KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1700
- Karar No
- 2019/660
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- .
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 13/12/2018
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı taraf lehine personel taşıma hizmeti verdiğini, ancak davalı tarafın hizmet bedellerinin bir kısmını ödemediğini, 9.338,48 TL alacağın tahsili için Bursa 3.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddi gerektiğini savunmuş davacı tarafın servis hizmetini aksattığını, işçileri mesaiye geç getirdiğini bu nedenle iş kayıpları yaşandığını, sözlü uyarıların sonuçsuz kaldığını, geç gelmeye ilişkin tutanaklar tutulduğunu ve nihayet bir ceza faturası kesilerek davacıya tebliğ edildiğini, bu faturaya itiraz edilmediğini, bunun dışında kalan tüm borçların da ödendiğini, başka borç kalmadığını ileri sürmüş, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın davalı lehine personel taşımacılığı hizmetinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı bir taşıma hizmeti verdiğini ispat etmelidir. Elbette taşıma hizmeti süreklilik arz eden bir edimdir. Bu sebeple tek başına taşıma hizmetinin verildiğinin ispati yeterli değildir. Davacı taraf sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem boyunca ve özellikle takip konusu faturaya ilişkin dönemde kesintisiz ve ayıpsız biçimde hizmet verdiğini ispatlamalıdır.
Davalının verdiği cevap taraflar arasında bir personel taşıma sözleşmesinin bulunduğunu doğrulamaktadır. Bu suretle davacı hizmeti verdiğini ispat etmiş olacaktır. Ancak davalının savunmasına bakıldığında edimin ayıplı ifa edildiği ileri sürülmektedir. Davalı taraf sözleşmenin fesini bu ayıplı iyi fa iddiasına dayandırmış ve bir ceza faturası kesmiştir. Ceza faturası ... isimli bir kişiye tebliğ edilmiş, davacı taraf bu kişinin şirket yetkilisi olmadığı yolunda savunma yapmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın daha iyi anlaşılabilmesi için taraf defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması uygun bulunmuştur. Her iki taraf ticari kayıt ve defterlerini sunulmuş ve defterlerin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılında başladığını davacı tarafın defter kayıtlarına göre 5000 Türk Lirası tutarındaki mükerrer havale tahsilatı dikkate alındığında 9338,48 tl alacaklı olduğunu, davalının kendi defterlerine göre bir borç bakiyesi bulunmadığını, davalı tarafından kesilen ceza faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, ... isimli kişinin fatura teslim tarihinde davacının çalışanı olmadığını ancak daha önce iki defa işe giriş çıkış kaydının bulunduğunu açıklamıştır.
Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafın personel taşıma hizmetini ayıpsız ve usulüne göre verdiğini ispat edemediği kabul edilmiştir. Her şeyden önce davacı taraf usulü dürüstlük kuralına uygun olarak vakıaları mahkememize doğru biçimde aktarmamıştır. Taşıma hizmet sözleşmesinin sona erme sebebi Ücretlerin zamanında ödenmemesi olarak gösterilmiştir.
Halbuki davalı tarafın takipten önce bir yansıtma faturası kestiği ve servis araçlarının işbaşı saatinden sonra iş yerine gelmesi yüzünden sorun çıktığı anlaşılmaktadır. Firmanın yetkilisi olmasa bile çalışanlarından birisinin faturayı teslim aldığı dikkate alındığında davacı tarafın bu durumu bilmediği söylenemez. ... isimli kişinin fatura tanzim ve tebliği tarihinde işten ayrılmış olması mahkememizce önemli görülmemiştir.
Bu kişinin Kayıtdışı bir çalışan olabileceği yüksek ihtimal görülmüştür. Davacı tarafın uyuşmazlığın gerçek sebebini mahkememize bildirmemiş olması usuli dürüstlük kuralına aykırıdır. Böyle davranan taraf, doğacak sonuçlara katlanmalıdır. Davalı tarafın çeşitli tarihlerde personel servisinin geç gelmesi yüzünden Tutanak tuttuğu anlaşılmaktadır. Bu tutanaklar tek taraflı olup davacı çalışanlarının imzasını taşımamakla birlikte mahkemesizce inandırıcı bulunmuştur.
Tutanakların gerçekliğini teyit açısından ayrıca tanık dinlenmesine lüzum bulunmamıştır. Netice itibari ile davacı taraf hizmeti kayıtsız ve eksiksiz biçimde verdiğini ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ispat sorunları yüzünden davayı kaybettiğinden takipte kötü niyetli görülmemiş ve aleyhine tazminata hükmedilmemiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1700, K. 2019/660, 27 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama