KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/805
- Karar No
- 2019/1325
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 06/06/2018
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı banka ile ... Ltd Şti arasında akdedilen bankacılık hizmetleri sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını , davalının bu sözleşmede kefil olarak imzası bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, asıl borçlu ve davalı kefile ihtar tebliğ edildiğini, buna rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, alacağı tahsil etmek için davalı aleyhine Bursa 3.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka, taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Somut olayda davalı taraf davaya cevap vermemiş olduğundan münkir durumdadır ve herhangi bir delil ileri sürmemiştir. Bu durumda davacı banka kayıtları ile sonuca gitmek gerekir. Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 13.05.2019 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile dava dışı ... Mobilya Ltd.
Şti. arasındaki kredi sözleşmesinin dosyaya sunulmadığını, fakat eki durumundaki kefalet sözleşmesinin sunulduğunu açıklamıştır. Taraflar arasındaki kredi hesabı 28.11.2017 tarihli bir ihtarla kat edilmiştir. Bilirkişi ödeme için verilen mühleti de gözeterek, mühletin icra takibinden sonra dolduğunu belirterek temerrüt tarihini kefil için icra takip tarihi olan 30.11.2017 olarak belirlemiştir.
Raporda akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranını gösterilmiş, ödenmeyen kredi taksitleri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.
Bilirkişi her bir kredi kalemi için ayrı hesaplama yapmış ve kefilin borçlarını da kredi bazında göstermiştir. Bilirkişi taleple bağlı olarak kefilin 560.144,97.TL borçlu olduğunu bildirmiştir.
Bu rapora davacı banka itiraz etmiştir. İtirazların gerekçeli olduğu dikkate alınarak bu kez bir heyet kurularak detaylı inceleme yapılması sağlanmıştır. 07.08.2019 tarihli raporunda bilirkişi heyeti önceki raporda hesaplanan miktarlardan düşük bir sonuca ulaşmış iseler de aradaki fark küçüktür. Bu rapora göre taleple bağlı olarak asıl borçlunun gayri nakdi alacak dahil 559.437TL’dir. Görüldüğü üzere iki rapor çok küçük bir farkla aynı sonuca ulaşmıştır.
Asıl borçlu şirket iflas erteleme davasını kaybetmiş ve Bursa 2. Ticaret Mahkemesinin ... E. ... E. Sayılı kararı ile iflasına karar verilmiştir. Davacı banka hesabı kat ederek icra takibine başlamış ise de kat ihtarında verdiği süre icra takibinden sonraya isabet ettiğinden temerrüt tarihinin takip tarihi olarak belirlenmesinde hukuka aykırı bir durum yoktur. Hesap yöntemi uygun olan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Takipte asıl alacağa yıllık %25,02 oranında faiz uygulanmalı, tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla tahsilat yapılmalıdır. Davacı banka ispat külfetini yerine getirmiş, buna karşılık davalı taraf başkaca ödeme yaptığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiş, alacak muayyen ve davalı tarafından bilinebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/805, K. 2019/1325, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama