KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1541
- Karar No
- 2019/1154
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av....
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/11/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/01/2020
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında; taraflar arasında işyeri hekim ve iş güvenliği uzmanlığı hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davacının takibe konu edilen faturalara ait aylara ilişkin hizmeti yerine getirdiği halde davalının fatura bedelini ödemediğini, aleyhine başlatılan Bursa 10.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe de haksız olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili beyanlarında ; taraflar arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını ancak davacının edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu sebeple takibe konu faturalardan dolayı borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 10.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti verilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi yapılmıştır. Ancak takibe konu faturaya ilişkin hizmetin verildiği de yazılı delillerle ispatlanmalıdır, buna dair dosyaya yazılı bir belge sunulmamıştır.
Faturaya konu hizmetin verildiği hususu davacı tarafça ispatlanmalıdır, bu nedenle tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür.
HMK'nın 222. Maddesine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir.
HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.
HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır.
HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre.
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır.
Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır.
HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir.
Mahkememizce de davalıya çıkarılan tebligata rağmen defter ve belgelerin davalı tarafça sunulmamasının sonuçları bu kapsamda değerlendirilmiştir.
Davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı defterlerini yapılan ihtara rağmen ibraz etmemiştir. Davacı defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğindedir. Bu sebeple davacı defterlerine göre davacının davalıdan takibe konu asıl alacak tutarında alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı cezai şart istemiş ise de taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alındığında vadesinde ödenmeyen borç nedeniyle cezai şart alacağına ilişkin sözleşme hükümleri uygulanamayacağı sonucuna varılmış, davacı takip öncesi işlemiş faiz talep etmiş ise de, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyaya belge sunulmadığından davalının takiple temerrüde düştüğü kabul edilmiş davacının takipte, takip öncesi işlemiş faaiz alacağının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Hüküm kurarken takibin fatura alacağı üzerinden devamına karar vverildiği ve bu tutarında takip talebinde 2.260,00 TL olduğu anlaşılmaktadır, maddi hata sonucu 2.260,00 TL sehven 2.600,00 TL olarak hüküm fıkrasına işlemiştir. Fatura alacağı yönünden takibin devamına karar verildiği halde 2.260,00 TL yerine 2.600,00 TL yazılması hükümde çelişki doğuracağından ve hükümdeki çelişkili hususlar düzeltilmesi gerektiğinden gerekçeli kararda bu düzeltme işlemi yapılmıştır.
Yine uyuşmazlık kabul ve reddedilen miktarlar itibariyle kesin olduğu halde hüküm fıkrası okunurken İstinaf yolu açık olarak açıklandığı görülmüş bu hususta gerekçeli kararın yazımı sırasında düzeltilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1541, K. 2019/1154, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama