KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1319
- Karar No
- 2025/193
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 17/12/2024
- Karar
- USULDEN RED
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/022025
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... sicil numarası ile davacı kuruma kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ...
Vergi Dairesi tarafından davacı kuruma gönderilen 25/06/2024 tarihli Tescilsiz Faaliyet Tespiti Hakkında konulu yazı ile davalı şirketin 25/06/2024 tarihinde .../... adresinde şube olarak ticari faaliyet ile iştigal ettiği, Vergi Dairesince şube açılışı yapıldığı ancak Ticaret Sicili Gazetesinde şube açılış tescilinin olmadığının tespit edildiğinin bildirildiğini, vergi dairesinden davacı kuruma yapılan bildirim tarihinden sonra şube açılışı tescili için herhangi bir talepte bulunmadığını beyanla dosya üzerinden inceleme yapılarak.
Davanın Kabulüne, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafın davaya cevap vermediği görüldü.
HUKUKİ DELİLLER
... Ticaret Sicili Müdürlüğünden davalı şirketin sicil özetinin celp edildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketin şubesinin ticaret siciline tescili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.
Yine 6102 sayılı TTK.nın 33. maddesine göre, tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.
(2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder.
Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.
Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre ise, tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.
Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.
Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.Limited şirket tip ana sözleşmesinin 4. maddesine göre, şirketin merkez ve şubelerinin tescil ettirilmemesi şirket için bu durum fesih sebebi sayılır.
Yine, TTK’nın 636/1-a maddesine göre, şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden biri gerçekleşmişse, şirket sona erer. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde; ...
Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davacıya gönderilen 25/06/2024 Tescilsiz Faaliyet Tespiti Hakkında konulu yazı ile davalı şirketin 25/06/2024 tarihinde .../... adresinde şube olarak ticari faaliyet ile iştigal ettiği, Vergi Dairesince şube açılışı yapıldığı ancak Ticaret Sicil Gazetesinde şube açılış tescilinin olmadığı bildirimi üzerine davalı şirket ve yetkilisine ayrı ayrı ihtarname göndererek 30 gün içerisinde şube açılışı bildiriminde bulunması istendiği, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile davalının yeni şube tescilinin emredilmesi istendiği görülmüştür.
Oysa, 6102 sayılı TTK.nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste şube açıp açmadığını araştırması, araştırma sonucunda şirketin şubesinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması,
yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin araştırması ve tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu,
aynı kanunun 115.maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · ✍E-Imzalıdır Hakim · ✍E-Imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1319, K. 2025/193, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama