KÜNYE
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1614
- Karar No
- 2019/482
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2019
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ... -
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
2- ... -
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2017
KARAR TARİHİ : 17/04/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, davacının Moldova Bayraklı ...isimli geminin donatanı olan ... şirketinin ortaklarından olduğunu, geminin uluslararası sularda işletildiğini, Şubat 2016'da Mısır sularında seyir halinde karaya oturan geminin tersaneye çekilmesi, bakım ve onarımı için davacının 340.000 USD harcama yaptığını, bu bedelin kendisine ödenmesi için şirkete başvurduğunu, ancak davalı tarafın kötü niyetli ve olumsuz tutumu sebebiyle deniz alacağı niteliğindeki bu alacaklarının ödenmediğini, gemi üzerine Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz konularak seferden men edildiğini, akabinde de esas takibe geçildiğini, davalı tarafın kesinleşen takibe sonradan başvuru yaparak Bursa 3.İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyası üzerinden itiraz ettiğini, takibin durdurulduğnu ileri sürerek itirazın iptaline, davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, ihtiyati hacze itiraza ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın alacağını ispat edebilecek nitelikte belge sunamadığını, deniz alacağı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının esas iddiasının sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ele alınması gerektiğini, açılacak davanın Mısır'da açılması ve Türkiye'de tenfizi gerektiğinden iddianın esasını incelemeye mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, ihtiyati haciz yönünden görev kurallarının sonucu değiştirmeyeceğini, sunulan belgelerin orjinallerinin bulunmadığı gibi hangi belgenin neyi ispatladığının da anlaşılamadığını, dolayısıyla davacının yaptığı masrafı ispat edecek belgesi bulunmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava bir geminin donatanı durumundaki şirketin ortaklarından birinin, gemi için yaptığı masrafları ileri sürerek başlattığı ilamsız takibe itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali aynı zamanda bir alacak iddiası içerir. Esas olarak bu alacak talebi doğrudan şirkete karşı ileri sürülmelidir. Şirket ortağının taraf sıfatı yoktur. Ortaklardan biri şirket lehine bir ödeme yapmışsa bunu ancak şirketten isteyebilir. Diğer ortak dolaylı biçimde bundan yararlanacak olsa da ona yönelik bir talep ileri sürülemez. Aksi düşünce söz konusu olursa şirketin diğer ortağı durumundaki davacının da kendi şirket hissesi oranında sorumlu olduğu kabul edilir ve yaptığı masraflardan kendi hissesine düşen oranda talep hakkı olmaz. Şirket ortağına açılan davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerekirse de aşağısında açıklandığı üzere dava tümden ve esastan reddedildiğinden her bir davalı için ayrı hüküm kurulmasına gerek görülmemiştir.
Davadaki uyuşmazlıklardan biri dava konusu edilen alacağın bir deniz alacağı olup olmadığı noktasındadır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, şirketin ortağı olsa bile bir geminin veya malikinin adına yapılmış harcamalar deniz alacağı kabul edilir. Davacının iddiası geminin karaya oturması sebebiyle kurtarma ve çekme masraflarının kendilerince yapıldığı yolundadır. O halde alacağın varlığının ispatı ayrı olmak üzere uyuşmazlığın deniz alacağından kaynaklandığı kabul edilmelidir.
Bir diğer sorun görev ve yetki meselesidir. Dava deniz alacağından doğduğu için Mahkememiz görevlidir. Ayrıca takip başlatıldığında gemi Bursa - Gemlik limanında bulunduğundan yetki itirazının da yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Davacı tarafın tanık olarak bildirdiği gemi kaptanı ... duruşmada dinlenmiştir.
Bu tanık Şubat 2016’da geminin Mısır’da karaya oturduğunu, Mısır Deniz Kuvvetlerine bağlı araçlarla geminin kurtarıldığını, masrafların ... aracılığıyla ödendiğini, bu acentede diğer ortak (diğer davalı) ...’nin açık hesabından bankaya ödendiğini, davacının şirkette %20 payı olduğunu ancak bu olayda herhangi bir ödeme yapmadığını, karaya oturma sebebiyle ödenen miktarın 158.000.$ olduğunu, ayrıca geminin Türkiye’de bir şirkete 184.000.$ borcu bulunduğunu, bunun da davalı ortağın hesabından ödendiğini, davacının ödeme yaptığından haberdar olmadığını, dosyaya davacının sunduğu belgeleri incelediğini,
... acentesi tarafından imzalandığı söylenen makbuzdaki imzanın doğru olmadığını düşündüğünü, zira yetkilinin imzasının böyle olmadığını, Mısır Deniz Kuvvetlerinde işlemleri subayların yaptığını, alt seviyedeki rütbelilerin imza ve tahsilat yetkisi olmadığını, bu nedenle çavuşlar tarafından imzalandığı söylenerek sunulan belgelerin doğru olmadığını düşündüğünü beyan etmiştir.
Elbette alacağın ispatı için sunulan belgeler Mısır Devletinin yetki ve hakimiyeti altındaki yerlerde düzenlenmiştir. Gerçeğe uygunluğu da en iyi orada tahkik edilir. Farklı dil ve alfabede hazırlanan belgelerin sıhhati Mahkememiz aracılığıyla araştırılsa bile bazı şüphe ve eksikliklerin olabileceği kabul edilmelidir. Ne var ki ispat külfeti üzerinde olan davacı taraf burada takip ve dava açmayı tercih etmiştir. Sunulan belgelerin Mısır hükümeti aracı kılınarak araştırılmasından yani uzun süre ve masrafa neden olacak işlemler yapılmadan önce belgelerin araştırmaya değer olup olmadığını belirlemekte yarar vardır. Gemi kaptanının beyanı da nazara alındığında bu yöntem daha doğru olacaktır.
Bu amaçla dosya yabancı dil bilen bir uzunyol kaptanı bilirkişiye teslim edilerek sunulan belgelerin değerlendirilmesi istenmiştir. Böylece belgelerin araştırmaya değer olup olmadığı anlaşılacaktır. Bilirkişi 20.12.2018 tarihli raporunda sunulan belgeleri ayrı ayrı değerlendirmiştir. Rapora göre davacının sunduğu Sea protest belgesi kaptan tarafından düzenlenir ve kazayla ilgilidir. Kurtarma ve yedekleme sözleşmesi masraf ödemesinin yapılacağını teyit için düzenlenir.
Diğer belge hasar tespitine yöneliktir. Ek-6’da sunulan belge ise elden ödeme yapılamayacak bir duruma ilişkindir. Keza Ek-7’deki belge karşılığı ücret de elden ödenmez, tersane harcamaları içimdedir. Liman masrafları ancak banka aracılığıyla ödenir. ... adına atılan imzanın teyidi ancak Mısır Denizclik Bakanlığı aracılığıyla yapılabilir.
Mısır karasularında kaza geçiren bir geminin Mısır Deniz kuvvetlerinden hizmet almasını mecburi olabileceği ancak kurtarma hizmetinden doğan masrafların elden ödeyemeyeceği de raporda belirtilmiştir. Yine rapora göre bu masraflar ya yetkili acente ya da işletmeci/donatan tarafından banka yoluyla yapılabilir. Elden ödeme yapılmaz. Çünkü hasarın gemi sigortasından karşılanabilmesi için ödemelerin banka yoluyla yapılıp belgelendirilmesi önemlidir.
Bu rapor Mahkememizce yeterli görülmüş ve belgelerin Mısır Hükümeti aracılığıyla araştırılmasında yarar bulunmamıştır. Sunulan belgeler çoğunlukla karaya oturma ve sonrasındaki işlemlere ilişkindir. Ödeme yapıldığına dair banka dekontu yoktur. Bilirkişinin beyanı bir yana bu tür ödemelerin elden yapılmaması uluslar arası ticaretin önemli bir parçasıdır. Resmî subay olan Mısır Deniz kuvvetleri yetkililerinin elden para tahsil ettiğini kabul etmek ve buna göre hüküm kurmak mümkün değildir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1614, K. 2019/482, 17 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama