KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı
- Esas No
- 2017/620
- Karar No
- 2018/1060
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/05/2017
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyolların davalı şirkete ait muhtelif araçların ihlalli geçişlerinden doğan ve yasal süresinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezası bedellerinin tahsili amacıyla Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine haksız biçimde kısmen itiraz ettiğini, davalı şirketin ihlali geçiş vakalarına itiraz etmediğini geçmişe ilişkin ana para bedellerini ödediğini, ancak ceza tutarı ve buna ilişkin faiz harç ve ferilere itiraz ettiğini,
araçların ihlali geçişleri sırasında düzenlenen bir bildirimin araç sürücüsüne teslim edildiğini bu tarihten itibaren 15 gün içinde geçiş ücretinin Ödenmesi halinde ceza tahakkuk etmediğini ancak 15 günlük süre içerisinde Ödeme yapılmaması halinde 6001 sayılı kanunun 30/5 maddesi gereğince geçiş ücretinin on katı tutarında ceza tahakkuk ettiğini tahsil edilen cezaların yüzde altmış'ının hazine payı olarak devlete ödendiğini,
İhlalle geçişlere itiraz etmeyen davalının bundan kaynaklanan ceza ve ferilere de itiraz edemeyeceğini ileri sürerek itirazın iptali ne ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmakta, icra takibinde geçiş ücretlerini ödediklerini ancak ceza tutarına itiraz ettiklerini geçiş tarihlerinde araçların OGS cihaslarında yeterli bakiye bulunmasına rağmen bariyerlerin açılmadığını, bu sebeple şoförlere ihlalli geçiş bildirimi verilerek bariyerlerin manuel olarak açıldığını, davalı firmanın geçiş ücretlerini ödemek için yetkili iki bankaya defalarca müracaat ettiklerini ancak sistemde geçişler gözükmediğinden ücretlerin ödenemediğini, davacı firmaya yaptıkları başvuruların da sonuçsuz kaldığını, bu sebeple kendilerine ceza bedeli tahakkuk edilmesinin doğru olmadığını,
bu konuda Ziraat Bankasından alınan yazıyı sunduklarını, ihlalli geçiş kayıtlarının sistemde bulunamadığını, davacı firma da İBAN numarası vermediğini, geçiş ücretlerini ödeme konuusnda herhangi bir ihmallerinin olmadığını, icra inkar tazminatı da hükmedilemeyeceğini ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın 6001 Sayılı Kanun gereğince tahakkuk eden geçiş ücreti ve cezadan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf icra takibinde otoyol geçiş ücretine isabet eden kısmı ödemiş ancak ceza kısmına itiraz etmiştir. Bu itibarla davalı tarafın ücretli otoyolu ücret ödemeden kullandığı ve ücretsiz geçişin kaç kere tekrar ettiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Keza geçiş ücretleri de ödenmiş olduğuna göre temel olarak davalıya kesilen cezanın hukuka uygunluğu tartışılabilir.
Davalıya kesilen cezanın kanundan kaynaklandığı konusunda tereddüt yoktur. Kanunun emredici hükümleri nazara alındığında davacı işletmecinin bu konuda bir seçim hakkı olduğundan da söz edilemez. Yasa ihlalli geçişlerde otoyol işletmecisine ceza tahsili yükümlülüğü de yüklemiştir. Nitekim Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda bu ceza bir idari para cezası olarak düzenlenmiştir. Bu haliyle cezanın genel hukuk sistematiğine aykırı olduğundan söz edilemez.
Ancak özel bir şirket tarafından ceza uygulanması Anayasa'ya aykırılık tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Mahkememizin kanaatine göre Anayasa'ya aykırılık yoktur. Kanun idareye yüklediği sorumluluğun bir benzerini işletmecilik yapan özel hukuk tüzel kişisine de vermiştir. Kullanılan ifade dikkatli seçilmiş, "idari para cezası" değil "ceza" ifadesine yer verilmiştir. Burada korunan yarar şirketin ekonomik geleceği değil, kamunun ortak menfaatidir.
Cezanın hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda çözülmesi gereken ikinci mesele davalı tarafın geçiş sonrası ödeme yapma iradesine rağmen banka ve ödeme kanallarındaki aksaklıklar yüzünden ödeme yapamadığı yolundaki savunmasıdır. Elbette bilişim sistemlerinin doğası gereği zaman zaman hizmet alımında aksamalar meydana gelmesi muhtemeldir. Hem işletmeci şirketin sistemlerinde hem de bankaların sisteme bağlanmasında aksaklıklar doğmuş olması, bunun da süreklilik arz ederek zamanında ödeme yapmayı engellemiş olması halinde davalı yönünden bir mücbir sebebin varlığından söz etmek mümkün olabilir. Davalının bu yöndeki savunması nazara alınarak araştırma yapılmıştır.
Davalı tarafın Finansbank ve Ziraat Bankası aracılığıyla sorgulama yaptığı yolundaki beyanları esas alınarak bu bankalardan sistemde süreklilik arz eden bir hizmet kesintisi veya ödeme kanallarında aksama meydana gelip gelmediği sorulmuştur. Gelen yazı cevaplarına göre sistemde kısa süreli kesintiler yaşanmışsa da ödeme yapmayı veya borç sorgulamasını engelleyecek ölçüde uzun süreli veya sürekli kesinti yaşanmadığı anlaşılmıştır.
Dava devam ederken 6001 Sayılı Kanunda değişiklik yapılmıştır. 7144 Sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik gereğince ihlalli geçişlerden sonra on beş günlük süre içinde geçiş ücretinin ödenmemesi halinde uygulanan, ücretin on katı tutarındaki ceza dört kata indirilmiş, cezaya esas olan ücret de “o güzergahın en uzun mesafesi” yerine, “geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafe” olarak değiştirilmiştir.
Bu değişiklik, yasanın geçici 3üncü maddesi gereğince henüz tahsilatı tamamlanmamış para cezalarını da etkileyecektir.
Nitekim davacı taraf bu konuda beyanda bulunmuş, kanun değişikliği sebebiyle alacağın 17.525,20.TL'ye düştüğünü, davalı tarafça da bir kısım ödeme yapıldığını beyan etmiştir. İcra dosyasından yapılan sorgulamaya göre davalı taraf 13/07/2018 tarihinde 26.999,99.TL ödeme yapmıştır.
Dava ve takibin açıldığı tarihler itibariyle davacı tarafın talepleri haklı ve hukuka uygundur. Davalı taraf hem geçiş ücretlerini hem de onun on katı tutarında para cezasını ödemek zorundadır. Sonradan meydana gelen kanun değişikliği cezanın miktarını azaltmış olsa da takip tarihi itibariyle davacının haklılığı nazara alınarak uygulama yapılmalıdır. Ceza miktarının düşmesi sebebiyle bir kısım dava konusuz kalmıştır. Masraf ve avukatlık ücretleri nazara alınırken davacının baştan beri haklı olması nazara alınarak tüm masraf ve ücretler davalıya yüklenmiştir. Davacı tarafın vazgeçme beyanı nazara alınarak davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/620, K. 2018/1060, 19 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama