KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1833
- Karar No
- 2019/698
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- HASIMSIZ
- Dava
- Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas
- Dava tarihi
- 28/12/2018
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememize açılan iflas talepli davanın evrak üzerinde yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı şirketin Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 64585 sicil numarasına kayıtlı bulunduğunu, tek ortaklı limited şirket niteliğindeki şirketin makine üretim ve pazarlama alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, ancak 2016 yılında bankaların kredi vermemeye başlaması üzerine şirketin 2017 yılında zora düştüğünü, 2018 yılı ortalarında gelişen faiz ve döviz hareketlerini değeriyle öngöremediği ekonomik güçlüklerle karşılaştığını, faaliyetlerini sağlıklı biçimde yürütemediğini, şirket aleyhine yapılan İcra takipleri sonucunda şirketin faaliyetinin fiilen sona erdiğini,
menkullerin muhafaza altına alındığını, taşınmazların rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satışına başlandığını, faaliyet adresinden tahliye edildiğini, bilançoya göre şirketin borca batık olduğunu, fiili mal varlığı değerlerinin kayıtlı borçlarının çok çok altında olduğunu güncell bilançoya göre 7.522.109,41 ₺ tutarında borca batıklık bulunduğunu ileri sürerek iflas istemenin yasal zorunluluk haline geldiğini belirterek şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Derdest dava İcra İflas Kanununun 178. maddesi gereğince doğrudan borçlunun müracaatıyla açılan iflas davasıdır. Bu davada borçlu tüm aktif ve pasifini, alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Davacı taraf bu zorunluluğu yerine getirmiş ve kayıtlarını mahkememize sunmuştur.
Bilindiği gibi ticaret şirketleri borca batık hale geldiğinde kendi iflasını istemek zorundadır. Türk ticaret kanununun 376. maddesinin üçüncü fıkrası emredici hüküm niteliğindedir. Bu tür davalarda iflas talebinin ilan edilmesi ve alacaklıların itiraz haklarını kullanmasının sağlanması gerekir. Bu gereklilik de yerine getirilmiş ve ilanlar yapılmıştır. Somut olayda bazı alacaklılar iflasa karşı çıkmış, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplerin sürüncemede bırakılması için bu davanın açıldığını ileri sürmüşlerdir.
Yasal düzenleme gereğince dosya bir mali müşavir bilirkişiye teslim edilmiş ve şirketin sermayesini kaybedip kaybetmediği, borç batık olup olmadığı konusunda rapor alınmıştır.
Bilirkişi davacı kayıtlarını inceledikten sonra hazırladığı 13/05/2019 tarihli raporunda davacının ticari defterlerini usulüne uygun biçimde tuttuğunu belirtmiş, dvavacı şirketin faaliyet adresinde yapılan denetlemede şirketin adreste bulunmadığı ve herhangi bir faaliyet görüntüsü tespit edilemediği, adresini tamamen boş göründüğü hususunu raporuna işlemiştir.
Bilirkişi davacı kayıtlarına göre bilanço hazırlamış, 30.11.2018 tarihli kaydi değer bilançosuna göre davacı şirketin aktiflerinin 15.544.357,19₺ olduğunu, pasiflerin 13.701.256,22₺ tespit edildiğini, buna göre şirketin 1.843.100,97₺ kaydi öz kaynağı bulunduğunu belirtmiştir. Buna göre şirket borca batık değildir.
Ancak faal olmayan şirketin kaydi stok değerlerinin de gerçek olmayacağı gerçeğinden hareketle 9.240.520,95₺’ilk stok mal varlığından tenzil edildiğinde şirket borca batık olacaktır. Keza davacı şirket, ...Makine San. Tic. Limited Şirketine 1.783.161,40₺ borçlu görünmektedir. Adı geçen şirketin tek ortağı ayni zamanda davacı şirketin de tek ortağıdır. Yani her iki şirket aynı kişiye aittir. Şirket adresleri de aynıdır ve her iki şirket de aynı adresi kullanmıştır.
Dava tarihi itibariyle her iki şirket de adresten ayrılmış ve faaliyetine son vermiştir. Keza ...Makine San. Tic. Limited Şirketi de Mahkememizin 2018/1834 esasına kayıtlı dava dosyası ile aynı biçimde kendi iflasını istemiştir.
Görüldüğü üzere davacı şirketin kayıtları şeklen usulüne uygun tutulmuş görünse dahi gerçeğe uygun tutulmamıştır. Stok kayıtları doğru biçimde mahkememize bildirilmediği gibi duran varlıklar bilgisi de doğru değildir. Aynı kişinin iki ayrı şirket kurarak birini diğerine borçlandırdığı, adresini terk ettiği, şirkete ait olup iflasta tasfiyeye dahil olacak hiç bir değer kalmadığı belirlenmiştir. Sadece icra takiplerinden bahsetmek durumu açıklamaya yeterli değildir. Şirketin tüm stok ve envanterinin nerede olduğu veya nasıl elden çıktığı açıklanmalıdır.
Gerçekten borca batık olduğu ortada olsa ve kendi iflasını istemek yasal zorunluluk olsa bile davacı dürüstlük kuralına uygun davranmalıdır. Davacının iflas isteme sebebinin daha çok alacaklıları zora sokmaya yönelik bir tutum olduğu takdir edilmiştir. Kanun hakkın suistimalini himaye etmez. Nitekim yukarıda zikredilen müdahil alacaklıların iddiası da bu yöndedir.
Davacı hakkında takipler başlayıp artık fiili aciz haline düşmeden önce kendi iflasını isteme hak ve sorumluluğuna sahiptir. Artık alacaklılar tarafından şirketin tüm malvarlığını paraya çevirecek nitelikte takipler başlatıldığında bu yolu kullanmak doğru değildir. Artık alacaklılar seçim hakkını kullanmışlar ve iflas istememişlerdir. Bu aşamada borçlunun iflas istemesi süren takipleri ciddi anlamda geciktirecektir.
Tüm bu izahat çerçevesinde, davacı şirket borca batık görünse de iflas talebinin hakkında başlatılmış icra takiplerini sürüncemede bırakmaya yönelik bulunmuş, dürüstlük kuralına aykırı davranışın kanunen himaye görmeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1833, K. 2019/698, 29 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama