KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/617 Esas
- Karar no
- 2020/135
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... ...,
- Dava
- Ortaklığın Sona Erdiğinin Tespiti
- Dava tarihi
- 26/06/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23.03.2020
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen tespit davasında,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketteki hisselerini dava dışı ... ... isimli kişiye noter sözleşmesiyle devir ve temlik ettiğini, şirketin 28/02/2011 günlü 2011/1 sayılı karar ile 13 hissenin devrine izin verdiğini, ancak devrin bugüne kadar ticaret siciline bildirilmediğini ve ilan edilmediğini, bu sebeple mağdur olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğüne yaptığı başvurunun reddedildiğini ileri sürerek davacının şirket ortağı olmadığının tespitine ve pay devrinin tescil ve ilanına, ticaret sicil kayıtlarından davacının ortaklık kaydının silinmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Derdest dava, limited şirket paylarının devri edildiğini ve şirket ortaklığının sona erdiğinin tespitine ilişkindir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı şirket hisselerini usulüne uygun olarak satıp devrettiğini ispat etmelidir.
Esasen mer’i Türk Ticaret Kanunu sistematiğine göre eldeki davanın açılmasına imkan yoktur. Zira yürürlükteki mevzuatta limited şirket hisselerinin devri halinde yapılacak işlemler T. T. K. madde 598’de gösterilmiştir. Buna göre “Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur. Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir.
Görüldüğü gibi payını devreden ortağa tanınan haklar sebebiyle dava açmakta hukuki yararı olmayacaktır. Ancak somut uyuşmazlıkta pay devri Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiştir. Eski kanun döneminde pay devri yapan kişiye böyle bir imkan tanınmış değildi. Şirket yetkilisi tarafından zamanında beyanda bulunulmaması hak kayıplarına neden olmaktaydı.
Bu sebeple payını devreden kişinin bir tespit davası açabileceği ve aldığı kararla Ticaret Siciline başvurabileceği kabul edilmiştir. Zira bu tescil ve ilan işlemini Ticaret Sicil memurluğu da re’sen veya devreden ortağın talebiyle yapamamakta, bir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmaktadır. Somut olayda pay devri eski kanun döneminde gerçekleşmiştir. Hisse devri noterde gerçekleştirilen bir sözleşmeye bağlanmış, şirket ortaklarının oluru da alınmıştır.
O halde davanın kabulüne karar verilmesi uygun olacaktır. Mahkememizce bir tespit hükmü kurulmakla birlikte infazda tereddüt yaşanmaması ve davacının haklarının askıda kalmaması açısından karar kesinleştikten sonra davacının ortaklık kayıtlarının silinmesi yani payları devredip ortaklıktan çıktığının ticaret sicil kayıtlarına işlenmesi yolunda karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/617, K. 2020/135, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama