KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/525
- Karar No
- 2019/607
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
2- VEKİLİ : Av.
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/04/2018
KARAR TARİHİ : 15/05/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde özet olarak davacı banka ile dava dışı ... Tekstil San. Tic. Ltd. ŞTi arasında akdedilen bankacılık hizmetleri sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmede kefil olarak imzası bulunduğunu, 31/07/2017 tarihi itibariyle kredi ilişkisinin kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine Bursa 8.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalıların takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, imza itirazının da kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalıların bankaya yönelik borç yahut taahhüdü bulunmadığını, icra takibinin haksız olduğunu, sözleşme sunulmadığını, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, ödeme emrinin usulsüz düzenlendiğini, faiz ve faiz başlangıç tarihlerini kabul etmediklerini, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu, kefillerin de müteselsil kefil olarak sorumluluğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Davalı taraf icra takibinde imza inkarında bulunmuş ise de davaya cevabında bu hususa yer vermemiştir. Taraflar arasında bir kredi ilişkisinin varlığı ispat edilirse şirket yetkilisi ve ortağı olan davalıların imza inkarı temelsiz kalacaktır. O halde imza incelemesi yapılmasına bu aşamada gerek yoktur.
Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 27.11.2018 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 02.04.2015 tarihli 1.100.000.TL limitli sözleşme bulunduğunu, daha sonra 19.10.2015 tarihinde limitin 1.400.000.TL artırılarak 2.500.000.TL’ye çıkarıldığını, 31.03.2016 tarihinde 5.000.000.
TL limitli ikinci, 17.03.2027 tarihinde de 5.000.000.TL limitli üçüncü sözleşmenin imzalandığını, davalıların da bu sözleşmelere aynı limitle müteselsil kefil olarak imza attığını izah etmiştir. Kefaletin şekil şartlarının gerçekleştiği de anlatılmış, bu sözleşmeler kapsamında kredi kullandırıldığı belirtilmiştir. Davalılar şirket ortağı olduğundan eş rızası aranmayacaktır.
Sözleşme kapsamında dava dışı başka şirkete ait İstanbul’daki bir taşınmazın yedi ayrı bağımsız bölümü de ipotek edilmiştir. Bilirkişi her bir kefil açısından ayrı ayrı hesaplama yapmıştır.
Dava konusu alacaklar taksitli ticari krediden, borçlu cari hesap kredisinden, esnek ticari hesaptan ve çek garanti bedellerinden oluşmaktadır. Taraflar arasındaki kredi hesabı 01.08.2017 tarihli bir ihtarla kat edilmiştir. İhtarda verilen ödeme süresi nazara alındığında her iki davalı için temerrüt tarihi 05.08.2017 olacaktır.
Bilirkişi, ayrı ayrı kredilere göre akdi faiz oranını ve temerrüt faiz oranını belirlemiş, kredi kartlarına uygulanacak azami faiz oranlarını da dikkate almıştır.
Bilirkişi sözleşmede yer alan hususları dikkate alarak hesaplama yapmış ve takip tarihi itibariyle nakdi krediden toplam 4.549.023,21.TL borç hesaplandığını, 43.710.TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi ve ticari kredi için %33,12 ve esnek ticari hesap için %28,08 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini açıklamıştır.
Genel itibariyle bilirkişinin hesapladığı ana para miktarı davacı bankanın talebinden daha azdır. Sadece nakde dönüşen çek yaprakları yönünden banka bilirkişinin hesabından daha az talepte bulunmuştur. Bilirkişi bu durumun sebeplerini raporunun 16. sayfasında açıklamıştır. Kefalet sınırı da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü gerekir. Bilirkişi takip tarihinden sonraki tahsilatları liste halinde göstermiştir. Bu miktarlar infaz sırasında icra dairesinde nazara alınmalıdır.
Sözleşmeye göre kefillerin gayri nakdi krediden de sorumlu olduğunu gösteren açık hüküm yoktur. Ancak kefillerin “doğacak borçlardan” da sorumlu olduğuna dair sözleşme hükmü davalılar aleyhine yorumlanmalıdır.
Davacı banka ispat külfetini yerine getirmiş, buna karşılık davalı taraf başkaca ödeme yaptığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak muayyen ve davalı tarafından bilinebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Reddedilen kısımlar yönünden davacı banka kötü niyetli bulunmayarak aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmemiştir.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/525, K. 2019/607, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama