KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/659
- Karar No
- 2019/1355
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2019
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 11/05/2017
Karar Metni
1.466 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davalıyla ...
Alışveriş merkezi, otopark, otel ve ofis elektrik tesisat işlerinin malzemeleri olarak işçiliklerinin yapılması, deneye alınması ve çalışır vaziyette teslim edilmesi için 16/11/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 11. Maddesinde yüklenici olarak davalının her türlü imalat ve malzeme hatalarına karşı geçici kabul tarihinden itibaren 2 yıl süreyle malzeme ve işçilik garantisi vermeyi ve ücretsiz gidermeyi kabul ettiğini, davalının üstlendiği bu işi yapıp teslim ettiği geçici kabulün yapıldığı tarihin 26/05/2015 olduğunu, 06/11/2014 tarihinde belirlenen noksanlıkların tamamlandığını,
yine başka bir testte 26/05/2015 tarihli tutanağın 9. Maddesinde aydınlatma otomasyon alan şemasının verilmesi, test ve devreye alınması sürecince imalat ve işçilik danışmanlık desteği verileceğini davalının kabul ettiğini, ancak 26/05/2015 tarihinden sonra sorunlar oluşunca durumun davalıya 23/06/2015 tarihinde elektronik ileti yoluyla bildirildiğini, ayıbı gidermeyi kabul ettiğini, bu konuda çeşitli görüşme ve yazışmalar yapıldığını, ancak 30/07/2015 tarihli iletide 1 aydan fazla süre geçmesine karşın ayıpların giderilmediğini, davalının tüm sorunların giderileceğini açıklamasına karşın otomasyon sistemindeki sorunun giderilmediğini,
davalının yüklenici olarak sözleşmeyle üstlendiği işi davacıya ayıpsız ve noksansız teslim etmediğini, aydınlatma otomasyonundaki sonradan ortaya çıkan gizli ayıbın taşeron firması olan ... ve davalıya bildirilmesine rağmen giderilmediğinden sorunun çözümü için başka firmalarla görüşmek zorunda kaldıklarını, davalının gidermesi gereken ayıplar İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D.İş dosyasında almış olduğu bilirkişi raporunda açıklandığını, bu nedenlerle aydınlatma otomasyon sistemindeki gizli ayıbın giderilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, iş bu dava ve iddiaların gerçeğe aykırı, haksız ve mesnetsiz olduğunu, üstlenilen işin sözleşme ve tutanaklar gereği ayıpsız ve eksiksiz yerine getirildiğini, üstlenilen işlerin geçici kabulü, 06.11.2014 tarihinde tarafların mutabık kalması sonucu tutanak altına alındığını, 26.05.2015 tarihinde de 06.11.2014 tarihinde geçici kabul işlemi sonucunda belirlenen eksikliklerin iş yerinde yapılan inceleme sonucunda tamamlandığının tespit edildiğini ve bu durumun yine taraflarca imza altına alındığını,
davacı tarafça sunulan 26/05/2015 tarihli 'Tutanak Otel' başlıklı tutanakta sonradan el ile eklenmek suretiyle değişiklik yapıldığını, bu değişikliğin müvekkillerinin bilgi ve onayı olmadıklarını, bu kısmı kabul etmediklerini, bu nedenle müvekkillerinin sözleşme ve tutanaklar gereği üstlenilen işi ayıpsız ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacıya karşı ayıbın giderilmesinden kaynaklı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın bu yönüyle reddini istemişlerdir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava eser sözleşmesi sebebiyle alacak davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Eser sözleşmesinde iş sahibi sıfatını taşıyan davacı taraf, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediği iddiasındadır. Davalı tarafın savunması nazara alındığında bir eser sözleşmesinin varlığı, eserin geçici kabul tutanağı ile teslim edildiği ve eserin bedelinin ödendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Bu yönlere ilişkin ispat külfeti yerine getirilmiştir. Ancak geçici kabulden sonraki aşamada ortaya çıkan eksiklerin ve iki yıllık garanti sürecinde meydana geldiği iddia edilen imalat ve işçilik hatalarının davacı tarafından ispat edilmesi, otomasyon siteminde ortaya çıktığı söylenen hataların giderilmediğinin ortaya konması ve bunun gerektirdiği ilave maliyetin tespiti gerekir.
Sözleşme konusu eser, bir yapının elektrik tesisat işleridir. Bu kapsamda kimi bölümlerde otomatik aydınlatma sistemlerin bulunduğu, bu sistemin doğru çalışmadığı ileri sürülmüştür. Esasen tesisat işlerinin tamamlandığı ortada olduğuna göre otomasyon sisteminin çalışması ve bundan müteahhit tarafın sorumluluğu araştırılmalıdır. Zira davalı taraf otomasyon sisteminin test edilmesi ve devreye alınması yolunda taahhütte bulunmadığını iddia etmektedir.
Davacı taraf dava açmadan önce İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla bir tespit talep etmiştir. ... D. İş sayılı dosya üzerinden yapılan tespitte aydınlatma otomasyon sisteminin devreye alınmadığı, manuel kullanımla geçici çözüm sağlandığı, kimi açma kapama modülleri eksik olduğu gibi otomasyon için gerekli yazılımların kurulmadığı, kimi bölümlerin sisteme entegre edilmediği yolunda bilirkişi görüşüne yer verilmiştir.
Somut olayda en önemli uyuşmazlık konusu, otomasyon sisteminin devreye alınması işinin sözleşme kapsamında olup olmadığının ortaya konmasıdır. Yukarıda da belirtildiği üzere davalı taraf otomasyon sisteminden sorumlu olmadığını savunmakta, sadece sistem şemasının verilmesi konusunda destek sağlamayı taahhüt ettiğini, bunu da yerine getirdiğini ileri sürmüştür. Davalı tarafın savunmasına göre sistem şemasının verilmesi ile sistemin tesis ve devreye alınması farklı hususlardır.
Esasen iş bitiminden önce taraflar bir araya gelmişler ve yapılan işi kontrol ederek 06.11.2014 tarihli bir tutanakla eksikleri belirlemişler, 26.05.2015 tarihinde ise tekrar bir araya gelen taraflar iki ayrı tutanak tanzim edip “daha önce belirlenen eksiklerin giderildiği” ifadesini taşıyan bir geçici kabul tutanağı tutmuşlardır.
Yine 26.05.2015 tarihli bir "Tutanak Otel" başlıklı belgede on maddeden oluşan işlerden söz edilmiş, davalının “süpervizyon ve imalat işçilik desteği vereceği” taahhüdünü içeren bir ifadeye yer verilmiştir. Bu belge üzerine sonradan el yazısı ile eklenen "26.05 tarihli geçici kabulde eksikliklerin giderildiği belirtilmişti.
Ancak ...'nın aydınlatma otomasyon test ve devreye alınması süresince danışmanlık ve işçilik desteği vereceğini taahhüt etmiştir." ifadesi davalı tarafından kabul edilmemiştir. Belgeye tek taraflı biçimde eklenen ve karşı tarafın onayını taşımayan ifadeler elbette imzası olmayanı bağlayıcı olmaz. Ancak aşağıda açıklayacağımız üzere bu belge ve ifadenin davanın esasına tesir edecek bir yönü yoktur. Tek başına bu ifade davalının akdî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Öncelikle otomasyon sisteminin devreye alınmasında davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekir.
Öncelikle belirtelim ki taraflar arasındaki “Geçici Kabul Tutanağı” başlıklı belgenin ekindeki “Geçici Kabul Eksikleri Listesinde” 29’uncu maddede yer alan ifade “Aydınlatma otomasyon sistemi devreye alınmalı” ifadesi yer almaktadır. Tespit dosyasına verilen bilirkişi raporuna temel teşkil eden gerekçe de bu ifadedir. Mahkememizin kabulüne göre de tesisatın doğru ve projeye uygun çalışmasının en önemli şartlarından biri otomasyon sistemidir. Davalı müteahhidin savunması yerinde değildir. Otomasyon sistemi devreye alınmadıkça ve çalıştığı test edilmedikçe tesisat tamamlanmış ve teslim edilmiş sayılamaz. Ancak bu görüşün teknik bilirkişi raporları ile de teyit edilmesi gerekir.
Davacı tarafın otomasyon sisteminden sorumluluğu ve sistemin devreye alınması için ne kadar harcama yapması gerektiği konusunda bilirkişi raporu alınması uygun olacaktır. Bilirkişi 12.09.2018 tarihli raporunda otomasyon sisteminin projenin bir parçası olduğunu, bu kısmın davalı tarafa eksik/ayıplı bırakıldığını, davacının üçüncü kişiye tamamlattığı bu iş için ödediği miktarın piyasa şartlarına uygun olduğunu bildirmiştir.
Bu rapora tarafların itirazı üzerine ek rapor alınmış, bilirkişi 10.11.2018 tarihli ek raporunda otomasyon sisteminin devreye alınması ve test edilmesinin işin doğal bir parçası olduğunu tekrar etmiş, işin revizyonu ve yeni eklenen ünitelerle birlikte 35 gün/adam sürecek iş için toplamda 73.859,13 Euro’luk bir harcama gerektiğini açıklamıştır.
Bu rapora da itiraz edilmesi dikkate alınarak bu kez üç kişilik bilirkisi heyetinden yeni bir rapor alınması kararlaştırılmıştır. Her üçü de mühendis olan alanında uzman bilirkişiler 19.04.2019 tarihli raporlarında oybirliği sağlayamamışlardır. Çoğunluk görüşünü oluşturan kanaate göre geçici kabul sırasında davacı taraf gerekli dikkati göstermemiş, eksik işler konusunda bir birine uyumsuz tutanaklar tutulmuştur. Ancak otomasyon işinin sözleşme kapsamında kaldığı kuşkusuzdur.
Nitekim 15.12.2014 tarihli geçici kabul tutanağındaki ifadelere davalı taraf da karşı çıkmamıştır. Tartışma bu eksiğin tamamlanıp tamamlanmadığı yolundadır. Kaldı ki işin tabiatı icabı bu işin devreye alınması gerekir. Bu itibarla davacı tarafın üçüncü kişiye tamamlattığı iş, sözleşme kapsamında ve davalının sorumluluğundadır. Üçüncü kişiye ödenen 89.291 euro’luk bedel de piyasa rayiçlerine uygundur.
Karşı oy sahibi bilirkişi muhalefet şerhinde birden fazla geçici kabul tutanağı bulunduğuna işaret ederek 26.05.2015 tarihli tutanak kapsamında tüm eksiklerin tamamlandığına dair ifadeyi esas alarak “aydınlatma otomasyon sisteminin devreye alınması” işinin tamamlandığı görüşüne sahip olduğunu açıklamıştır. Dikkat edilirse bu bilirkişi dahi işin davalı sorumluluğunda olduğunu kabul etmekte ve fakat tamamlandığına inandığını belirtmektedir.
Elbette kabul tutanakları çok önemli delillerdir. Ancak fiili durumu ortadan kaldırma gücüne sahip olamazlar. Tutanakta yazılan doğru ise mahkeme aracılığı ile yapılan tespit sırasında da bir eksik bulunamaması gerekir. Halbuki mühendisler otomasyon sisteminin doğru çalışmadığını bizzat test etmişlerdir. Demek ki sistemin devreye alınması yetmez, doğru ve stabil çalıştığının test edilmesi ve bundan emin olunması gerekir.
Müteahhit taraf, hemen iş tesliminin akabinde ortaya çıkan hatalardan sorumsuz olamaz. Keza otomasyon sistemi doğru ve stabil biçimde çalışıyor olsa neden iş sahibi binlerce Euro harcayıp tekrar işlem yaptırsın?Bu durum iş sahibinin hem maddi yönden hem de zaman yönünden aleyhine netice verir. Halbuki davacı tarafın dosyaya sunduğu faturaların ve yapılan işlerin otomasyon sisteminin devreye alınması ile ilgili olduğu tereddütsüzdür.
Bir takım revizyonlar yapılmış ise bu da işin doğal bir parçasıdır. Davalı bu sistemi çalışır hale getirmek istese, kendisi de bu revizyonları yapacaktı. Halbuki kendine ihtar gönderilmesine rağmen sorumluluk kabul etmemiş, işin üçüncü kişiye yaptırılmasına neden olmuştur. O halde bundan doğacak masrafa da katlanmak zorundadır. Davalı taraf ihtarla temerrüde düştüğünden faiz başlangıcı olarak temerrüt tarihi esas alınmıştır.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır. · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/659, K. 2019/1355, 25 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama