KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1170
- Karar No
- 2019/1304
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- İhbar olunan
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/06/2016
Karar Metni
1.273 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Eldeki davada mahkememizde yapılan yargılama sonucunda verilen 25/12/2017 tarih ve ... E/K sayılı karar istinaf edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2018/384 esas 2018/440 karar numarasıyla kaldırılarak mahkememizin 2018/1170 esas sırasına kaydı yapılmış ve istinaf mahkemisinin kararına uyularak muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında;
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı taraftan Kayapa Sanayi Bölgesindeki binasına elektrik hattı tesis edilmesini talep ettiğini, davalının 22/06/2011 tarih ve ................ sayılı enerji tesisi müsade yazısı gereğince; fabrika binasına enerji bağlanması için ...
Elektrik Firmasına elektrik bağlantı hattı + direk ve 250 KWA trafo yaptırdı ve giderle ilgili 82.128 TL masraf yapıldığını, daha sonra eksik işlemler tamamlanarak elektrik bağlandığını, davalının belirlediği koşullar çerçevesinde hat tesis edilmiş olmasına rağmen bedellerinin bugüne kadar ödenmediğini, davalının 30/03/2016 tarihli ve 12445 sayılı yazı ile "Tesisin geçici kabul işlemleri 15/08/2011 tarihinde tamamlanarak OG Şebeke Şirketinin sorumluluğuna geçtiği'' gerekçe gösterilerek talebin reddedildiğini, alacağın tahsili için davalı hakkında Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğundan. 82.128 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile %20 oranın tazminata karar verilmesini talep ve dava etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise davanın reddini savunmakta, husumet itirazı ielri sürerek davanın TEDAŞ'a yönetilmesi gerektiğini, esas yönden; davacının enerji müsadesi başvurusu sonunda; yapılması gereken işlemlere ilişkin davacıya 22/06/2011 tarihinde yazılı cevap verildiği, yazılı cevap ve enerji müsadesine ilişkin kurallar resmi gazetede yayınlanan yönetmelikler ile belirlenmiş olup; ayrıca EPDK Karar ve esaslarına uygun olması ve TEDAŞ Genel Müdürlüğünce onaylanması gerektiğinden; davacı tarafından yapılan tesis anılan yönetmelikler ve EPDK esaslarına uygun olmayıp TEDAŞ onaylı olmadığından; sunulan fatura ise; her zaman tek taraflı olarak talep üzerine düzenlenebileceğinden; davanın reddi ile %20 oranında tazinata karar verilmesini ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul ile karar verilmiş ve takibin 27.274,80 Türk Lirası asıl olacak ve 16.000 Seki 160,50 Türk Lirası işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflar istinaf yoluna başvurmuş ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 23.05.2018 gün ve 2018/384-440 E. K. Sayılı ilamıyla kaldırılmıştır.
Kararın kaldırılmasına ilişkin gerekçede, yetersiz delil toplandığı ve eksik belgeye dayalı olarak alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı üzerinde durulmuştur.
Kaldırma kararında “Dosyada davacının, davalı şirkete başvurusu ile ilgili belgeler eksik olup öncelikle 01/03/2003 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 6. maddesi kapsamında taraflar arasında veya dava dışı TEDAŞ ile bağlantı anlaşması yapılıp yapılmadığı, elektrik ve tesisatının sağlanması için davacının yaptığı başvuru ve bu başvuru sonrasında oluşturulan dosya ile taraflar arasında ( veya davacı ile dava dışı TEDAŞ arasında) elektrik tesisatının nasıl kurulacağı, davacının hazırladığı projenin kuruma onaylatıp onaylatmadığı, davacının bu konuda yasal mevzuata uygun hareket edip etmediği,
trafo kurulduktan sonra trafonun dağıtım şirketine nasıl ve ne şekilde devredileceği, taraflar arasında devir protokolü yapılıp yapılmadığı, devir bedeli alınıp alınmayacağına, alınacaksa mevcut düzenlemeye göre ne şekilde ödeme yapılacağına ilişkin bir anlaşma olup olmadığı hususları araştırılarak buna ilişkin gerekli tüm belgeler davalı şirket ile dava dışı TEDAŞ’den istenilip dosya içine alındıktan sonra yukarıda belirtilen yönetmelikler de dikkate alınarak davalının trafonun geçici kabulünü yapıp bu trafodan 3. kişilere elektrik dağıtmasına göre tesisat bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı ve sorumluluğu var ise miktarının ne
olduğu hususlarında yeni bir bilirkişiden gerektiği takdirde mahallinde inceleme yaptırılarak trafonun yapılış tarihi ile dava tarihine göre ayrı ayrı hesaplama içerir rapor aldırılarak uyuşmazlığın Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 38 . maddesine göre çözümlenmesi gerekmektedir (Y. 19. HD’nin 2017/4236-2018/1181 sy k.. Y. 3. HD‘nin 2015/9612-2018/2268 sy k)” görüşlerine yer verilmiştir.
Kesin nitelikteki bu kaldırma kararı gereğince Mahkememizce yeni deliller toplanmış ve yeni bir rapor alınmıştır. Ancak belirtmek gerekir ki istinaf mahkemesi davalı savunmasına dayalı olarak tesisatın nasıl kurulacağı, projenin onaylı ve yasal mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmasını istemiş ise de tüm bunların davanın esasına hiçbir etkisi yoktur. Davalı tarafın zaman kazanmak için ileri sürdüğü gerekçelerden ibarettir.
Zira tesisat mevzuata ve projeye uygun olmasa daha baştan davacıya elektrik verilmez. Uzun süre bu hattan elektrik kullanılamaz. Hatta aynı hat üzerinden başkalarına da elektrik enerjisi de sağlanmaz. Bir usulsüzlük varsa, yıllar boyunca hatta itiraz etmeden elektrik sağlayan ve daha sonra aynı hattan başkalarına da abonelik yapan dağıtım şirketi ispat etmelidir. Hattı kullanarak elektrik verdiğine göre bu yönde savunmalar yapması en azından dürüstlük kuralına aykırıdır.
Eldeki dava taraflarca getirilme ilkesine tabidir. Davalı şirket elektrik dağıtım işini bir ihale ile almıştır. TEDAŞ ile sözleşmesi vardır. İsterse tüm kayıtları temin edebilir. Sanki her şeyden habersizmiş gibi davranması, sanki hattın projesinin olup olmadığını bile bilmiyormuş gibi hareket etmesi kabul edilemez. Bu savunmalar mahkemeyi oyalayan ve bir sonuca ulaşmayacak savunmazlardır.
Nitekim kaldırma kararı sonrasında gelen belgeler de göstermektedir ki davalı şirket hattın kurulması aşamasından beri bilgi sahibidir. Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere hattın tesisi ve abonelik UEDAŞ’ın sistemi devralmasından sonradır. İlk elektrik satış sözleşmesi davacı ile davalı arasında düzenlenmiştir.
Davalı tarafın bir şeyden haberi yokmuş gibi kayıtların TEDAŞ’tan getirilmesini istemesi, istinaf mahkemesinin de bu yönde araştırma istemesi davanın esasına katkı sağlamamıştır.
Farzedelim ki elektrik iletim hattı projesi eksik olsun veya yönetmeliğe aykırı bulunsun. Bu hat elektrik iletiminde kullandığına ve mülkiyeti davacıya ait olduğuna göre davalı UEDAŞ’ın hattı kullanarak başkalarına elektrik vermesi mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelecektir. Hattı kullanarak fiilen devralan davalı taraf davacının inşa maliyetinin en azından bir kısmını ödemelidir.
İstinaf mahkemesinin kararından sonra alınan bilirkişi raporu davalı tarafın bir bedel ödemesi konusunda hem önceki raporla hem de Mahkememizle aynı yönde kanaat içermektedir. Yani tartışmasız biçimde ortaya çıkmıştır ki davalı şirket bir bedel ödemelidir. Ancak son rapor hükme esas alınmaya uygun değildir. Tesisin inşasından sonra kabul edilen EPDK’nın 3648/25 sayılı kararına istinaden hesap yapmıştır. Üstelik 2016 yılı için 23.878.TL olarak hesaplanan hat bedelinden amortisman da düşülmüştür. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu da aynı yöntemle yani aynı EPDK kararına göre hesap yapmış olmasına rağmen hattın birim bedeli üzerinden sonuca gittiğinden daha uygundur.
Bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Her çelişki halinde de yeni rapor almak gerekmez. Nitekim Mahkememizce daha önce hükme esas alınan rapor daha uygun takdir edilmiştir. Dikkat edilirse davacının ortak kullanıma girmeyen tesisatı hesap dışı tutulmuştur. Her iki rapor da aynı yöndedir. Fiilen devralınan hattın maliyeti konusunda raporlar birbirine yakındır. İlk rapor 27.235,80.TL hesap çıkarmışken ikinci rapor 23.878.TL hesaplamıştır. İkinci rapordaki amortisman indirimine Mahkememizce itibar edilmemiştir. İlk rapordaki maliyet hesabı daha sade ve anlaşılır olmasının yanında davacının fiilen harcadığı rakamlar itibariyle hakkaniyete de daha uygundur. Bu sebeple Mahkememizce önceki bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
16/12/2019 Katip Hakim
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1170, K. 2019/1304, 16 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama