KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/500
- Karar No
- 2018/1411
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/04/2018
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak davacı sigorta şirketi ile davalı arasında acentelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının şahsi firması aracılğıyla geçmiş dönemde çok sayıda sigorta poliçesine aracılık ettiğini ancak dava dışı ... isimli sigortalının ilk sigorta tarihindeki poliçe ve ek belgelerinin bugüne kadar şirkete ulaştırılmadığını, riskin doğması üzerine yapılan başvuruların da sonuçsuz kaldığını yeterli değerlendirme yapılamadığından risk bedelinin ödenmek zorunda kalındığını,
buna sebep olan ve belgeleri zaamnında teslim etmeyen acenta hakkında ödenen meblağ üzerinden davalı aleyhine Bursa 8.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, poliçenin çok eski olduğunu, o tarihteki tüm belgelerin şirkete gönderildiğini, eksik belge bulunmadığını, kaldı ki eksik belgeleri bugüne kadar istemeyen sigorta şirketinin de basiretli tacir gibi davranmadığını, takibin gerçek kişi adına yapılması gerektiğini, buna rağmen firma adı yazıldığını, bu sebeple kendisine husumet yönetilemeyeceğini, sigorta şirketi ile aralarındaki elektronik posta yazışmalarında belgelerin teslim edildiğinin açıklandığını, poliçeye ilişkin tahsilat ve sonraki dönemler için yenilemelerin de yapıldığını, artık sigorta şirketinin eksik belgeden söz edemeyeceğini, ödenen tazminatın riskin gerçekleşmesi sebebiyle doğal olarak ödenmesi gereken tazminat olduğunu bunun da kendilerinde kusuru olmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava acentelik sözleşmesine aykırılık sebebiyle doğan tazminatın tahsili için başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf davalının acentelik sözleşmesine aykırı davrandığını ve bundan kendisi için bir zarar doğduğunu ispat etmek zorundadır.
Davacı taraf bir sigortalıya ait olan poliçe ve buna dayanak teşkil eden ek belgelerin bu güne kadar teslim edilmediğini, davalının bu suretle acentelik hukukuna aykırı davrandığını ileri sürmektedir. Uyuşmazlığın çözümü açık bir biçimde hukuki değerlendirmeye tabidir. Bu nedenle ilave delil toplanmasına gerek görülmemiştir. Öncelikle belirtelim ki temel uyuşmazlık davalı acentenin poliçe ve dayanak belgeleri davacı sigortacıya gönderip göndermediği noktasındadır.
Fiili durum ve aradan geçen itibariyle bu hususu kesin bir biçimde ispat etmek mümkün görülmemiştir. Zira davalı acentenin her bir poliçe ve ekleri için ayrı bir gönderi hazırlayarak sigortacıya ulaştırmadığı, biriken evrakları toplu biçimde gönderdiği anlaşılmaktadır.
Bir posta gönderisi içinde hangi poliçe ve eklerinin bulunduğu tespit edilemeyeceğine ve davacı tarafın da bu uygulamaya itiraz etmediğine göre dava konusu poliçenin gönderilmediği de kesin biçimde ortaya konamaz. Elbette poliçenin gönderilmesi hususunu davalı acente ispat etmelidir. Ancak fiili durum davalı için bir kurtuluş karinesi sağlamaktadır. O da poliçenin yapılmış, sigortanın primleri alınarak başlatılmış ve hatta üç yıl üst üste yenilenmiş olmasıdır.
Hayatın olağan kurallarına uygun birşey iddia eden taraf bunu ayrıca ispat etmek zorunda değildir. Poliçe ve dayanak belgeler gönderilmemiş olsa sigorta başlatılmaz, hatta yenilenmezdi. O halde artık davacı taraf belgelerin gönderilmediğini ispat etmek zorundadır. Belgeler gönderilmiş olsun veya olmasın sigorta başlatılmakla poliçe yapmaya yeterli kayıt elde edilmiş olmalıdır.
Aksi düşünülse bile derhal sigortayı başlatan davacı tarafın ilerileyen günlerde acenteden belgeleri istemesi en azından yenileme sırasında bu konuda ısrar etmesi gerekir. Davacı sigortacı taraf basiretli tacir ilkesine aykırı davranmıştır. Belgeler tamamlanmadan sigortayı başlatmış, uzun süre de belge eksiğini giderme konusunda ihmalkâr davranmıştır. Bunun sonucuna kendi katlanmalıdır. Belgeler gerçekten gönderilmemiş olsa bile bunun sonuca tesiri yoktur.
Öte yandan belgeler tam ve eksiksiz olsa bile davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı tazminatın ödenmesini engelleyecek bir halin mevcudiyeti ortaya konmuş değildir. Yani davacı sigortacı taraf, belgeler olsaydı sözleşme yapmayacak olduğunu ispat edemediği gibi, eksik evrak yüzünden haksız ödeme yaptığını da ispat etmiş değildir. Kaldı ki hem ilk poliçede hem yenilemelerde sigorta pirimi davacı tarafça tahsil edilmiştir. Şimdi hiç prim tahsil etmemiş gibi tazminatın tamamını acenteden istemesi doğru değildir. Farazi bir riskin gerçekmiş gibi öne çıkarılarak acenteye sorumluluk yüklenmesi kabul edilemez. Evraklar gönderilmiş olsa da bu risk doğunca tazminat ödenecekse, sırf evrak yokluğundan dolayı acentenin kesin sorumluluğuna gitmek haksızdır.
Katip Hakim
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/500, K. 2018/1411, 5 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama