KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2012/494
- Karar No
- 2018/961
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2018
- Esas no
- 2012
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.884 kelime·14 dk okuma·8 bölüm
: 2- ... - ... ... 3- ... - ...
DAVA
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
DAVA TARİHİ : 30/09/2011
KARAR TARİHİ : 12/07/2018
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/08/2018
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacı şirketin çok uzun yıllardan bu yana marka patent danışmalığı hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin TPE nezdinde yapılan işlemlerde ve tescil başvurularında Türkiye 1.'si ve Dünya 2.'si olduğunu, yine müvekkilinin 1983 yılından 2003 yılana kadar Bursa ve çevre illerde ve yurt dışı işlemlerinde ... Markası ile faaliyet alanına yönelik hizmetler sürdürdüğünü, 2003 yılı başında ise ... Bürosu LTD.
ŞTİ. ile ... Patent AŞ.'nin aktif ticari faaliyetlerini birleştirdiğini ve ... Bürosu LTD. ŞTİ.'nin halen Bursa Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğunu belirterek davalı şirket kurucusu ...'nın ... Patent AŞ.'nin Bursa şubesinde 2006-2009 yılları arasında marka ve patent danışmanı olarak çalıştığını, daha sonra kendi rızası ile görevinden istifa ederek diğer ortakları ile birlikte ... Patent Danışmanlık Tic. Ltd.
Şti.'ni kurduğunu, daha sonra bu şirkete, yine müvekkili şirkette çalışmakta iken istifa eden ... isimli şirket çalışanını da almak sureti ile müvekkili şirketin müşteri bilgilerini ve potansiyelini kullanarak haksız rekabet sureti ile kendilerine yeni iş imkanı sağladıklarını oysa davalıların müvekkili şirket ile imzalamış oldukları iş sözleşmesinin 2. sayfasının IX. Kısmında personelin sadakat borcu ve rekabet yasağının düzenlendiğini belirterek davalıların bu yasağa aykırı davranışlarının haksız rekabet olduğunun tespiti ile önlenmesi ve durdurulmasına,
haksız rekabetten kaynaklanan maddi zararın telafisi için 1.000,00.-TL ve manevi zararın telafisi için her bir davalıdan ayrı ayrı 10.000,00.-TL olmak üzere toplam 30.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere davalı ... ...'nun rekabet etmeme hükmüne aykırı davrandığı için 12 aylık ücreti tutarında cezai şart olan 18.422,76.-TL 'nin şimdilik 5.000,00.-TL 'lik kısmının ve iş sözleşmesi ile sulh ve ibraz sözleşmesinin 5/1-B maddesinde yer alan müşteri portföyünün çalınması sebebi ile 12 aylık ücret tutarında cezai şart olan 18.422,76.-TL'nin şimdilik 500,00.-TL 'lik kısmının olmak üzere 5.500,00.-TL 'nin dava tarihinden itibaren,
diğer davalı ... 'ın rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığı için 12 aylık ücreti tutarında cezai şart olan 18.422,76.-TL 'nin şimdilik 5.000,00.-TL lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle : 6100 sayılı HMK 'ya göre kısmi dava açılamayacağından dava dilekçesinin kanunda yazılı unsurları ihtiva etmediği ve delillerinin ibraz edilmediğini, dava dilekçesinde harca esas değerin eksik hesaplandığını belirtmiş ayrıca davanın konusunun iş ilişkisi sona erdikten sonra hizmet akdinden kaynaklanan cezai şart olması nedeni ile görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, tanık beyanları, talimat bilirkişi raporu, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu. Türk Patent Enstitüsü Kayıtları, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile rekabet yasağının ihlalinden kaynaklandığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat ile cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup, davacı ile davalı ... ve İlkay arasında rekabet yasağı sözleşmesinin bulunduğu, davalıların iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağını ihlal ettikleri iddiasıyla bu dava açılmıştır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememizce 27/02/2012 tarihli 2011/625 Esas ve 2012/81 Karar sayılı Karar ile mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş ve davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiş ve dosya Yargıtay'a gönderilmiştir.
Yargıtay11. Hukuk Dairesinin 2012/5960 Esas ve 2012/9874 Karar sayılı Kararda "BK'nun 348.maddesi "iş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususunda işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler.
Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir.
İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.
Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. Hizmet akdinin devamı sırasında yapılan bir sadakatsizlik bu ister sözleşme ile düzenlensin ister kanunla düzenlensin elbette ki iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır.
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle cezai şart istemekte ve bu eylemin durdurulmasını talep etmektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibarıyla davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir.
Ayrıca ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur. Kaldı ki, TTK'nun 4 ncü maddesiyle yasa koyucu çok açık bir şekilde BK'nun 348 nci maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir hizmet sözleşmesi içinde yer alması davanın mutlak ticari dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Nitekim Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E - 2000/10150 K, 2006/9411 E - 2007/12223 K, 2007/4507 E - 2008/6825 K, 2005/6508 E- 2006/9306 K). Ayrıca doktrinde de (Bkz.Prof.Dr. Polat Soyer, Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Ankara 1994 s. 14) davanın mutlak ticari dava olduğu kabul edilmektedir. Nitekim bir kısım yazarlar (Bkz. Prof. Dr. S.
Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Onuncu Bası, s. 96) davanın mutlak ticari dava olduğunu, ancak böyle sayılmanın anlamsız olduğunu kabul etmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece mutlak bir ticari dava olan davaya bakılmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
İstanbul 8. ATM'nce mali müşavir .............. ile İşletme Hukuku uzmanı yard. Doç.
Dr. .......... tarafından sunulan 06.08.2013 tarihli talimat bilirkişi raporunda, " 1) Davacı şirketin 2010, 2011 ve 2012 yılları yasal defterlerinde TTK gereğince zorunlu yapılması gereken açılış tasdikleri ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, 2.) Davalı şirketin 2010, 2011 ve 2012 yılları yasal defterlerinde TTK gereğince zorunlu yapılması gereken açılış tasdikleri mevcut olup, kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, bu durum da davalının yasal defterlerinin durumu mahkememizin takdirinde olduğu,
3) Davacı şirket ile davalı şirketin 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Defteri kebir kayıtlarının kendi içerisinde birbirlerini doğruladığı, 4) Davalılardan ... ile ...'ın davacı şirkette bir süre marka ve patent danışmanı olarak çalıştıktan sonra, her iki davalının da işten istifa ederek ayrıldıkları, 4857 Sayılı İş Kanunu çerçevesinde düzenlenen iş sözleşmelerinin IX/2.
Bölümünde yer alan " Rekabet Yasağı" başlıklı bölümünde bahsedilen iki yıllık süreye riayet etmedikleri, ...'nın davalı ... Patent Ltd.
Şti.'ni kurduğu ve ...'ın da davalı şirkette çalıştığı, 5) Tarafların 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait yasal defterlerinin incelenmesi sonucunda, davacı şirket ile 2010, 2011 ve 2012 yıllarında ticari ilişkisi bulunan ve raporlarının ( 6.2.) bölümünde listesini sıraladıkları firmaların davalı şahısların işten ayrılmalarına müteakip davalı şirket ile ticari ilişkilerinin başladığı, 6) Davalıların davacı şirkette çalışmış olduğu tarihlerde sorumlu oldukları müşteri portföyündeki firmalardan 2010, 2011 ve 2012 yıllarında sadece birkaç firma ile davalı şirketin ticari ilişkisinin gerçekleşmiş olduğu,
ayrıca bazı müşterilerin 2010, 2011 ve 2012 yıllarında hem davacı şirket ile hem de davalı şirketle ticari ilişkilerinin olduğu, 7)Davacı tarafın yasal tabloları ile mali tablolarının ve davalı tarafın yasal defterlerinin incelenmesinde dava konusunu oluşturabilecek bir zararın tespit edilmesinin mümkün olmadığı, fiili zarar ve yoksun kalınan kazancın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, 8) Davalıların daha önce çalıştıkları davacı şirketteki görevleri gereği müşteri portföyünü biliyor olmaları ve işyerinden ayrıldıktan sonra davacının müşteri portföyü ile çalışıyor olmalarının haksız rekabet oluşturduğu,
9) Davacının bünyesinde faaliyetlerini sürdüren " ... Bürosu Ltd. Şti."nin bu ticaret unvanı üzerinde tekel hakkına sahip olduğu, 10) Somut olayda "bursapatent.com" alan adının kim tarafından ve nasıl kullanıldığı, yani haklı mı haksız mı kullanıldığına ilişkin tespitin yapılması gerektiği, bu alan adının haksız kullanıldığının tespiti halinde yapılan eylemlerin davacının ticaret unvanına ve tescilli markasına tecavüz oluşturduğu " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporuna kaşı itirazları değerlendirir rapor almak amacıyla İstanbul Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve SMMM bilirkişi , Ticaret Hukuku Öğretim Görevlisi,
Borçlar Hukuku Öğretim Görevlisi bilirkişilerin düzenlediği 12/06/2014 havale tarihli raporda özetle: Davacı şirketin davalı ...' i marka ve patent danışmanı olarak 11/11/2006 tarihinde işe aldığı ve davalının 03/03/2009 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı ve yine davalı ...'ı da marka ve patent danışmanı olarak 11/11/2006 tarihinde işe aldığı ve davalının 31/07/2011 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı ve davalı ...' in iş sözleşmesinde rekabet yasağı sınırlamasına aykırı olarak davacı ile aynı iştigal konusunu sahip davalı şirketi kurduğu ve davalı ...' ında bu şirkette çalıştığı,
davacı şirket ile davalı şirketin 2010,2011,2012 yıllarına ait gelir hesapları incelendiğinde, davacı şirket ile faaliyette bulunun firmaların davalıların işten ayrılmasından sonra davalı şirket ile ticari faaliyetlerine başladığının tespit edildiği, davalıların eylemlerinin rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu, davacının davalılardan haksız rekabet sebebiyle 77879,76 TL talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce 07/02/2017 tarihli celsede Taraf vekillerinin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması taleplerinin kabulü ile tarafların iddialarının ve beyanlarının ayrıca daha önceki raporlara karşı itirazlarının da etraflı bir şekilde değerlendirilerek rapor tazminin istenmesine, üç kişilik bilirkişi heyetinini mahkememizce belirlenmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişiler marka ve patent vekili ......................., SMMM Şükrü Çalışkan ile Ticaret Hukuku uzmanı Doç.
Dr. Zekeriyya Arı tarafından mahkememize ibraz edilen 11/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda " 1)Müşteki ... PATENT A.Ş.’ne ait ... nolu “...
ŞEKİL” markasın suça konu eylemlerin gerçekleştiği tarihte geçerli mülga 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile koruma altına alınmış olduğu, aynı şekilde yeni 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ilgili maddeleri uyanncada tescilli markaya sahip olmaları nedeniyle ilgili şikâyet ve dava açma haklarının bulunduğu, 2. Davacının bünyesinde faaliyetlerini sürdüren “...
BÜROSU LTD.ŞTİ” nin bu ticaret unvanı üzerinde tekel hakkına sahip olduğu, 3) Davalı ... tarafından www.bursapatent.com alan adının kullanıldığına ilişkin kendi beyanı ve tarafımızca tespit edilen http://www.firmasec.com/firma/mmkmtb-...-patent/ linkindeki internet adresi iletişim bilgisinin ilgili alan adı olduğu tespitleri doğrultusunda davacı markasına yönelik marka hakkına tecavüzün meydana geldiği, 4) Taraflar arasında yapılan rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz olduğu ve buna dayanılarak davacının davalılardan cezai şart talep edemeyeceği, a.
Mahkemenin aksi görüşü benimsemesi halinde, ı) ...'nın 12 aylık ücret toplamının 18.422,76 TL olduğu, ii)...'ın 12 aylık ücret toplamının 18.422,76 TL olduğu, 5) Davalılar, ...'nın ve ...'ın daha önce çalıştıkları ... Patent A.Ş.
Nin ticari sır niteliğinde müşteri listelerini kullandıklarının tespit edildiği ve bu nedenle davalının karlılık oranlarına göre elde ettiği menfaatin 2010 yılında 2.750,96 TL, 2011 yılında 14.288,53 TL ve 2012 yılında 3.591,08 TL olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.
Mahkememizce 10/10/2017 tarihli celsede Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını değerlendirir kanun yoluna elverişli gerekçeli ve denetime açık rapor düzenlenmesi için dosyanın önceki bilirkişilere tevdiine karar verilmiş olmakla bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen 26.03.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " kök raporda belirtilen ve tespit edilen davacı markasının kullanımı hususundaki tespit ve değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığı" belirtilmiştir.
O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı şirketin davalı ................... marka ve patent danışmanı olarak 11/11/2006 tarihinde işe aldığı ve davalının 03/03/2009 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı ve yine davalı ...'ı da marka ve patent danışmanı olarak 11/11/2006 tarihinde işe aldığı ve davalının 31/07/2011 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı ve davalı ......................... iş davacı ile aynı iştigal konusunu sahip davalı şirketi kurduğu ve davalı ...' ında bu şirkette çalıştığı sabittir.
Davacıya ait " www.bursapatent.com" alan adının davalı ... tarafından kullunıldığının davacı tarafından gönderilen Bakırköy 1. Noterliğinin 06/01/2011 tarihli ihtarnamesine verilen cevapta sabit olduğu ve bu alan adının davacıya ait ... numara ile tescilli markasının aynı içeriğinin kullanıldığı anlaşılmakla markasına ve ticari unvanına tecavüz oluşturduğu ve iltibasa yol açması sebebiyle davalı ... .................... tarafından " www.bursapatent.com" alan adının kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiğinden bu davalı yönünden haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine talebinin kabulune,
tarafların ticarı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, SMMM bilirkişi , Ticaret Hukuku Öğretim Görevlisi, Borçlar Hukuku Öğretim Görevlisi bilirkişilerin düzenlediği 12/06/2014 havale tarihli raporda açıklandığı üzere davacı şirket ile davalı şirketin 2010,2011,2012 yıllarına ait gelir hesapları incelendiğinde, davacı şirket ile faaliyette bulunun firmaların davalıların işten ayrılmasından sonra davalı şirket ile ticari faaliyetlerine başladığının tespit edildiği ve gerekçeli denetime açık 11/07/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile davalılar ..., ...' ın ve davalı şirketin,
ticari sır niteliğindeki davacıya ait müşteri listelerin kullanmaları sebebiyle eylemlerinin haksız fiil olup haksız rekabet nedeni sayıldığından davalı tarafından 2010,2011,2012 yılı elde edilen menfaat ve davacının kar kaybı yönünden taleple bağlı kalınarak 1000' er TL maddi tazminata karar verilmiştir.
Davacınını manevi tazminat istemi yönünden, davalıların davacı şirketin ticari sır niteliğindeki müşteri listelerin kullanmaları sebebiyle eylemlerinin hukuka aykırı olduğundan, davalı ..., davalı şirketin kurucusu olduğu ve davalı şirket yönünden menaat elde edildiği ve eylemin ağırlığı olayın özelliği dikkate alınarak davalı ... ve davalı ... Patent Dan. Tic. Ltd. Şti yönünden tadiren 3.000 er TL manevi tazminata, davalı ...' ın çalışan olduğu eyleminin hukuka aykırılığı sebebiyle takdiren 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacınının iş sözleşmesindeki cezai şart istemi yönünden dosya değerlendirildiğinde:
Bilindiği üzere BK'nun 348.maddesi "iş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususunda işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler.
Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir.
İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.
Davalı ... ile davacı arasında düzenlenen iş sözleşmesinin IX/2 maddesindeki rekabet yasağı hükmüne ve sulh ve ibraname anlaşmasının 5. Maddesine aykırı olarak davalı ... ... aynı iştigal konusuna sahip davalı şirketi kurduğu ve sözleşmenin 2006 tarihinde düzenlendiğinden 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre geçerli olduğu ve gerekçeli denetime açık 11/07/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile taleple bağlı kalınarak 5000 TL cezai şart ve 500 TL müşteri listelerinin kullanılması sebebiyle davalı ... Hamamcıoğullarından tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... ile davacı arasında düzenlenen 10/11/2006 tarihli iş sözleşmesinin IX/2 maddesindeki rekabet yasağı hükmünden sonra, 31/07/2011 tarihinde düzenlenen sulh ve ibraname anlaşması ile doğmuş ve doğacak haklardan karşılıklı feragat edildiği anlaşılmakla bu ibranamenin tarafları bağlayacağı açık olup davacının tacir olduğundan tüm iş ve eylemlerinde basiretli davranması gerektiğinden, IX/2 maddesindeki rekabet yasağına dayalı talepte bulunamayacağı ve 31/07/2011 tarihinde düzenlenen sulh ve ibraname anlaşması 5. Maddesininde rekabet yasağına dair hüküm olmadığından davalı ... yönünden cezai şart talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2012/494, K. 2018/961, 12 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama