KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/887
- Karar No
- 2025/726
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 07/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/07/2025
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilene ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 03/09/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve ... belgesine göre davacının kusursuz olduğu maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu ve sigorta şirketince karşılanmayan HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında, fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 10,00 TL değer kaybının 28/02/2023 tarihinden itibaren (20 Ocak 2023 tarihinde başvuru yapıldığını + 8 gün sonra temerrüde düştüğünü) yasal faiz, yargılama giderleri ve ücreti vekalet ile birlikte tahsilini, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçenin mevcut olması, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde dava açılması gerektiğini, davaya konu olmuş kazanın 03/09/2022 tarihinde gerçekleştiğini 03.09.2024 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın da dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiği üzere daha önce aynı taleple tahkim yoluna başvurduğunu, işbu davada aynı taraf, aynı konu ve aynı talepleri ileri sürmeleri nedeniyle işbu davanın reddinin,
davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesini, Haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep emitştir.
HUKUKİ DELİLLER
Dosyada araçlara ait tramer kayıtlarının, dava konusu araca ait hasar dosyasının ve sigorta başvurusuna ait bilgi ve belgelerin, tramer kayıtları doğrultusunda önceki hasarlara ilişkin hasar dosyalarının dosya arasına alındığı görüldü.
Mahkememiz dosyası bir makine mühendisine tevdi edilerek alınan 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava konusu trafik kazasında hasara uğrayan aracın ... plakalı, 2011 model, Renault marka, Clio tipi, hasar tarihinde yaklaşık 217 bin kilometrede otomobil olduğu,
Raporda detaylı olarak açıklanan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 47, Madde 52, Madde 57 ve Madde 84 ilgili hükümlerini ihlal ederek kavşağa yaklaştığı esnada gireceği yoldaki trafiğin durumunu görüp gerekli ve yeterli önlemleri almayan, kendi beyanına göre gireceği yolda başka bir aracın görüşüne engel olmasına rağmen kavşağa giren,
sürüş esnasında yeterli dikkat ve özeni göstermeyip tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak kendi aracıyla gireceği yolda seyir halinde bulunan ... plakalı aracın sağ ön çamurluk kısımlarına çarpan davalı tarafından Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsünün trafik kazasının meydana gelmesinde %100(Yüzde-Yüz) oranında kusurlu olduğu, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsüne atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı,
aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri, hasarı onarılsa dahi ikinci el değeri, niteliği, kilometresi, marka ve model bilgisi, üretim yılı, trafiğe çıkış tarihi, dava konusu oluşan hasar miktarı, işçilikler ve değişen parçalar göz önüne alındığında araç hasarı tamamen giderilse dahi ikinci el satışında, hasarsız emsal araçlara göre dava konusu kazadan dolayı kaza tarihindeki serbest ikinci el reel piyasa koşullarında araçta 10.000 TL reel değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitinin hasar tarihi itibariyle 100.000 TL olduğu,
sigorta şirketi tarafından dava konusu hasara ilişkin toplamda 9.873,39 TL hasar tazminat ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketince davacıya 2.554,28 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, yapılan ödemeler sonucu davalı sigorta şirketi tarafından hasar ve değer kaybı olmak üzere toplam 12.427,67 TL ödeme yapıldığı, ödemeler sonrasında poliçe teminatında bakiye 87.572,33 TL kaldığı, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı ödemesi yapılmış ise de formüller ile yapılan hesaplamalar sonucu elde edilen değer kaybının gerçek piyasa değer kaybını karşılamadığı,
raporda detayları yer alan hesaplamalar sonucu kalan değer kaybı bakiye miktarının 7.445,72 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan değer kaybı ödemesi dikkate alındığında değer kaybı kalan bakiye olmak üzere davacıda oluşan zarar-ziyan miktarının toplam 7.445,72 TL olduğu" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan 22/05/2025 tarihli talep artırım dilekçesi talep sonucun 7.445,20-TL yükseltildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan değer kaybı istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacın adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde 03/09/2022 tarihli davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafından; davaya konu kaza neticesinde aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek değer kaybı bedelinin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı görülmüştür.Mahkememizce alınan 13/05/2025 tarihli raporda;
davalı tarafından sigortalan araç sürücüsünün kavşağa yaklaştığı esnada gireceği yoldaki trafiğn durumunu görüp gerekli önlemler almadığından KTK'nın 52 ve 57. maddelerini ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu, davacı aracın sürücüsünün ise, herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu belirtildiği, yine raporda davacının maliki olduğu aracın 10.000,00 TL değer kaybına uğradığı davacıya davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.554,28 TL değer kaybı ödemesi mahsup edildiğinde davacının 7.445,72 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Bu haliyle, alınan rapordaki kusur oranı saptaması,
kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve araçlardaki hasar durumu dikkate alındığında kaza ile uyumlu olduğu, değer kaybı belirlemesinde, denetime açık emsal satış ilanları da gözetilerek aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri ile kaza tarihindeki hasarlı ikinci el değeri tespit edilerek değer kaybının belirlendiği,
yine değer kaybı olarak belirlenen bedelin hasarın niteliği, meydana gelen zarar, kaza tarihindeki rayiç değer göz önüne alındığında piyasa şartlarına uygun düştüğü anlaşıldığından 13/05/2025 tarihli raporda davaya konu hususlar bilimsel, gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmıştır.
O halde, ... sayılı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının 7.445,72 TL değer kaybı bedeli yönünden alacaklı olduğu, davacı vekili tarafından 22/05/2025 tarihli talep artırım dilekçesi sunulduğu gözetildiğinde davacının davasının kabulü ile, 7.445,72-TL değer kaybı bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Bununla birlikte, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 20/01/2023 tarihinde e-mail yoluyla başvuruda bulunulduğu, başvuruda 15 günlük süre verildiği, başvuru tebliğ tarihinden itibaren 15 gün sonrasına tekabül eden tarihin 07/02/2023 olduğu anlaşıldığından bu tarihten itibaren -davalı aracın da kullanım amacının hususi olması dikkate alındığında- yasal faize hükmedilmiştir. Son olarak ise, ...
4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır.
Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/887, K. 2025/726, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama