KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1220
- Karar No
- 2018/1034
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 25/09/2017
Karar Metni
873 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı aleyhine ...
16.İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, usulsüz tebligat sebebiyle zamanında itiraz edememeleri yüzünden takibin kesinleştiğini, haciz baskısı altında bir miktar ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, ancak gerçekte davalı tarafa borçlar olmadığını, alacağa dayanak yapılan faturanın alacağın varlığını ispata yeterli bulunmadığıını, mal teslimi gibi hususların ayrıca ispatı gerektiğini, faturanın tek başına mal teslimini göstermeyeceğini, taraflar tacir olduğuna göre defter kayıtlarında buna ilişkin kayıt bulunması gerektiğini, geçerli bir sözleşme bulunmadığını,
takibe dayanak yapılan çekin davacı şirket yetkilisi tarafından ihdas edilmediğini, ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacı tarafın süreç içinde unvan değişiklikleri yaptıklarını, ... bu şirketlerde ortaklığı bulunduğunu, ... Reform İnşaat Müh. Yapı Malz. Proj. Mimarlık Tur. San ve Tic. Ltd. Şti ile dava dışı şirket olan ... ... Proj. Mimarlık Müh. İnş. Turz. San ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi olan ... bir dönem ortaklıktan çıkıp tekrar girdiğini, taraflar arasında otomobil satışından kaynaklanan bir alacak bulunduğunu, takibe dayanak çekin de bu alacağa ilişkin olduğunu, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, hem oto satış sözleşmesi hem de çek teslim belgesi bulunduğunu, ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava kambiyo senedinden kaynaklanan ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf borçlusu bir şirket olan çekteki imzanın keşideci şirket yetkilisi tarafın imzalanmadığı iddiasındadır.
Dava dilekçesinde bu hususlar muğlak ve terditli biçimde anlatılmış, çekin ihdasına sebep olan ticari ilişkin faturasının bulunmadığı iddia edilerek bunun çekteki alacağı da şüpheli hale getirdiği yolunda beyanlar ileri sürülmüştür.Bilindiği gibi bir kambiyo senedi olan çek temel ilişkiden mücerret biçimde bir alacağı ispat eder. Temel ilişki ispat edilemese dahi çekin varlığı alacağın varlığını ispata yeterlidir.
Bu durumda ispat külfeti çek borçlusuna geçer ve ve çek borçlusu çeke rağmen neden borçlu olmadığını ispat yükümü altına girer. Nitekim eldeki davada da ispat külfeti davacı taraf üzerindedir.Çekin yukarıda beyan edilen mahiyeti nazara alındığında çek konusu alacağın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmaması veya faturalı bir alacak olup olmadığı konusunda araştırma yapmaya gerek görülmemiştir.
Kaldı ki davalı taraf bir sözleşme sunarak çekin ihdasına neden olduğunu ileri sürdüğü ticari ilişkiyi açıklamıştır. Üstelik davalı taraf usule uygun biçimde dürüstlük kuralına uyarak kendi cephesinden olayları açıklamış, hukuki ilişkinin hikayesine temas etmiştir. Halbuki davacı taraf anlatımını muğlak bırakmış, çekin ne sebeple verildiğini anlatmamıştır.
Yetkisiz biri tarafından imza edilmiş olsa da çekin ne sebeple bu kişi eline geçtiği, ne sıfatla çek yaprağını elinde bulundurduğu ve neden imzalayarak davalıya teslim ettiği, borç yoksa neden çek düzenlendiği, ... ile davalı arasında borç olmadan çek verilmesini gerektirecek danışıklı bir durum olup olmadığı gibi husular suskunlukla geçiştirilmiştir. Halbuki bu durumlar davanın anlaşılabilmesi için elzemdir.
Dava konusu çek ile birlikte başka çekler de teslim edildiği halde neden bir çek için dava açıldığı da yeterince açıklanmamıştır. Davacı taraf davalının sunduğu birtakım belgelerin korkutma yoluyla imzalatıldığını ileri sürmüşse de bu iddiasına değer vermek mümkün değildir. Zira davacı taraf dava dilekçesinde böyle bir iddiaya yer vermediği gibi, korku hali ortadan kalkınca girişimde bulunduğunu ispat edecek bir delile de dayanmamıştır.
Davacı taraf son beyanlarında kabul etmediği protokole göre dava konusu çekin kendisine iadesi gerektiğini de söyleyerek çelişki yaratmıştır. En azından usuloi dürüstlük kuralına aykırı davranan davacı tarafın bu beyanlarına hukuki değer vermek mümkün değildir. Aracın devrini almamış olmak bir araç satışı sebebiyle çek verildiğini ortadan kaldıracak biçimde de yorumlanamaz.
Bedelini ödeyen alacaklı isterse aracın devrini almak üzere satıcıya müracaat edebilir veya aracı iade ettiğini ispat ederek geçersiz sözleşmeyle verdiği bedelleri geri isteyebilir. Davacının bu yollara tevessül etmediği anlaşılmaktadır.Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirketin yetkililerinin kim olduğu araştırılmıştır. Gelen cevabi yazıya göre dava konusu çekin ihdas ve teslim tarihi olan 29/09/2016 tarihi itibariyle ...'in şirketi temsil yetkisi vardır.
Davalı tarafın sunduğu "Tahsilat/Tediye Makbuzu" başlılı belge mahkememizce kabul edilebilir bulunmuştur. Zira bu belge temel hukuki ilişkiyi anlamaya ve anlatmaya yarayan diğer sözleşmelerle uyumludur.
Kaldı ki gerek şirketin adından, gerek birçok belgenin ... tarafından imzalanmasından, gerek dönem dönem şirketlerin temsil yetkilisinin ... olmasından ve gerekse şirkete ait çek defteri gibi belgelerin ...'in elinde bulunmasından anlaşılacağı üzere ... üçüncü kişileri yanıltacak biçimde şirketi temsilcisi gibi hareket etmiş, şirket adına borçlandırıcı muamele yapmıştır. Halen de şirketin temsilcisi münferiden ...'tir.
Kısa bir dönem şirket paylarını devretmiş veya temsilcilik sıfatının sona ermiş olması sonucu değiştirmez. Bu kısa dönemlere dayanarak hak iddia etmek hakkın kötüye kullanılmasıdır. Bu durum da hukuken korunmaya layık değildir. Davanın reddi gerekir.Davacı taraf menfi tespit davasında haksız çıkmışsa da eldeki dava sebebiyle takip durdurulmamış, davalı zararına bir durum vaki olmamıştır.
Bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar da tahakkuk etmemiştir.
Katip · e-imzalı Hakim · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1220, K. 2018/1034, 16 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama