KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1059
- Karar No
- 2025/679
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 17/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/06/2025
Karar Metni
1.560 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı aracın 02/12/2022 tarihinde davalı ...'ın kullandığı ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araç ile çift taraflı kazaya karıştığını, davalı ...'ın tutanak tutulmadan kaza yerinden ayrılması akabinde ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından ... Emniyet Müdürlüğüne gidilerek davalı ... hakkında şikayette bulunulduğunu, ...
CBS'nin 2023/ sayılı soruşturma dosyası ile olayın trafik kazası olması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, davacı aracında meydana gelen değer kaybının tahsili amacıyla 04/05/2023 tarihinde davalının zorunlu sigortacısı olan diğer davalı ...
Sigortaya başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından geri dönüş yapılmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle ; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazaya karışan aracın ... plakalı araç olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu olayda kusursuz olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sorumlu olduğunu, davacıya araçtaki maddi hasara ilişkin 23.142,19 TL ödeme yapıldığını,
aracın daha önce hasara uğraması halinde birden fazla kez değer kaybına uğramayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin reddi gerektiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya süresi içerisinde cevap vermediği anlaşıldı.
HUKUKİ DELİLLER
Dosyada araçlara ait tramer kayıtlarının, dava konusu araca ait hasar dosyasının ve sigorta başvurusuna ait bilgi ve belgelerin, tramer kayıtları doğrultusunda önceki hasarlara ilişkin hasar dosyalarının dosya arasına alındığı, 2 ayrı 1 Trafik ve 1 Makine Mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten rapor aldırıldığı, alınan raporlar arasında kusur, değer kaybı hesaplaması yönünden çelişkiler olması nedeniyle ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırıldığı görüldü.1 Trafik bilirkişisi ve 1 Makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan tarihli raporunda özetle: "Dava konusu, ...’ın sahibi ..., ...
Plaka aracın , 02.12.2022 tarihli trafik kazası öncesi, 20.11.2015, 20.06.2017, 02.07.2017, 05.06.2021, 08.06.2021, 21.02.2022 tarihlerinde de çarpma şeklinde 6 Adet HASAR KAYDI olduğundan, her ne kadar sol ön kapı önceden değişmemiş olsa dahi, kaportanın sol tarafında önceden de işlem görmüş olduğundan, önceden altı adet hasar kaydı olduğundan, 02.12.2022 Tarihli Trafik Kazası nedeniyle hasarlarından dolayı DEĞER KAYBI olmadığı, ...
Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’ın: Dava konusu kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı K.T.K.’nın “Araç Manevralarını Düzenleyen Kurallar” başlıklı Madde 67/A bentlerinde belirtilen kuralları ihlal ettiğinden bahisle %50 (Yüzde Elli) nispetinde kusurlu sayılabileceğine; ...
Plakalı Kamyonet Sürücüsü ...’ın: Dava konusu kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı K.T.K.’nın “Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlamak” başlıklı Madde 52/B bentlerinde belirtilen kuralları ihlal ettiğinden bahisle %50 (Yüzde Elli) nispetinde kusurlu sayılabileceği hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.1 Trafik bilirkişisi ve 1 Makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan 17/12/2024 tarihli raporunda özetle: "... plakalı Volkswagen Passat marka otomobil sürücüsü ...’ ın.
2918 sayılı K.T.K’ nun “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlıklı Madde 84/j maddesini (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak.) ve bu madde kapsamında aynı kanunun sürücülere ait diğer kusurlarından 67/a maddesini (Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.) ihlal ettiğinden % 75 (yüzde yetmiş beş) “Asli Kusurlu ...,
... plakalı Ssangyong marka kamyonet sürücüsü ...’ ın ise; araç hızını mahal şartlarına , yolun trafik durumuna uydurmamasından mütevellit tali kusur içerikli Madde 52/1-b “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar” ihlal ettiğinden % 25 (yüzde yirmi beş) “Tali Kusurlu ..., Davacı ... plakalı aracın kusuru göz önüne alındığında kaza tarihinde oluşan 30.694,06 TL’lık değer kaybının %75 kusur oranı düştüğünde 7.673,515 TL kaldığı" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir....
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 14/03/2025 tarihli raporda özetle. "Kusur yönünden sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu ..., Davalı sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu ..., Değer kaybı Yönünden: Davaya konu araçta kaza sebebiyle meydana gelen değer kaybı bedelinin 30.694,06 TL ..." hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan değer kaybı talebine yöneliktir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacın adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile, davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan, davalı ...
Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde 02/12/2022 tarihli davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafından aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan 04/04/2024 tarihli heyet raporunda davaya konu kazada sürücülerin % 50 oranında kusurlu oldukları ve davacının aracındaki geçmiş hasar kayıtları dikkate alındığında değer kaybı oluşmadığı belirtildiği, geçmiş hasar kayıtları dosyaya kazandırılmadan rapor düzenlendiğinden tarafların itirazları üzerinde bu kez yeni heyetten rapor alındığı,
yeni heyet tarafından hazırlanan 17/12/2024 tarihli rapor da ise bu kez, davacı araç sürücüsünün % 75, davalı araç sürücünün ise, % 25 oranında kusurlu ..., davacının aracında 30.694,06 TL değer kaybı oluştuğu belirtildiği bu haliyle dosyada bulunan raporlar arasında hem kusur hem de değer kaybı hesaplamaları yönünden çelişki olduğundan dosya ATK'ya gönderilerek rapor alınmıştır. ATK ...
Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 14/03/2025 tarihli raporda ise, davacı araç sürüsünün % 75, davalı araç sürücünün ise, % 25 oranında kusurlu oldukları ve davacının aracında 30.694,06 TL değer kaybı oluştuğu belirtilmiştir.
Bu haliyle, ATK raporundaki kusur oranı saptaması, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve araçlardaki hasar durumu dikkate alındığında kaza ile uyumlu ..., değer kaybı belirlemesinde ise, gerek 17/12/2024 tarihli raporda gerekse ATK raporunda denetime açık emsal satış ilanları da gözetilerek aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri ile kaza tarihindeki hasarlı ikinci el değeri tespit edilerek değer kaybının belirlendiği,
yine değer kaybı olarak belirlenen bedelin hasarın niteliği, meydana gelen zarar, kaza tarihindeki rayiç değer göz önüne alındığında piyasa şartlarına uygun düştüğü anlaşıldığından 14/03/2025 tarihli ATK raporunun davaya konu hususlar bilimsel, gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli ... kanaatine varılmıştır.
O halde, ... sayılı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu ..., davacının davalının kusuruna tekabül eden 7.673,52-TL kadar değer kaybı için alacaklı ..., davacı tarafından dava dilekçesinde 20.000,00 TL talep ettiğinden davanın kısmen kabulü ile, 7.673,52 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Bununla birlikte, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 04/05/2023 tarihinde e-mail yoluyla başvuruda bulunulduğu, bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden tarihin 17/05/2023 ... anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden bu tarihten itibaren diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren -davalı aracın da kullanım amacının hususi olması dikkate alındığında- yasal faize hükmedilmiştir.
Son olarak ise, 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız ... dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır.
Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ✍E-Imzalıdır Hakim · ✍E-Imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1059, K. 2025/679, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama