
2- 3- 4- VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ : Av. 2- VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/02/2015
KARAR TARİHİ : 14/11/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 14/01/2015 günü meydana gelen bir trafik kazasında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu biçimde sol şeritten sağ şeride geçmek isterken davacı aracına çarparak sürüklediğini, kaza sonrasında davacı aracında maddi hasar meydana geldiğini, araç içerisinde ailesi ile birlikte seyahat eden davacı tarafın büyük bir korku geçirerek manevi zarara uğradığını ileri sürerek her bir davacı için 5.000.-TL manevi tazminat ile davacı aracında meydana gelen hasara ve araç mahrumiyetine karşılık 3.050.-TL'nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı sigorta şirketi davanın reddini savunmakta kusurun ispatı gerektiğini, manevi tazminatın poliçe kapsamında kalmadığını, hasarla kaza arasında illiyet bağı bulunması gerektiğinden kazanç kaybı taleplerinin yerinde olmadığını, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, ancak ihbar tarihinden sonra belgelerin toplanması ile temerrüt oluşabileceğini ileri sürmektedir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuş, kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, davacı sürücünün şerit ihlali yaptığını, araçtaki hasarlı yerler ve kaza sonrası araçların konumu itibariyle kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşemeyeceğini, araç mahrumiyeti zararının haksız olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Zorunlu trafik sigortacısı da hasım gösterildiğinden dava ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf bir trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazada davalı tarafın kusurlu olduğunu, kaza ile hasar arasındaki illiyet bağını ve zarar miktarını ispat etmelidir.
Tarafların karıştığı bir trafik kazasının varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Ancak kusurun kimde olduğu konusunda ciddi tartışma vardır. Bu nedenle doğrudan Adli Tıp Kurumundan rapor alınması uygun bulunmuştur.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 01/12/2015 günlü yazısı ile dosya ekindeki görüntü kayıtlarından yeterli sonuca ulaşılamadığını belirterek yerinde keşif yapılıp araçların konumları, seyir istikametleri çarpışma noktaları konusunda kroki hazırlanmasını istemiştir. Bunun üzerine mahkememizce bir heyet oluşturulmuş, heyete bir fizikçi de katılmıştır.
Bu keşif sonrasında krokili raporlarını sunan bilirkişiler davalının %60, davacının %40 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirmişlerdir. Bu kanaat yeterli olmadığı ve makul biçimde gerekçelendirilmediğinden önceki karar çerçevesinde ve çizimler esas alınarak rapor hazırlanması için dosya tekrar Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir. ...
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/05/2017 tarihli raporunda olayın oluşu ile ilgili yeterli kanaate ulaşılmadığı belirtilerek seçenekli değerlendirme ve hesaplama yapılmıştır. Rapora göre davacı aracı orta şeritte ve davalı aracı sol şeritte iken davalı araç sağa geçmek istediyse tam kusur davalıya aittir. Eğer davalı aracı orta şeritte ise ve davacı aracı sağa geçmek isterken kontrolsüz hareket etmişse bu kez tam kusur davacıya aittir.
Raporda CD çözümünün yeterli biçimde yapılması halinde yeni bir değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Bunun üzerine CD çözümü için yeni bir rapor alınmıştır. Görüntü incelemeleri ve diğer araçları da esas alan değerlendirme sonucunda kazanın hemen öncesinde davalı aracı olan TIR'ın sol şeritte, davacı aracı olan otomobilin ise orta şeritte seyrettiği yolunda kanaat açıklanmıştır.
Bu aşamadan sonar CD çözüm raporu ile birlikte dosya ATK'ya gönderilerek son rapor alınmıştır. 03/06/2018 tarihli son rapor da seçenekli yazılmış, kusur konusunda takdir mahkemeye bırakılmıştır. Rapora göre olay davacının anlattığı biçimde ise davalı taraf tam kusurlu, davalının anlattığı biçimde ise davacı tam kusurludur. O halde takdirin mahkememizce yapılması ve bu takdirin gerekçelendirilmesi gerekir.
Mahkememizin kabulüne göre olay davacının anlattığı biçimde gerçekleşmiştir. CD çözümleme raporundan anlaşıldığı ve tarafların da açıkça beyan ettiği üzere seyir anında TIR (en sol şeritte olmasa bile) sol tarafta gitmekte, otomobil onun sağındaki şeritte bulunmaktadır. Temel sorun doğrultu değiştirme manevrasını kimin yaptığı noktasındadır. Temel fizik kuralları nazara alınırsa doğrultu değiştiren tarafın davalı taraf olduğu ortaya çıkar.
Çünkü hiç doğrultu değiştirmeden yoluna devam eden TIR gibi ağır bir araç, önüne çıkan cismi kendi istikametinde sürükler. Hız vektörü ileri doğrudur. Bu cisim TIR'ın tam önüne değil de sağ köşesine çarparsa, gücün yöneldiği istikamete göre TIR cismi sağ tarafına doğru yoldan çıkarıp önünden sağa atar. Burada hangi aracın doğrultu değiştirdiği önemli değildir. Bu esnada TIR da sol tarafta yani kendi şeridinde kalmaya devam eder.
Zira otomobilin gücü TIR'a yön değiştirmeye yetmez. Üstelik otomobil TIR'a sağdan çarptıysa etkisiz kalmakla birlikte TIR'ı sola iter. Ama kesinlikle sağa itmez.
Katip · e-imzalı Hakim · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/249, K. 2018/1458, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama