KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1148
- Karar No
- 2025/1004
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Ortağının Ayni Sermaye Koyması Nedeniyle
- Dava tarihi
- 12/09/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/10/2025
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Ortağının Ayni Sermaye Koyması Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ile davacı arasında 02/11/2023 tarihinli satış vaadi devir sözleşmesi yapıldığı, Sözleşmede dava konusu ... ili, ... ilçesi, 4618 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan ... ...
Sitesi B Blok 17 nolu bağımsız bölümün satışının gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, davacı sözleşme gereği edimlerini tamamen yerine getirdiği, satış bedelinin tamamının ödendiği, buna rağmen davalı, sözleşme gereği taşınmazın 31.08.2024 tarihinde davıcı adına tescili hususunda yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının sözleşme kapsamında bedeli ödenen Dava Konusu Konut’un cebri icra yoluyla,
haciz alacaklıları tarafından satılması durumunda telafisi imkansız zararlar ile karşılaşılmaması ve davacının geri dönüşü olmayacak bir biçimde mağdur olmaması adına her türlü cebri/icrai satışı da önleyecek şekilde tedbir kararı verilmesini 3. kişilere satış ve devrinin önlenmesi için HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca cebri/icrai satışın önlenmesini de kapsayacak şekilde teminatsız ihtiyati tedbir konularak "davalıdır" şerhi işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER
... İl nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü, ... İl ... Müdürlüğü ve ... ... Genel Müdürlüğünden davacıya ait kayıtların dosya arasına alındığı, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, harici satım sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir.
Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, 02/11/2023 tarihli gayrimenkul satış vaadi devir sözleşmesi başlıklı sözleşmeye istinaden ... ili, ...
İlçesi, ... Mahallesi, 4618 ada 1 parsel B Blok 17 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptal ve tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, bu haliyle dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Davalının tacir olduğu ihtilafsızdır.
Ancak davacının, yabancı kişi olduğu Uyap üzerinden yapılan sorgulamalardan ve yazılan müzekkere cevaplarından tacir olduğuna dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, bu kapsamda davacının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı anlaşıldığı, dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı görüldüğü, tapu kaydında davacının talep ettiği bağımsız bölümün ofis olması nedeniyle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.
Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ✍E-Imzalıdır Hakim · ✍E-Imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1148, K. 2025/1004, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama