KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2018/1603
- Karar No
- 2018/1596
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- —
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 27/11/2018
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete ait otele turistik konaklama için giden davacı ailenin oğlu olan ...'nın oteldeki süs havuzuna düşerek boğulduğunu, kalbi durmuş vaziyette çıkarılıp ilk müdahalesi yapılan ...'ın Çekirge Devlet Hastanesine ulaştırıldığını, buradan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildiğini, tedavinin daha sonra Acıbadem Hastanelerinde sürdüğünü, bu süreçte ...'nın beyin ölümünün gerçekleştiğini, halen makineye bağlı olarak hayatını sürdürdüğünü, felç halinde bulunduğunu, sağlık durumunun iyiye gitme ihtimalinin söz konusu olmadığını ileri sürerek ... için tedavi giderleri, kazanç kaybı,
çalışma gücünün yitirilmesinden ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar sebebiyle maddi zarara uğradıklarını, ayrıca bu durumun tüm davacılar açısından manevi zarara neden olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile davacı ... için 750.000 TL, davacı anne ve baba için 200 'er TL, kardeş ... için 100 TL olmak üzere 500 TL maddi tazminat ve diğer tüm tüm davacılar için toplam 1.250.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce öncelikle olarak görev hususunun değerlendirilmesinde yarar görülmüştür. Belirtmek gerekir ki davacıların tacir olmadığı ve meydana gelen haksız fiilin ticari dava niteliğindeki taleplere vücut vermeyeceği açıktır. Tarafları tacir olmayan, yasada ticari dava olarak ayrıca sayılmayan ve tarfların ticari işletmeleriyle ilgili olmayan davalar ticari dava niteliğinde değildir. Bu tür davalara bakmak ticaret mahkemesinin görev alanına girmez. Davalılardan otel işletmecisi olan birinin tacir olması da sonucu değiştirmez. Üstelik davacı tarafın tam olarak tüzel kişilik ismini bildirmediği anlaşılmaktadır. Dilekçe bu yönüyle eksikse de görev hususu öncelikli olarak tartışmaya açıldığından davalının unvanına ilişkin eksikliğin üzerinde durulmamıştır.
Taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesine gelince; mahkememizin değerlendirmesine göre davalı taraf turistik konaklama hizmeti veren satıcı, davacı taraf da hizmet alan tüketici konumundadır. 4077 Sayılı Kanunun 3/e maddesine göre tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişidir. Somut olayda davacı taraf bir tatil ve konaklama hizmeti satın almaktadır. Davacı taraf tacir değildir.
Dava da mutlak ticari davalardan olmadığından mahkememiz görevsizdir. Uyuşmazlığın niteliğine göre davanın genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde değil, Tüketici Hukuku çerçevesinde Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekir. Zira kaza anında davacılar davalıdan hizmet satın alan konumundadır. Davacılar otelin müşterisi olmasa idiler davanın haksız fiil hükümlerien göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekirdi.
Ancak hizmetin usulünce verilmemesi halinin sonuca etkili olduğu nazara alınarak Tüketici Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmesi uygun bulunmuştur.
Davacı taraf dava dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde bulunmuşsa da bu hususun görevli mahkemece karara bağlanması gerekir. Üstelik tüketici mahkemelerinde tüketici sıfatıyla açılacak davalar harca tabi değildir. Diğer masraflar yönünden adli yardım talebi görevli mahkemenin taktirindedir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1603, K. 2018/1596, 6 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama