KÜNYE
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/980
- Karar No
- 2023/44
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2023
Karar Metni
1.597 kelime·8 dk okuma·15 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2021/980 Esas
KARAR NO : 2023/44
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... ....
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/08/2013
BURSA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/274 ESAS SAYILI ASIL DAVADA
DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... .... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... ...
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ :11/01/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı şirket ile davalı şirket arasında 02/01/2012 tarihli mal alım sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre davalı şirketin davacı şirkete ... ... ...Otel'inin aydınlatma ürünleri ve avizelerin satın alınması ve aydınlatmalar ile avizelerin otel aydınlatılması ve dekorasyonunun tamamlanmasının anlaşma konusu olduğunu, davacı şirketin sözleşme gereği aydınlatma üniteleri ile avizeleri temin ederek montajını yaptığını ve kullanıma başlanıldığını, ancak bir süre sonra aydınlatma üniteleri ve avizelerde sorunlar yaşanıldığını ve ürün hataları ve ayıpları olduğunun anlaşıldığını,
bunun üzerine davalı şirket haberdar edildiğini, davalı şirketin elemanlarını göndermek suretiyle aydınlatma ünitelerindeki kusurları giderdiği ancak satın alınan ürünler arasında en önemlisi olan fuayede büyük led ışıklı avizenin led ışıklarındaki sönme sorununun giderilemediğini, tüm uyarılara rağmen davalı şirketin bu sorunu gidermek için herhangi bir çaba sarfetmediğini, bu nedenle haricen yapılan araştırma ve tespitte davacı şirketin kalitesiz malzeme ve ledler kullanıldığının anlaşıldığını, bunun üzerine davacı şirkete 05/02/2013 tarihinde ihtarname gönderildiğini, tebligata rağmen kusurun giderilmediğini,
bu nedenle müteahhitnın ayıptan sorumluluğu kapsamında 6098 sayılı TBK 219.maddesi hükmüne göre sözleşmeden dönülmesine karar verilmesi talebiyle dava açmak mecburiyetinde kaldıklarını, bu arada sözleşmeden dönmenin sonuçları çerçevesinde ayıplı ürünler için ödenmiş olan satış bedeli 118.000,00 TL daha sonra ıslah ile 119.895,84 Euro bedelin faizi ile beraber ödenmesine, ayıplı avizelerin takılması, çıkarılması, sonuçsuz onarımları sırasında kurulan iskele nedeniyle davacı şirketin uğradığı tüm maddi ve manevi zararların ve diğer hususların davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ; taraflar arasındaki yapılan sözleşme gereğince otelin aydınlatma üniteleri ile avizelerinin temin ve montajının kullanıma hazır bir şekilde gerçekleştirildiğini ve tesliminin yapıldığını, davacı şirkete teslim edilen ürünlerin kullanıldığını ve bu iş kapsamında davacı şirketin 9.838,00 Euro borcu kaldığını, sözlü ve yazılı isteme rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 31.İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı dosyadan icra takibi yapıldığını, davacı şirketin takibe itirazı üzerine İstanbul 50.Asliye Tİcaret Mahkemesinde 2013/209 esas sayılı dosya ile itirazın iptali davasının açıldığını,
davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, avizelerin ledlerine yönelik kusurlardan dolayı avizelerin iade edilerek sözleşmeden dönülmek istenmesinin kötü niyetli olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan tespitin tek taraflı bir tespit olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını, tespit bilirkişisinin düzenlediği raporun yeterli olmadığını ve gerçekleri yansıtmadığını, ledlerin belirli bir kullanım ömrünün olduğunu, kullanım ömrününü bitmesi veya zaman içinde patlamasının mümkün olduğunu, sadece ampullerin değiştirilmesi ile avizelerin normal kullanılır hale getirilmesinin mümkün olduğunu,
bu nedenle ve yargıtay kararlarına göre avizelerin iadesinin de iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, hakkaniyet gereği bedel indirimi seçeneğinin mahkemece değerlendirilmesine karar verilebileceğinden, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
BİRLEŞEN BURSA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/274 ESAS SAYILI DAVADA
Davacı Vekilinin dava dilekçesinde ; davacı şirketin davalıya 484.987,00 Euro bedelli aydınlatma malzemelerini satıp teslim ettiğini, davalının 475.149 Euro ödeme yaptığını, bakiye 9.838 Euro alacağı kaldığını, bakiye alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bursa 10.İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız olan borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ; dava konusu takibin İstanbul 31.İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davacı tarafından yapılan led aydınlatma sisteminde işin tesliminden sonra bazı sorunlar yaşandığını, davacı şirketin bildirilen sorumlardan bazılarını giderdiği ancak fuayede büyük led ışıklı avizenin led ışıklarındaki sönme sorununun çözülemediğini, tüm uyarılara rağmen sorunu gidermek için davacı şirketin herhangi birşey yapmadığını, bunun üzerine Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 esas sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını,
tespit raporunda avizelerde kullanılan ledlerin olması gereken kalitede olmadıkları yönünde rapor tanzim edildiğini, bu nedenle davacı şirket hakkında ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden dönme ve ayıplı avize bedellerinin iadesi talebiyle Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/711 esas sayılı dosyasının açıldığını, bu nedenle davalı şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığını, hatta davalının, davacı şirketten alacaklı olduğunu, iş bu davada davacı yanın haklı çıkması halinde takas defilerinin kabulü ile davacı şirket aleyhinde açılmış olan alacak davası ile dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Eldeki dava ana dava yönünden eser sözleşmesinde yapılan imalatlarda ayıp bulunduğuna ilişkin alacak davası, birleşen dava ise satış sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin davadır. Davacı eldeki davayı açmadan önce Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 sayılı dosyasında tespit talebinde bulunmuş, ayıpların gideri ve onarım maliyeti 50.000,00 TL + KDV , merdiven için 20.000,00 TL + KDV , İskele maliyetinin de 10.000,00 - 15.000,00 TL+ KDV civarında olabileceği tespit edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmış, Ürün satış bedeline oranla %40 oranında olduğunu bununda 47.958,33 EURO 'ya tekabül ettiğini, onarım çalışması için eleman masrafları dikkate alındığında ayıbın giderim masrafının 47.958,33 EURO ve 55.703,00 TL olacağı belirlenmiştir. Bilirkişilerden rapor ve ek raporlar alınmış, bilirkişiler görüş olarak iskele kurulum masrafının ve kurma yükümlülüğünün iş sahibinde olacağı görüş olarak belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ana davanın 27.800,00 TL üzerinden kabulüne, birleşen davada da 9.838 EURO alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Bu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 44.Hukuk dairesinin 2021/948 esas , 2021/1058 sayılı kararıyla kaldırılmıştır, kaldırma gerekçesinde asıl davada kurulan hükme yönelik olarak istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, birleşen dava yönünden davacı-birleşen dosya davalı vekilinin ileri sürdüğünün ödeme definin taraf defter ve kayıtlarında araştırılması gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Kaldırma kararı sonrasında taraf defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır.
Taraf defterlerindeki karşılaştırmalı bilirkişi raporuna göre ; davalı birleşen dosya davacısının düzenlemiş olduğu faturaların birleşen dosya davalısında kayıtlı olduğu, yine birleşen dosya davalısı tarafından yapılan ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, 893,00 TL'lik farkın ise kur çarpanının her iki tarafça farklı uygulanmasından kaynaklandığı , bedeli talep edilen satıma konu faturanın 484.987,00 EURO tutarında olduğu, birleşen dosya davalısının yaptığı ödeme ise 474.226,30 EURO olduğu, yapılan incelemeye göre birleşen dosya davacısının takipte talep ettiği asıl alacak tutarı kadar alacağın bulunduğu anlaşılmaktadır. Birleşen dosyada takipte işlemiş faizde istenmiştir. Ancak temerrüt takiple oluştuğundan işlemiş faize yönelik talep reddedilmiştir.
Takibe konu alacak yabancı para cinsinden talep edilmiş olması nedeniyle 3095 sayılı yasanın 4A maddesi uyarınca faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Satıma konu malda ayıp iddiası bulunduğu, bununla ilgili olarak mahkememizce araştırma yapıldığı, ana dava yönünden bu yönde de hüküm tesis edildiği anlaşılmakla alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektirmiştir. Alacak bu nedenle likit kabul edilmemiştir. İcra inkar tazminatına da bu nedenle de hükmolunmamıştır.
Ana dava yönünden daha önce istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş ancak kaldırma kararında hüküm fıkrasında kaldırma kararının birleşen ana dava yönünden ayrım yapılmadan kaldırma kararı verildiği ve 2014/711 esas 2017/746 sayılı kararı kaldırılmış olduğu anlaşılmakla ana dava yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiği kabul edilmiş, olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/980, K. 2023/44, 11 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama