KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2021
- Esas no
- 2018/1457 Esas
- Karar no
- 2021/732
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı (temlik eden)
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - .
- Davacı (temlik alan)
- 2- ... -.
- Vekilleri
- Av. ... -.
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/10/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/09/2021
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacının Bursa'da gıda toptancılığı davalının ise gıda üretim sanayii işi yaptığını, davacı ile davalı arasında uzun zamandan bu yana toptan gıda üzerine alış-veriş yapıldığını, yapılan alış-veriş sonrası davalının borcunun 7.450,98 TL lik kısmını ödemediğini, şifahi taleplere rağmen davalının borcunu ödemediğini, Bursa 5.
İcra Dairesinin 2018/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, malların davalının çalışanına fatura ile birlikte sevk irsaliyeleri imzalattırılmak suretiyle teslim edildiğini bu nedenle itirazın iptalinin gerektiğini, davalı vekilinin yetkiye yönelik itirazının yerinde olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yerinin Bursa olduğunu bu nedenle yetki itirazının yerinde olmadığını beyan etmekle takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 7.450,98 TL üzerinden devamına, asıl alacağa 03/10/2018 tarih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline,
borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin merkezinin İstanbul olduğunu, davalı şirketin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, davacı tarafın cari hesaba dayalı olarak Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı dosyası ile takip başlattığını, cari hesap alacağının olduğu yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davalı şirkete ait hesap ekstresi, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davacı tarafın herhangi bir alacağının olmadığının ispatlanabileceğini,
davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin ve takip tarihinden itibaren işletilmesini istediği faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmekle davanın reddine, davalı aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlatılması nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Eldeki dava itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davalarında özel bir dava şartı veya dava ön şartı söz konusudur. Buna göre “itirazın iptali davasına bakan mahkemenin yargı çevresinde bulunan bir icra dairesinde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması” gerekir. Başka bir deyişle icra takibinde de yetkiye itiraz edildiğine göre öncelikle icra dairesinin yetkisi tartışılmalıdır. Dava konusunun bir para borcuna ilişkin bulunması nedeniyle alacaklı kendi yerleşim yeri icra dairelerinde takip yapabileceğinden ve yerleşim yeri mahkemelerinde dava açabileceğinden yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraf üzerindedir. O halde davacının fatura içeriğindeki mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini ispatlaması gerekir. Faturanın tek başına mal teslimini ispata yeterli olmadığı, fatura veya irsaliye üzerinde malın teslim alındığına dair alıcı taraftan sadır olmuş bir imza bulunması gerektiği ortadadır.
Davacı taraf iddiasını ispat zımnında davalının teslim imzalarını içeren irsaliyeli fatura örnekleri sunmuştur. Davacı tarafın sunduğu irsaliyeli fatura örnekleri davalıya tebliğ edilerek teslim imzalarının kendisine ait olup olmadığı konusunda beyana davet edilmiş, ve bu hususta 2 hafta kesin süre verilmiştir. Davalıya kesin süre içinde beyanda bulunmaması üzerine imzaların kendisinden sadır olmuş sayılacağı konusunda uyarı da yapılmıştır.
Bu ihtar üzerine davalı vekilince verilen 04/10/2019 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından temlik alan davacı ... Yağ'a ödemelerin yapıldığını, bu ödemelere ilişkin 11/01/2019 tarihli ve 18/01/2019 tarihli dekontları sunduklarını, ödemenin yapıldığı dönemde müvekkili davalı şirket ... Gıda'nın hesaplarında haciz bulunduğundan dolayı ilgili dosyaya ilişkin ödemenin yine tüm hisseleri davalı şirkete ait olan ... Gıda Paz. Ve Dağıtım Ltd.
Şti tarafından davalı ... Gıda adına yapıldığını ifade etmiştir. Davalı taraf bu beyanla artık davacı ile olan ticari ilişkiyi ve takibe konu edilen irsaliyeli faturaları kabul etmektedir. Bu anlamda ispat külfeti yer değiştirir. Artık davalı takibe konu faturaları ödediğini ispatla mükelleftir.
Davacı taraf ise dava konusu takibe ilişkin ödeme yapıldığı yönündeki savunmaları kabul etmediklerini, zira yapılan ödemelerin Balıkesir 3. İcra Dairesinin 2018/... sayılı takip dosyasına ilişkin olduğunu, alacak miktar ve tarihlerinin tuttuğunu ifade etmiştir. İlgili Balıkesir 3. İcra Dairesinin 2018/... sayılı icra dosyasının tetkikinde; alacaklısı ... Yağ Ve Emek Yem Sanayi Ticaret AŞ, borçlusunun ...
Gıda Sanayi Ve Ticaret AŞ olduğu 14.204,16 TL tutarlı 11/07/2018 tarihli fatura sebebiyle takibin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın ödeme yaptığına dair savunmasına delil olarak sunduğu dekontlardaki ödeme miktarı ile iş bu takip dosyası asıl alacak borcunun örtüştüğü anlaşılmaktadır. Ödemeye ilişkin dekontlarda da açıklıkla ödemenin hangi takip dosyasına yapıldığı bilgisi yer almamaktadır.
Usulünce tutulan ve tasdikli Temlik eden davacı defterlerinde de takip tutarı ile uyumlu olarak davalı taraftan 7.450,98 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf mal teslim iddiasını yukarıda açıklandığı suretle ispatlamış olmasına rağmen davalı taraf yapılan ödemenin dava konusu takibe dayanak alacağa ilişkin faturalara istinaden yapıldığını dolayısıyla takibe konu borcun ödendiğini ispatlayamamıştır. Bu durumda davalının takibe itirazının haksız olduğu, alacağın likit olması ve yargılamayı gerektirmediği gözetilerek yapılan itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye amaçladığı kanaatiyle itirazın iptaline karar verilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · ☪E-imzalıdır. Hakim ... · ☪E-imzalıdır.
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1457, K. 2021/732, 7 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama