KÜNYE
T.C. Bursa Mahkememizin Birleşen ... Esas Sayılı Dosyası
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/703
- Karar No
- 2019/257
- Karar tarihi
- 12 Mart 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı-karşı davalı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı-karşı davacı
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Dava
- Sözleşmenin İptali
- Dava tarihi
- 05/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 02/05/2019
Karar Metni
1.508 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı şirketin Çeşme Dalyan'da yaptığı ...
Park Evleri Projesi için 16/09/2015 tarihli villaların dış cephe kaba sıva, dış cephe mantolama, bina içi şap işleri için sözleşme yapıldığını, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, haksız feshin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL müspet zarar ( kar paylı) ve menfi zarar olarak da yapılmış olan işlerden kaynaklanan 35.400,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ediyoruz dedi beyanı okundu imzası alındı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; cevap ve karşı dava dilekçemizi tekrar ediyoruz,
taraflar arasında 16/09/2015 tarihli söz konusu sözleşme mevcut olup davacının yaptığı işlerin ayıplı ve hatalı imalat olması sebebiyle sözleşme feshedilmiştir, bizde ayıplı ve hatalı imalatın sökülmesi için 5.251,00 TL masraf yaptı. Bu masrafın ve beş günlük geçikmeden dolayı uğranılan zarardan doyalı da şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı karşı davacıdan tahsilini talep ediyoruz, davacının davasının da reddini talep ediyoruz dedi, beyanı okundu imzası alındı.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe ;Dava asıl dava yönünden 11/09/2015 tarihli ...
Serra Evleri Projesinin dış cephe, sıva, mantolama, bina içi şap işlerinin yapılmasına dair sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla yapılmış olan işlerden kaynaklanan ve kar kaybı nedeniyle alacağın tahsili istemidir.
Birleşen ... esas sayılı dava dosyası yönünden ise; taleplerin aynı mahiyette olduğu,
davacının ve davalının aynı olduğu görülmüştür.
Mahkememizin daha önceki kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesinin
03/10/2018 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.
Birleşen davanın mükerrer esas alan dava olduğu anlaşılmakla esasın kapatılmasına karar
verilmiştir.
2018/1651 esas sayılı asıl dava yönünden; dava sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin
tespiti ile sözleşmenin feshi dolayısıyla kar kaybı ve menfi zararın tazmini ile yapılmış olan işlerden kaynaklı alacak davasıdır.
Karşı dava yönünden ise; davalı karşı davacının hatalı imalat söküm bedeli ve gecikmeden
dolayı meydana gelen zarara ilişkin olarak talepte bulunulduğu görülmüştür.
11/09/2015 tarihli sözleşmenin yüklenicisi davacı olup iş sahibi ise davalıdır. Davalı taraf söz konusu imalat işleri devam ederken yapılan mantolama işlemleri sonrası tespit ettikleri ayıplar nedeniyle çalışanları tarafından tutanak tutulduğunu, bu ayıpların sözlü olarak davacıya bildirildiği halde giderilmediğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının sözleşmeyi haksız olarak feshedip feshetmediği, yapılan işlerin ayıplı olup olmadığı, sözleşme hükümlerine göre ayıp durumunu davacıya yazılı olarak bildirme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, sözleşme haksız olarak feshedilmiş ise davacının kar kaybının ve yapılan işler nedeniyle yaptığı giderlerin davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği ile davalı karşı davacının varsa ayıplı imalat nedeniyle imalat söküm bedeli ve gecikmeden dolayı maddi zarar talep edip edemeyecekleri noktalarında toplanmaktadır.
Mahallinde talimat mahkemesi aracılığıyla keşif yapılmış , tanıklar dinlenmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. 27/12/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre yapılan imalatın açık ayıplı olduğu, 13.000,00 TL tutarınca davacı tarafından iş yapıldığı, ayıplı işi söktürme bedelinin 2.400,00 TL olduğunu belirtmiştir.
Yine mahkememizce dosya farklı bilirkişilere tevdii edilmiş, 07/09/2017 havale tarihli rapora göre yapılan işin ayıplı olarak yapıldığı, uygun profiller konulmadan nizami olarak yapılmadığını, imalatın tamamen sökülerek yeniden yapılması gerektiği, davacının yaptığı iş bedelinin 13.360,00 TL, davalının ayıplı işi söktürme bedelinin ise 2.448,00 TL olduğunu belirtmişlerdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık çerçevesinde sözleşme hükümleri incelendiğinde, genel hususları düzenleyen 7.5. Maddesine göre "Yüklenici, ayıplı ve kusurlu oldukları sabit görülen işleri kendisine verilecek yazılı talimata müteakip tayin edilen müddet zarfında yeniden ve bila bedel yapmaya mecburdur. Aksi halde ve yazılı ihtar ile belirlenecek süre içinde yapmadığı takdirde işveren yüklenici nam ve hesabına yaptırmaya ve alacağından kesmeye yetkilidir. Bu yüzden bir gecikme olursa sorumluluk yükleniciye aittir"
Bu nedenle dosya kapsamına göre davacı tarafın yaptığı imalatın ayıplı olduğu anlaşılmaktadır. Ayıplı imalat nedeniyle davalı karşı davacı taraf sözleşme hükümlerine göre usulüne uygun bir biçimde yazılı olarak herhangi bir ihtarda bulunmamıştır. Gerek cevap dilekçesinde gerekse davalı çalışanlarının tek taraflı olarak tutmuş olduğu tutanak içeriklerine göre davacıya durumu şifaen bildirdikleri anlaşılmaktadır.
Taraflarca akdedilen sözleşmenin yukarıda belirtilen 7.5.maddesi açıkça yazılı ihtar şartını aramıştır. Yazılı ihtara müteakip davacının ayıplı işleri yeniden ve bila bedel yapmaya mecbur olacağı , ihtara rağmen yapmadığı takdirde işverenin yüklenici nam ve hesabına ayıplı işleri yüklenici alacağından keserek yapmaya yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Bu durumun doğumu da davalı işverenin yapacağı yazılı ihbar bildirimine bağlıdır.
Bu nedenle davalının sözleşmeye aykırı olarak ayıplı işleri yazılı olarak davacıya bildirmemesi, ayıplı olan bu işleri bedelsiz olarak giderme imkanını davacıya tanımadan kendisi söktürmek suretiyle yapması nedeniyle davalı feshinin haksız olduğu, bu söküm işlerinin de sözleşme hükümlerine aykırı olarak yapılması nedeniyle davalının davacıdan söküm ve gecikme bedeli talep edemeyeceği kuşkusuzdur.
Yine davacı tarafça ayıplı da olsa belirli aşamada işlerin yapıldığı yapılan bu işlerin bedelinin de yeterli açıklayıcılıkta ve hüküm kurmaya elverişli görülen 07/09/2017 havale tarihli rapora göre. 13.360,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
TBK'nun eser sözleşmesini düzenleyen 474 ve 475.maddelerine göre iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Ayıplı eser dolasıyla iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, eseri alı koyup ayıp oranında bedelden indirim ve eserin ücretsiz onarımıdır. Eser iş sahibinin kullanamacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı yada sözleşme hükümlerine göre aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme mümkün olacaktır.
Kanun iş sahibine seçimlik hak tanımışsa da taraflar sözleşmede seçimlik hakların nasıl kullanılacağını kararlaştırabilirler. Yani kanunda düzenlenen seçimlik haklar emredici nitelikte değilidir. Sözleşmenin 7.5.maddesine göre iş sahibi tarafından yükleniciye ayıplı ve kusurlu işler sebebiyle yazılı olarak bildirimde bulunacak, ayıp ve eksikliklerin tamamlanması gerçekleştirilecektir.
Taraflar sözleşmeye koydukları irade ile ayıbın ortaya çıkması durumunda iş sahibi tarafından yazılı bildirimde bulunmak suretiyle ayıbın giderilerek bedel talep edilmeksizin yapılması kararlaştırmışlardır. Yazılı ihtar ile belirlenecek süreye rağmen iş tamamlanmadığı takdirde işveren yüklenici nam ve hesabına işi başkasına yaptırabilir.
Sözleşmenin 23/1.maddesine göre de sözleşmede belirlenen yükümlülüklere ayrılık halinde ihtarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde sözleşmeye aykırılık giderilmezse sözleşme işveren tarafından feshedilecektir. Davalının sözleşme hükümlerine göre yazılı ihtarda bulunmadığı, davacıya ayıbı gidermesi için uygun süre vermediği, sözleşmenin feshinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Bu sebeple davacının sözleşme konusu iş dolayısıyla yaptığı 13.600,00 TL tutarındaki imalat bedelinin davalıdan talep edebileceği anlaşılmış olup imalat bedeline ilişkin talebi bu miktar yönünden kısmen kabul edilmiştir. Davacı taraf elde edemediği karı müspet ve menfi zararını talep etmiş ise de yapılan işin ayıplı olduğu, imalatın tamamen sökülerek yeniden yapılması gerektiği, davacının müspet ve menfi zararı talebinin hakkaniyete uygun düşmediği yine zarar dolayısıyla herhangi bir açıklama ve delil ileri sürmediği anlaşıldığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Karşı davada davacı ... İnşaat ... Ltd. Şti. Hatalı imalatın söküm bedeli olarak 5.251,00 TL talep ettiği, gecikme nedeniyle de 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği görülmektedir. Yukarıda anlatıldığı üzere iş sahibi olan karşı davacı sözleşme hükümlerine uymayarak ve davacıya yazılı bildirimle uygun bir süre vermeyerek sözleşme hükümlerine aykırı davranmıştır.
Zira sözleşmenin 7.5.maddesine göre yazılı ihtara müteakip verilen süre içerisinde yüklenici tarafından ayıp giderilmediği takdirde işveren yüklenici nam ve hesabına işi yaptırmaya yetkili olacak, ortaya çıkan zararın davacı alacağından mahsup edebilecek bu yüzden gecikme olursa da gecikmeden dolayı sorumluluk yükleniciye ait olacaktır. Karşı davacının ayıplı imalatın söktürme bedeli ile gecikmeden dolayı zarar talebi bu sebeple yerinde görülmemiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/703, K. 2019/257, 12 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama