KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2016/1056
- Karar No
- 2018/837
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- Av.
Karar Metni
1.706 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
2-
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/08/2016
KARAR TARİHİ : 06/06/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin daha önceki dönemde davacı ... ... katılımcısı olduğunu, bu amaçla yapılan sözleşme sırasında elektrik ve doğalgaz tedarik hizmetlerinin teminatı olmak üzere 200.000 TL ve 160.000 TL tutarlı iki adet teminat mektubu sunulduğunu, bu teminat mektuplarının ... Ltd. Şti.'nin dosyasında muhafaza edildiğini, davalı ... Ltd. Şti.'nin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi üzerine ...
15. İcra Dairesinin 2014/... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, çekilen ihtara rağmen borçların ödenmediğini, bu sebeple teminat mektuplarının paraya çevrilmesi için bankaya 12/06/2016 tarihli yazı ekinde ibraz edildiğini, teminat mektuplarının varlığını kabul eden davalı bankanın ödeme yapmak üzere imza karşılığında teminat mektuplarını teslim aldığını, ancak daha sonra teminat mektuplarının sahte olduğu ileri sürülerek ödeme yapılmadığını, davalı bankanın iddiasının aksine teminat mektubunun iade alındığına dair kendilerine daha önce bildirimde bulunulmadığını,
yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunan bankanın da sorumluluğu bulunduğunu, yüksek miktarlı iki teminat mektubunun teslim alındığına dair bankada kayıt bulunmamasının olağan hayat tecrübesine aykırı olduğunu, bankanın davacı kurumdan teyit almadan işlem yapmasının doğru olmadığını ileri sürerek 360.000 TL tutarlı teminat mektubu alacağından şimdilik 1.000 TL'lik kısmını davalı bankadan tahsiline, davalı ... Ltd.
Şti.'nin bakiye borçları ile sınırlı olmak üzere hesaplanacak meblağın 6183 sayılı kanuna göre işleyecek faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILARIN CEVABI
Davalı ... A.Ş. davanın reddi gerektiğini savunmakta, davacının sunduğu teminat mektuplarının sahte olduğunu, buna dayanarak tazmin talep edemeyeceğini, davacı ve banka arasında herhangi bir garanti sözleşmesi de kurulmadığını, bankanın sorumluluğunu gerektirecek hukuki bir sebep olmadığını, teminat mektuplarının gerçekliği konusunda davacı bankadan teyit alınmadığını, bankaca yapılan işlemlerin hukuka, bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, kısmi dava açılmasının haksızlığı gösterdiğini, davalının ikametgahı itibariyle ... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava, davalı banka yönünden teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin reddi sebebiyle alacak davası, davalı ... Ltd. Şti. yönünden ise sözleşmeden kaynaklanan alacak davası niteliğindedir. Davacı ... tüzel kişiliği ile davalılardan ... Ltd. Şti. arasında bir katılımcı sözleşmesi bulunduğu tartışmasızdır. Keza katılımcı ... Ltd.
Şti.'nin sözleşmenin kurulması aşamasında davalı bankadan temin ettiği teminat mektuplarını ... yönetimine teslim ettiği de tartışma dışıdır. Gerçekten de katılımcının bir kısım taahhütlerini garanti altına almak üzere davalı banka tarafından iki ayrı teminat mektubu düzenlendiği ortadadır. Ancak teminat mektupları paraya çevrilmesi aşamasında mektupların sahte oldukları iddia edilmiş ve ödeme yapılmamıştır. Davalı bankanın sorumluluğunu bu çerçevede değerlendirmek gerekir.
Buna mukabil ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu katılımcı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Katılımcı sıfatıyla altına girdiği yükümlülüklere aykırı davrandığı ve bir kısım fatura bedellerini ödemediği sabit olursa ... Ltd. Şti.'nin sözleşme sebebiyle borçlu olduğu kabul edilmelidir. Elbette davalı bankanın teminat mektubundan kaynaklanan sorumluluğu da teminat limiti kadar değil, ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğu miktar kadardır.Davalı ... Ltd.
Şti.'nin ödenmemiş doğalgaz, elektrik, atık su ve benzeri katılımcı borçları bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 09/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda ... Ltd. Şti.'nin davacı tarafa 182.421,67 TL borçlu olduğu, ayrıca çeşitli fatura bedelleri toplamının da 71.660,25 TL'ye ulaştığı belirlenmiştir. Öyleyse eldeki yargılamada esas alınması gereken talep limiti bu iki bedelin toplamı olan 254.305,73 TL'dir.
Ancak davacı taraf talebini ıslah etmiş, ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 359.000 TL alacağın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Dava değeri itibariyle dosya heyete aktarılmış ve yargılamaya heyette devam edilmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. yönünden alacak miktarına ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmaya yeterlidir.
Davacı ...'nin başkaca alacakları da mevcut olmakla birlikte bu alacak daha önce 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/ E. 2015/ K. Sayılı ilamıyla hüküm altına alınmıştır. Davalı bankanın sorumluluğu konusunda alınan 09/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı bankanın ... Ltd. Şti. lehine 26/04/2013 tarihinde 160.000 TL ve 200.000 TL bedelli iki adet kesin ve süresiz teminat mektubu verdiği net olarak ortaya konulmuştur.
Ancak banka kayıtlarına göre teminat mektupları verildikten 21 gün sonra 17/05/2013 tarihinde bankaya iade edilmiştir. Tazmin talebinde kullanılan teminat mektuplarının orijinal olmadığı değerlendirilmiş, bu sebeple bankanın tazmin yükümlülüğü görüşüne yer verilmiştir. Bilirkişi raporuna göre bankaca yapılan herhangi bir usulsüzlük yoktur. Davacı ... teminat mektuplarının alındığına dair teyit istemediğine göre bir garanti sözleşmesinden de söz edilemez.
Bilirkişi, bankanın da teminat mektuplarını geri alması halinde ...'tan görüş sorması gerekmeyeceği kanaati ile bankanın sorumlu olmadığı yolunda görüş bildirmiştir. Olayların ortaya çıkması sebebiyle yapılan şikayetler üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış ve ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Dava halen derdest olup şirket yetkilisi ... ve ... aleyhine açılmıştır.
Bu davanın sonucunun beklenmesinde yarar görülmemiştir. Ancak dosya kapsamından açıkça anlaşılacağı üzere birbirinin tıpatıp aynısı olan iki takım teminat mektubundan bir takımı gerçek bir takımı renkli fotokopidir. Asıl uyuşmazlık ...'a verilen nüshanın ilk ve gerçek nüsha olup olmadığı, ...'ın bankaya sunduğu mektubun sahte olup olmadığı noktasındadır. Bu durumun tespiti esasen bankanın sorumluluğunun da temelini teşkil edecektir.
Davacı taraf bankaya teslim edilen teminat mektuplarının gerçek olduğu iddiasındadır. Hatta banka memurlarının teminat mektuplarını ilk aldıklarında sahte olduğunu ileri sürmedikleri, ödeme yapmak üzere teslim aldıkları, bu srada bazı şüpheli davranışlar sergiledikleri iddia edilmiş, ... görevlileri de bu meyanda tanıklık yapmışlardır. Olayların gelişiminden anlaşıldığı kadarıyla ... Ltd.
Şti.'nin başvurusu üzerine sözleşme sebebiyle iki teminat mektubu iki teminat mektubu hazırlanıp ... Ltd. Şti.'ne verilmiştir. Bu mektupların ... yönetimine teslim edildiği kabul edilmektedir. ... görevlileri sürekli bu işi yaptıklarını, teminat mektubunu yeterince kontrol ettiklerini ve baştan itibaren gerçek teminat mektubunu teslim aldıklarını ileri sürmektedir. İhtimaller değerlendirildiğinde olaylar bir kaç şekilde cereyan etmiş olabilir.
Birincisi ... yönetimine baştan beri fotokopi - sahte teminat mektubu verilmiş, bu husus görevlilerce fark edilmemiş olma ihtimalidir. Baştan beri sahte olan teminat mektubu bankaya ibraz edildiğinde de sahte nüsha olacaktır. Banka kayıtlarına göre teminat mektuplarının orijinalleri düzenlenmesinden yirmi bir gün gibi kısa bir süre sonra bankaya şirket yetkilileri tarafından iade edilmiştir.
Teslim ve iade edenin imzasını taşıyan bir tutanak olmamakla birlikte teminat mektubunu teslim alan banka memurunun imzası ve teslim alındığı kaşesi vardır. Bu durum orijinal teminat mektubunu iade edildiğini açıkça gösterir. Sözleşmeden doğan sorumluluklar devam ettiğine göre teminat mektuplarının iade edilmiş olması olağan değildir. O halde ... içinden bir görevlinin suistimali ile orijinal teminat mektubunun sahtesi ile değiştirilmesi ihtimali gündeme gelir.
Ya da baştan beri sahte teminat mektubunu veren şirket yetkilisi şüphelerin ortadan kalktığına kani olacak kadar teminat mektubunun orijinalini elinde tutup bir süre sonra da bankaya iade etmiş olmalıdır. Ceza yargılaması daha çok şirket yetkililerin usulsüzlüğü çerçevesinde cerayan etmektedir. Son ihtimal de davacı ... yönetiminin bankaya gerçek teminat mektuplarını sunmuş olmasına rağmen bankada sahteleri ortaya çıkarılarak tazminden kaçınma halidir.
Bu halin varlığı ortaya çıkarsa davalı bankanın sorumluluğu doğacağı izahtan varestedir. Durumun anlaşılabilmesi açısından emanet memurluğunda tutulan teminat mektuplarının orijinal ve sahte örnekleri dosyaya celp edilerek incelenmiştir. Kapalı zarfi içinde emanet memurluğundan gönderilen teminat mektupları incelendiğinde sahteliği bilirkişi raporu ile teyit edilmiş nüshaların sağ üst köşesinde ... ve ... rumuzlarına yer verildiği görülmüştür.
Orijinal olduğu teyit edilen teminat mektuplarında bu rumuzlar yer almamaktadır. Davacı tarafın hem dava dilekçesi ekinde hem de başka dilekçeler ekinde sunduğu fotokopiler de bu rumuzlar yer almaktadır. Bu durum bize davacı tarafa teslim edilen teminat mektuplarının baştan itibaren taklit olduğunu açıkça gösterir.
Teminat mektubunu teslim alan davacı taraf mektupların üst köşesine ilgili sözleşmelerle bağlantısını kuracak rumuzlar yazmıştır. ...'a verilen teminat mektubunun başlangıçta orijinal olduğu kabul edilecek olsa rumuzların bu nüshada yer alması gerekir.Orijinal ve sahte teminat mektupları üzerlerindeki yazı ve ibareler itibariyle birebir aynıdır. Ancak kağıt dokusu ve gramajı farklı, sahte olanın renkleri daha soluktur.
Her iki mektup üzerinde de hologramlı bandroller yapıştırılmıştır. Orijinal nüshadaki bandrol kağıttan ayrılamayacak biçimde baskılı ve üzerinde teminat mektubunun seri numarası basılıdır. Sahte olandaki bandrol pul gibi kabarık biçimde yapıştırılmıştır. Tüm bunlara rağmen orijinali elde olmadan sahtesini gözle ayırt etmek mümkün değildir.
Mahkememizin kabulüne göre ...'a verilen teminat mektupları baştan itibaren sahtedir. Bu durum fark edilmemiş ve şirket yetkilisi tehlike geçtiğine kanaat ettikten sonra orijinal teminat mektuplarını bankaya iade etmiştir. Elbette uyuşmazlık çıkıncaya kadar teminat mektubunun sahteliği ortaya çıkmamıştır. Usulsüzlüğün banka tarafından yapılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığı gibi ... görevlileri tarafından yapılmasını gerektiren sebep de yoktur.
Sahtelik ... görevlileri tarafından yapılmış olsaydı teminat mektuplarını bilerek bankaya ibraz etmezlerdi. Sahtecilik banka görevlileri tarafından yapılmış olsaydı ...'ın teslim alma sırasında mektuplar üzerine yazdığı rumuzlar orijinali üzerinde de olmalıydı. Bu sebeple sahtecilik işleminin şirket yetkilisi tarafından yapıldığı kabul edilmiştir. Artık bankaya atfedilecek bir kusurdan söz edilemez.
Öte yandan ... yönetimi teminat mektubunu aldıktan sonra bankadan teyit sormamıştır. Sorsaydı elbette banka tarafından olumlu teyit verilecekti. Çünkü belgenin sahtesi ile orijinali birbiri ile tıpatıp uyumludur. Banka memurları teminat mektubunu bizzat görmeden sahteliği anlayamayacak, tarih ve numara üzerinden sorulacak bilgiler de anlamsız kalacaktır.
Fakat teyit almamanın başka bir hukuki sonucu öngörülmüştür. ... yönetimi mektup için teyit almış olsaydı banka da teminat mektubunu iade aldığında karşı teyit için ...'a bilgi vermek zorunluluğu altında kalacaktı. Bu halde sahtelik kısa zamanda ortaya çıkacak ve sorumluları hakkında işlem yapılabilecekti. Üzerine düşen bu gerekliliği ihmal eden ve bilmeden de olsa sahte teminat mektubunu teslim alan davacı tarafın bankanın sorumluluğunu ileri sürmesi haksızdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle baştan beri sahte teminat mektubunu alan davacının bankaya orijinallerini teslim ettiği iddiası da ispat edilememiştir. Tüm bu izahat çerçevesinde davalı bankanın teminat mektubunu tazmin yükümlülüğü bulunmadığı kabul edilerek, onun yönünden davanın reddine karar verilmiş, diğer davalı yönünden dava kabul edilmiştir. ... Ltd. Şti. Yönünden talep "borç miktarı" kadardır. Bu nedenle kısmen kabul hükmü yerine tam kabul hükmü kurulmuştur.
Başkan · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Katip · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1056, K. 2018/837, 6 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama