KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1650
- Karar No
- 2018/1717
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekili
- Av.
- Dava
- Bedensel Kazanma Gücü Kaybından Doğan Tazminat
- Dava tarihi
- 20/12/2012
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili, 20/12/2012 kayıt tarihli dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketine ... Sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait ... plaka sayılı otobüsün, müvekilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu minibüse çarparak, yaralanarak malül kalmasına neden olduğunu, davalı sürücünün Tosya Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanarak mahkum edildiğini, davalı sigorta şirketinin de ödeme yapmadığını, müvekilinin davalının neden olduğu trafik kazası sonucu uğradığı malülüliyeti nedeni ile fazlaya ait hakları sakları tutularak 12.000,00 TL malülüliyet tazminatı ile 958,00 TL sağlık gideri harcaması olmak üzere toplam 12.958,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsil edilerek müvekkilime ödenmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı ... vekili, 19/11/2013 tarihli cevap dilekçesinde, ceza yargılamasındaki kusur oranını kabul etmediklerini, davacının gerçek malulüliyet oranının tespit edilmediğini, bu nedenle davacının gerçek zararına ilişkin somut kazanç kaybının tespit edilmesi gerektiğini, davacıya SGK ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, davacıya diğer davalı ... Sigorta A.Ş tarafından 27/02/2013 tarihinde 55.367,00 Tl ödeme yapılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, 30/01/2013 tarihli cevap dilekçesinde, Davaya konu 20/06/2007 tarihinde kaza yapan ... plakalı aracın müvekkili şirkete trafik ... - Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu müvekkilini sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, sigorta yükümlülüğüne ilişkin tam ve eksik teslim edilmediğinden ödeme süresinin başlamadığını, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu raporu ile belgelenmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER ve GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 07/11/2016 gün ve 2012/626 E. 2016/1177 K. sayılı ilamla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalı tarafça istinaf yargı yoluna götürülmüş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23/11/2018 gün ve 201/3016 E. 2018/2519 K. Sayılı kararıyla mahkememiz kararını kaldırmış ve işlem yapılmak üzere dosyayı mahkememize göndermiştir. Mezkur kaldırma kararında özetle, "dava açılması ve ıslah sırasında alınan peşin harcın yetersiz olduğu ve noksan harcın ikmal edilmesi gerektiği, harç tamamlanmadan davaya devam edilemeyeceği, uyarıya rağmen harç ikmal edilmezse dosyanın işlemden kaldırılması gerekeceği" belirtilmiştir.
Anılan kaldırma kararından sonra mahkememize gönderilen dosyada, gün tebliği ile birlikte davacı tarafa süre verildiği ve davacı tarafın duruşma gününden önce harcı ikmal ettiği anlaşılmıştır. Bu usuli eksiklik giderilmiş olduğuna ve mahkememizin önceki kararının değiştirilmesini gerektiren bir durum bulunmadığına göre, önceki hüküm tekrar verilmiş, gerekçeleri ile birlikte aşağıda tekrar edilmiştir. İstinaf Mahkemesinin gerekçede belirttiğinin aksine bu tür davalarda peşin harç 1/4 oranında değil 1/20 oranında tahsil edilir. Bu sebeple davacının yatırması gereken eksik harç 5,66.TL'dir.
Bu noktada bir hususu zikretmekte yarar mülahaza edilmiştir. Dava bir yolcunun yaralanması ve kısmen sakat kalmasından kaynaklanan bakiye tazminat alacağına ilişkindir. Kaza 20/06/2007 yılında gerçekleşmiştir. Davalılardan biri zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve zorunlu sigortanın amacı üçüncü kişilerin haklarını en kısa zamanda almasını sağlamak olduğu halde, davacı neredeyse on yılı aşkın bir süredir tazminat alacağını tahsil etmeye çalışmaktadır.
İstinaf yoluna başvurulduktan sonraki bir aşamada icranın geri bırakılmasına karar verilerek davacının alacağını tahsil etmesi imkansızlaştırılmış, usuli sebeplerle ve görev tartışmalarıyla dosya üç ayrı daire dolaştıktan sonra harç eksiği sebebiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Elbette harç eksiğinin giderilmesi bir dava şartıdır ve sırf bu sebeple karar kaldırılabilir. Ancak olayın özelliğine göre haklar usullere feda edilmemelidir.
Bölge Adliye Mahkemesince harç eksiğinin ikmali için davacıya uyarıda bulunulması bu şart tamamlanırsa esasa girilerek hükmün bir an önce esastan incelenmesi adaletin bir an önce tecelli edilmesine hizmet edecektir. Kaldı ki bakiye karar harcının tahsili kapsamında bu eksik kısım da tamamlandığından kamunun gelir kaybı da yoktur. Eksik harç, daha dava açılırken eksik yatırılan 5,75.TL'den ibarettir.
Buna karşılık dosyanın İstinaf incelemesi için gidiş dönüş için harcanan posta masrafları bile çok daha yüksektir. Kurallara sıkı sıkıya bağlılık hak kaybına neden olacaksa en azından bu kuralın değiştirilmesi için sesini yükseltmek, kuralların değişmesi için elini taşın altına koymak gerekir.
İlginç bir biçimde, davacı taraf davasını ıslah etmemiş olsa ve talepte bulunsa aktüerya hesabının karar gününe en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanması gerekecektir ki bu da davalı tarafın tazminat yükünü artıracak bir husustur. Davalı taraf hak kazanayım diye istinaf yoluna başvurup şeklen haklı da çıksa, sonuçta ödeyeceği tazminata artacağından davalı taraf aleyhine bir durum gelişecektir. Davalı taraf Derdest dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil sebebiyle bedensel yaralanma ve maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Olay aynı zamanda suç teşkil ettiğinden davalı sürücü hakkında Tosya Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ... Esas sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmiştir. Ceza dosyasından alınan adli tıp raporu sürücünün asli kusurlu olduğu yolundadır. Davacı araç içinde bulunduğundan ona atfı kabil kusuru yoktur. Kazaya sebep olanların sorumluluğu müteselsil olduğundan başkaca kusur araştırmasına gerek görülmemiştir.
Davalı ... emniyet kemeri takmayan yolcunun yaralanmasında kendi kusuru bulunduğunu ileri sürmüşse de muavin bulundurması ve emniyet kurallarını hatırlatıp uygulatması gereken taşıyıcının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Davacı yolcunun uyarılara rağmen emniyet kemeri takmadığına dair bir delil olmadığı gibi olağan hayat kuralları çerçevesinde yolcu otobüslerinde bu kuralın hem yolcular hem de taşıyan tarafından göz ardı edildiği bir gerçektir.
Yolcuların bu konuda kural bilgisi ve farkındalığı yoktur. Davalı sürücü ancak uyarıya rağmen kemer takmayan yolcular için bu savunmayı yapabilir.
Davacının kaza sebebiyle yaralanması ve geçirdiği tedavilerine ilişkin tüm belgeler ilgili sağlık kuruluşlarından celp edilmiş ve maluliyete ilişkin rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 18/01/2016 tarih ve 980 sayılı raporuna göre, davacının 20/06/2007 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak E cetveline göre; %14.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme ve iş göremezlik süresinin olay tarihi itibaren 6 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile birlikte tüm kanıt ve belgeler toplanarak sigorta hasar dosyası celp edilmiştir. Dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketince yapılan 25/02/2013 tarihli 55.367,39 TL tazminat ödemesine ilişkin belgeler de nazara alınacak biçimde bilirkişi kurulundan 04/06/2016 tarihli tazminat raporu alınmıştır.
Bilirkişi kurulunca hazırlanan tazminat hesap raporunda "... Adli Tıp Kurumu raporuna göre; 20/06/2007 kaza tarihi itibaren 6 ay iyileşme süresi davacının meslekte kazanma gücünü %14.1 oranında kaybetmiş olması sebebiyle davacının varsayılan gelirine göre yapılan uyarlama sonucunda net zararının 53.760,40 TL olduğu, dava tarihinden sonra davalı ... Sigorta A.Ş tarafından 27/02/2013 tarihinde yapılan 55.367,39 Tl ödeme sebebiyle 01/07/2016 tarihi esas alınarak davacının 53.760,40 TL tazminat bedeli ile davalı tarafından ödenen 55.367,39 TL nin yıllık %9 faiz oranı ile güncellenmesi sonucunda; davacının zarar ve tazminat miktarının 97.478,65 TL olduğu, ödemenin ise 72.008,95 TL olduğu hesaplanmıştır."
Davacının bakiye zararının bulunması yönünden 97.478,65 TL den yapılan ödemenin güncel miktarı 72.008,95 TL düşüldüğünde; 97.478,65 - 72.008,95 = 25.469,70 TL tutarında zararı olduğundan davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, 958,00 TL tedavi ve sağlık gideri ödenmesinin talep ve dava etmiş ise de buna ilişkin yeterli kanıt ve belge bulunmadığından bilirkişi raporuna göre de; bu miktarın SGK dan istenmesi gerektiğinden bu kısma ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren faiz talep etmiş, mahkememizin kaldırılan kararında, tazminatın hesaplanma tarihi olan 01/07/2016 gününden itibaren faize hükmedilmiştir. Gerekçede zikredilmemişse de muhtemelen güncel asgari ücretler üzerinden hesaplama yapıldığı gözetilerek faiz de hesaplama tarihinden başlatılmıştır. Davacı taraf buna ilişkin bir sebeple istinaf yoluna başvurmadığından bu husus usuli müktesep hak kapsamında görülmüş ve faiz başlangıç tarihi önceki kararda olduğu gibi hükmedilmiştir.
Katip Hakim
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1650, K. 2018/1717, 24 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama