KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1080
- Karar No
- 2018/1074
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2018
- Esas no
- 2014
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Dava ihbar olunan
- ... -...
- İlgili kişi
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
- Dava tarihi
- 18/09/2014
Karar Metni
1.883 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
BİRLEŞEN BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ........................ E. ................ K. SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI
VEKİLİ :Av....
DAVALI
VEKİLİ :Av.
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :03/03/2015
KARAR TARİHİ : 11/09/2018
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/10/2018
Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı firma ile müvekkili şirket arasında var olan ilişki ticari olup, durum cari defter kayıtları ile sabit olduğunu, davalının birçok fatura ile müvekkilinden ürün satın alıp, karşılığında ödemesi gereken 43.859,48 TL'yi birçok görüşme yapılmasına rağmen ödemediğini, davalı ... Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti'nin taraflar arasındaki hesap ekstresi ve ticari defter dökümlerinde sabit olan borcunu ödememesi üzerine söz konusu davayı açtıklarını, bu nedenlerle davalıdan 43.859,48 TL tutarındaki alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı aleyhine Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyasından başlatılan takip neticesinde davacı borçlunun borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, işbu dava ile menfi tespit talebine dayanak yapılan belgeler incelendiğinde müvekkili firmanın isminin yer almadığı,
... isimli firmayla ilgili belgelerin bulunduğunun görüldüğünü, davacı taraf asıl olarak başka bir firmayla olan ticari ilişkisini öne sürdüğünü ve ekte sunduğu doğruluğu meçhul makbuzları sunarak borçlu olmadığını ileri sürdüğünü, davacının sunmuş olduğu makbuzlar incelendiğinde ise ... isimli firmanın makbuz kartı olduğunu, krokide gösterilen adresin ...'a ait olduğunun görüldüğünü, davacı tarafından davaların birleştirilmesinin talep edildiğini, birleştirme kararına bir itiraz bulunmadığını, fakat davacının asıl advada sunmadığı delilleri sunmasına muvafakat bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin müvekkili aleyhine öncelikli olarak Bursa 15.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 30.000USD'nin tutarında üç çek için ilamsız icra takibine başladığını,süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu,bu defa davalının aynı alacaklar yönünden Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını,müvekkili firmanın aslında davalı yana borçlu olmaktan öte alacaklı olduğunu,zira davalı firmanın İstanbul'daki şirketi ... ...Ltd.Şti'ye ekli makbuzlarda da görüldüğü üzere toplam 90.000USD ödeme yaptığını,bu ödemelerden dolayı hem davalı firmaya ve
hemde ... ...
Ltd.Şti'ye karşı dava hakları saklı kalmak kaydı ile bu ödemeye ilişkin makbuzları da ibraz ettiklerini,müvekkili firmanın davalı firmaya hiçbir borcu olmadığını belirterek,öncelikle işbu davanın mahkememizin ...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini,davanın kabulü ile davalı yana müvekkili firmanın cari hesaptan doğan ve davalı yanca mahkememizin ...esas sayılı dosyasında talep edilen alacak davasının da dahil olmak üzere hiçbir borcu olmadığının tespitine ve davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özete: Açılan menfi tespit davasında talebe dayanak belgeler incelendiğinde, ... isimli firmayla ilgili belgelerin sunulduğu, müvekkil firmanın sahibi ... aynı zamanda ... isimli firmanın ortağı olduğunu, ... firmasının Bursa Osmangazi Sanayi Bölgesinde faaliyet gösterdiğini, ... isimli firmanın ise ayrı bir şirket olup İstanbul' da ticari faaliyet yaptığını, davacının ... isimli firmayla ilişkisinini müvekkil firmayla ilişkinden farkı olduğunu, iki ayrı tüzel kişilik olduğunu, çalışanlarının farklı olduğunu, her iki firmanında bağımsız olarak faaliyet gösterdiğini, davacının sunduğu makbuzlar incelendiğinde, Cüneyit Canbaz'a ait olup ... firmasının çalışanı olduğu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, muavin defter dökümü, faturalar ve sevk irsaliyeleri, bilirkişi raporları, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, ticari mal alım ve satıma dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflara usulun uygun davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen24/02/2015 tarihli ve 27/09/2016 tarihli bilirkişi raporlarında özetle: Davacının defterlerinin muhasebe palanına uygun kapanış tasdikinin yapıldığı, dava tarihi itibariyle davacının 43.859,48 TL alacaklı olduğunu, tüzel kişilikleri farklı olan ... firmasının ... firmasının borçlarından sorumlu olmayacağını mütalaa etmiştir.
Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda SMMM bilirkişinin 25/04/2018 tarihli raporunda özetle: Davacı karşı davalı Resoğlu İplik ve Mens. San. Ve Tic. A.Ş' nin davalı ve karşı davacı ...... Ltd Şti aleyhine 31.626,30 dolarlık takip başlattığı halbuki ... ... Ltd Şti' nin ...... A.Ş' ye olan borçlarına karşılık ceri hesap ödemesi olarak dava dışı ... Ev Tekstil SAN. Tic. Ve Ltd Şti' ye 90.000,00 dolarak mukabili 149.554,30 TL ödeme yaptığını, bu sebeple davacının alacak savına hak vermediğini mütalaa etmiştir.
Mahkememizin bu dosyası ile birleşen ...Esas sayılı dosyası yönünden açılan menfi tespit davası incelendiğinde:
Davalı tarafından davaya savunmasında, menfi tespit davası açıldığı borçlu değil alacaklı olduğunu, davacının İstanbul temsilcisi ... Ev Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd Şti' ye 90.000 USD ödeme yapıldığını, aynı konuda açılan menfi tespit talebi ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Mahkememizi birleşen ...Esas sayılı dosyasında , davacı tarafından 43859,48Tl bedelli, dava konusunun aynı olduğu 90.000 USD ödeme yapıldığının savunulduğu ve talep sonucunun Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında borcu olmadığının tespiti talep edilmiştir.
Kural olarak tespit davaları bir kimse ile diğer bir kimse arasında varolan somut bir olaydan doğan hukuksal bir ilişkinin varlığının saptanmasına yönelik olup bundan ötesi bir işlevi yoktur. Eda davaları ise hem tespit hem edayı içerdiğinden tespit davasına eda davasının öncüsü denilebilir. Tespit davasının dinlenebilmesi için hukuksal bir ilişki ile hukuki yararın bulunması zorunludur. Hukuki yararın varlığı ise davacının bir hakkının veya hukuki durumunun bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle, davacının
hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte olması, tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması halinde kabul edilebilir. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Aynı şekilde eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur (Emsal Yarg. HGK 02.04.2003 T 2003/1-256 E., 2003/269 K., 24.06.1992 T 1992/1-347 E., 1992/394 K., 15. HD. 22.04.2004 T 2003/5627 E., 2004/2300 K.).
Somut olayda, davacı tarafından asıl davada, cevap dilekçesinde davacıya ticari ilişki kapsamında ödemelerde bulunduğunu, borçlu olmadığını savunduğu, açılan menfi tespit dosyasında da aynı harç miktarı belirterek, asıl dava yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmakla, asıl dava, alacak davası olup genel hükümlere göre davalının bütün savunma sebeplerini ileri sürebildiğinden davalının birleşen dosyada menfi tespit davasının açılmasında güncel bir hukuki yararın olmadığından mahkememizin birleşen ...Esas sayılı dosyasında davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, ihtiyati tedbir uygulanarak davalının alacağına kavuşması engellenmediğinden kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin asıl dava yönünden ...Esas sayılı dosyası değerlendirildiğinde:
Somut olayda, davacı tarafından davalıya mal sattığını fatura ve sevk irsaliyeleri düzenlendiğini 43.859,48 TL alacaklı olduğunu ileri sürülmüş, davalı ise ticari ilişki kabul ettiğini 90.000 USD ödeme yaptığını borçlu olmadığını alacaklı olduğunu savunduğu anlaşılmakla, davacı tarafından davalıya malları teslim ettiği sabit olmakla uyuşmazlık davalı tarafından davacının İstanbul temsilcisi olduğu ileri sürülen ... Ev Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd Şti ye yapılan 90.000USD ödemenin yapılıp yapılmadığı ve ... Ev Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd Şti' nin davacının temsilcisi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından dava dışı ... Ev Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd Şti' nin İstanbul temsilcisi olmadığını açıkça beyan ettiği gibi temsilci olduğuna dair davalı tarafından herhangi bir belge sunulmamıştır.
Diğer yandan Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/7385 Esas ve 2014/5415 Karar, 2014/10780 Esas ve 2015/218 Karar, 2013/7385 Esas ve 2014/5415 Karar sayılı Kararlarda " Doktrinde, temsil yetkisinin de TMK'nın 2. maddesindeki genel ilke uyarınca dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanılması gerektiği, yoksa bu kurala aykırı olarak kullanılan ve bu yüzden hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunan bir kullanımın hukuk düzenince korunmayacağı görüşü savunulmuş, temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının temsilcinin amaca ve temsil olunanın çıkarlarına aykırı davranışı olduğu,
temsil yetkisinin kural olarak temsil olunanın çıkarlarına hizmet ettiği belirtilmiş, temsilcinin 3. kişiyle amaca ve temsil olunanın çıkarlarına aykırı sözleşme yapmasının temsil yetkisinin kötüye kullanılması demek olduğu vurgulanmış, temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını üçüncü kişinin bilmesi ya da ihmal yüzünden bilmemesi durumunda sözleşmenin geçerli olmayacağı, buna karşın üçüncü kişinin kusuru olmadan ya da hafif ihmali yüzünden bilmemesi durumunda temsil olunanın korunmaması gerektiği açıklamıştır.
Bu görüş İsviçre/Türk öğreti ve uygulamasında da baskın görüş olarak kabul edilmektedir. (Bkz. M.R.KARAHASAN, Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler-1992, 1.Cilt, Sh.332 – OSER/SCHONENBERG, art.32, N.17. BECKER art 32, N.2. ENGEL Sh.265. DE SAUSSURE Sh.82. KIESEL Sh.194/18 “KUTLU/SUNGURBEY atfı”, ESENER, Selahiyete Müstenit Temsil, Sh.85/89. Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop Sh.243. Eren C.2.Sh.103.
Tandoğan C.2.1987 Sh.446/447)Somut olayda, davalı tarafça ödemenin .....................'ya yapılmasına dayanak gösterilen 07.11.2005 tarihli talimat yazısında tek imza bulunduğu gibi, imzalayan şahsın davacı şirketin temsilcilerinden olduğu da savunulmamaktadır.
Anılan temsilcinin, davacı şirket temsilcisi olduğuna dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi, yetkisiz temsilci durumunda bulunan bu kişinin tahsile ilişkin işlemlerinin davacı şirket tarafından açıkça ya da taraflar arasında oluşan bir teamül ile örtülü olarak benimsendiği de ispatlanamamıştır.
Diğer anlatımla, taraflar arasında dava konusu sözleşme tarihinden önce gerçekleşen başka tahsil işlemlerinin aynı temsilcinin tek imzası ile yapıldığı ve bunun davacı şirket tarafından benimsendiği ve taraflar arasında bu şekilde bir teamül oluştuğu ispat edilmiş değildir. Tacir olan davalının 07.11.2005 tarihli talimat yazısının davacı Anonim Şirket yönünden bağlayıcı nitelikte olmadığını bilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda mahkemece, davalının, davacı şirketin talimatıyla dava dışı Wamac Trading Co. şirketine ödeme yaptığını ya da davacının 818 sayılı BK'nın 38. (TBK'nın 46.) madde hükmü uyarınca bu ödemeyi benimsediğini kanıtlayamadığının kabulü ile uyuşmazlığın esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. " yetkisiz temsilci durumunda bulunan ... firmasının tahsile ilişkin işlemlerinin davacı şirket tarafından açıkça ya da taraflar arasında oluşan bir teamül ile örtülü olarak benimsendiği ispat edilmelidir.
Dolayısıyla davalı tarafından dava dışı ... Ev Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd Şti' nin davacı ile ticari ilişkiden önce aynı şekilde ödemeleri tahsil ettiği ve bunun da davacı şirket tarafından benimsendiği ve taraflar arasında bu şekilde bir teamül oluştuğu davalı tarafından savunulmadığı gibi bu durumun ispat da edilmediğinden, davacı tarafından alacağın ispat edildiğinden davanın kabulune dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1080, K. 2018/1074, 11 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama