KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/658
- Karar No
- 2019/483
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2019
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 2-
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/05/2017
Karar Metni
1.364 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde Davacı taraf dava dilekçesinde; davacı şirketin yüksek teknolojili sanayi makinaları ürettiğini, davalı şirketlerle bayilik ve alt bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'in de sözleşmede garantör sıfatıyla yer aldığını, davalı şirketlerin sözleşmeye aykırı davranışları ve usulsüz işlemleri sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirket yetkililerinin davacı şirket yetkililerine yönelik tehdit ve hakaret gibi suç içeren eylemleri yanında sözleşmeye aykırı davranışları da bulunduğunu, davalı şirketlerin ekonomik dar boğaza girmeleri sebebiyle yetersiz servis hizmeti verdiklerini,
haksız rekabete neden olduklarını satış hedeflerini gerçekleştiremediklerini, bazı makinaların müşterilere teslim edilmeden teslim edilmiş gibi tutanaklar tutulduğunu, ekonomik acziyetleri sebebiyle mal kaçırma girişiminde bulunan davalılarla sözleşmeyi sürdürmenin imkanı kalmadığını, satıcı-davacı firmaya yeterli bilgi vermediklerini, servis işlemleri sırasıyla suistimal yaptıklarını, cari hesaptan alacaklı bulundukları 571.055 EURO ve 45.000 USD'nin bugüne kadar ödenmediğini ileri sürerek bu bedellerin 02/02/2017 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
DAVALILARIN CEVABI
Davalı ... Teknik vekili davanın reddini istemiş, sözleşmenin davacının kusurlu hareketleri sebebiyle feshedildiğini, sözleşme sürerken satış konusu mallara çekler verildiğini, dolayısıyla makina satışından kaynaklanan bir borçları bulunmadığını, bilakis alacaklı olduğunu, bu konuda Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı itirazın iptali dosyasının sürdüğünü, davacının bir çok çeki takibe koyduğunu, bunları cari hesaba işlemeden alacak ileri sürdüğünü beyan etmiştir.
Davalılar ... Makina Ltd.
Şti. de davanın reddini istemiş, sözleşme ile ilgili bir ek protokol yapılması gerektiği halde bugüne kadar yapılmadığını, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını bulunmadığını, garantörlük yükünün ek madde ile yüklendiğini, ancak ...'in sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını, tüm ipoteklerin ...'den alındığını, sözleşmenin ifası yönünden kusurları bulunmadığını, garantörlük maddesinin sonradan elle yazıldığını, asıl sorunun diğer davalı ... ile davacı arasındaki anlaşmazlıktan ve kişisel husumetten kaynaklandığını,
sözleşmesel ilişki kapsamında normal prosedür uygulanıp sözleşmenin asıl tarafı ve muhatabı olan bayiden yeterli teminat ve ipotek alınmış olsa idi müvekkillerin hiçbir kusuru olmadığından alacak ve zarar diğer davalıdan tahsil edilebilecek olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava sözleşme sebebiyle alacak davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf bir sözleşmenin varlığını, sözleşmeye göre kendi üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ispat etmelidir. Bu aşamadan sonra karşı tarafın ödemeyi ispat külfeti doğacaktır.
Davalı tarafın davaya verdiği cevap nazara alındığında davacı taraf bir sözleşmenin varlığına ilişkin aşamaya dair ispat külfetini yerine getirmiştir. Ayrıca cevaplardan anlaşıldığı kadarıyla sözleşme gereğince bir kısım malın satılıp teslim edildiği de ortadadır. Taraflar arasındaki ilişkinin bir açık hesap ilişkisi biçiminde yürüdüğü, yazılı biçimde yapılmadığı için tam bir cari hesap ilişkisi bulunmadığı ancak tarafların düzensiz aralıklarla mal teslimi ve tahsilat biçiminde çalıştıkları anlaşılmaktadır. Tarafların tacir oluşu nazara alındığında defter incelemesi yoluyla davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığını belirlemek mümkün olacaktır. Zira her iki taraf da defter incelemesi deliline dayanmıştır.
Öncelikle davacı taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması ve daha sonra da talimatla davalı defterleri incelenerek karşılaştırmalı sonuca varılması uygun görülmüştür. Davacı defterlerini inceleyen bilirkişi 06/03/2019 raporunda davacının 2.469.494,88 TL tutarında alacaklı olduğunu açıklamıştır. Bu rapora karşı bütün taraflar itiraz etmişlerdir.
Özellikle davacının satışlarının yabancı para cinsinden olduğu ve davanın da bu yönde olduğu nazara alındığında bu raporun uyuşmazlığı çözmesi mümkün değildir. Bu sebeple bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi 04/05/2018 tarihli ek raporunda yine TL üzerinden bakiye bildirmiş ve alacağı bu kez 2.550.417,33 TL olarak hesaplamıştır.
Bilirkişinin hesap biçimi mahkememizce uygun görülmediğinden özellikle döviz cinsinden satışları ve tahsilatları dikkate alarak yeni bir rapor hazırlaması istenmiştir. Bilirkişi bu kez 06/06/2018 tarihli raporunu sunmuş, tarafların süreç içerisinde düzenledikleri satış faturalarını yabancı para cinsinden tablolar halinde göstermiş, keza davalı tarafın ödemelerini de yine EURO cinsinden listelemiştir.
Bu rapora göre davacı şirketin yabancı para cinsinden alacak miktarı dava tarihi itibariyle 246.803,87 EURO, 471.149,89 USD 'dir. Buna karşılık Türk Lirası cinsinden 1.613.463,84 TL fazla tahsilat yapıldığı, dava tarihinden sonra 391.749 EURO ve 30.000 USD tutarlı çekin de karşılıksız çıktığını açıklamıştır. Raporda davacı ile davalılardan ... ve ... Ltd. Şti. arasında bir ticari ilişki bulunmadığı da açıklanmıştır.
Bu rapor gerek açıklama biçimi gerekse sonuç miktarları itibariyle hükme esas alınmaya elverişli görülmemiştir. Davacının yabancı para cinsinden alacaklı ancak Türk Lirası cinsinden borçlu çıkarılması ve bunun altında yatan muhasebe mantığı mahkememizce anlaşılamamıştır. Bu sebeple yeni bir rapor alınması ve raporun bir heyetten oluşması uygun görülmüştür.
Üç kişilik bilirkişi heyetine teslim edilen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 27/12/2018 havale tarihli raporda dava tarihi itibariyle bakiye borç miktarı çıkarılmıştır. Hem taraflar arasındaki fatura teatisi hem de ödeme kayıtları tablolar halinde gösterilmiştir. Bu rapor denetlenebilir ve anlaşılır bir sonuç göstermektedir.
Rapora göre taraflar arasında 2015-2016 ve 2017 yıllarında gerçekleşen ticari ilişkiye istinaden davalı şirket kayden 13.024,35 EURO alacaklı görünmekteyken keşide ettiği ve ödeme zımnında davacıya teslim ettiği çeklerin bir kısmı karşılıksız çıkmıştır. Karşılıksız çıkan çeklerin toplam bedeli 571.055 EURO 'dur. Bu durumda davacı 558.030,65 EURO alacaklı duruma geçmiştir.
Karşılıksız çıkan çeklerden on tanesi için bankadan sorumluluk bedeli tahsil edildiğinden ilgili tarihlerdeki EURO karşılığı tenzil edildiğinde alacak miktarı 554.674,34 EURO olarak hesaplanacaktır.
Rapora göre taraflar arasında 2017 yılında USD hesabı çalıştırılmamıştır. Buna karşılık 2015 ve 2016 yıllarında davalı şirket 15.971,13 USD alacaklıyken keşide ettiği çeklerden 45.000 USD'sinin karşılıksız çıkması üzerine 29.028,87 USD borçlu duruma düşmüştür. Taraflar arasındaki ilişkide davacı şirketin hesaplarına gelen TL cinsinden ödemeler döviz hesaplarına virman yapılmıştır. Bu sebeple davacının TL cinsinden alacağı yoktur.
Dikkat edilirse taraflar arasındaki borcun temel kaynağı davalı ... Teknik Ltd Şti. tarafından ödeme zımnında verilen çeklerin karşılıksız çıkmasıdır. Bu çeklerin ödendiğine dair herhangi bir iddia ve savunma ileri sürülmemiştir. Sadece çekler mevcut iken cari hesaptan alacak hükmü verilmesinin mükerrer tahsilata neden olacağı savunulmuştur. Bu durumda davalı defterleri üzerinde yeni bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre cari hesap borcuna karşılık vadeli kambiyo senedi verilmiş olsa bile bu cari hesap borcunun ödendiği anlamına gelmez. Dolayısıyla davacının elinde karşılıksız kalan çekler mevcut iken cari hesaptan alacak istemesi mümkündür. Ancak tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla işlem yapılmalıdır. Bu tekerrürü önleyecek taraf da ödeme yaptıkça belge almak yükümlülüğünde olan borçlu taraftır.
Borçlu taraf ya çek bedellerini ya da cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağı ödemelidir. Elbette mahkememizce verilen bu karar hem çeklerin hem de cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsil edileceği anlamına gelmez. Tahsilde tekerrüre meydan verilmemelidir. Kısa kararda tahsilde tekerrüre esas olmayacak çeklerin neler olduğunun gerekçeli kararda gösterileceği belirtilmiştir.
Çeklerin sayısı ve miktarları nazara alındığında bunların tek tek zikredilmesi gereksiz görülmüş ve bilirkişi raporuna atıf yapılmasıyla yetinilmiştir. Tahsilde tekerrür teşkil etmeyecek çeklerin listesi 27/12/2018 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun 28. sayfasında "davalı şirketin 2016 yılında keşide ettiği ancak karşılığı olmayan çekler" başlığı altında listelenen beş adet toplamı 45.000 USD olan çekler ile otuz yedi adet toplamı 571.055 EURO olan çeklerdir.
Davalı ... Teknik Ltd. Şti.'nin cari hesaptan borçlu olduğu sabittir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı ...'in ve ... Makina San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin garantör sıfatıyla sorumlulukları vardır. ... alt bayi olarak çalışmış garantör olarak sözleşmeye katılmış ve borca karşılık ipotek vermiştir. Dolayısıyla bakiye borçtan müteselsilen sorumludur.
Dava yabancı para cinsinden alacağın tahsiline ilişkin olduğundan vekalet ücreti ve harçlar karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/658, K. 2019/483, 17 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama